Kapı fabrikalarının kadın marangozları - KASTAMONU
Çalışma isteğini eşiyle paylaştığını anlatan Yaman, "Bazı rahatsızlıklarım olduğu için eşim, çalıştığı kapı fabrikasında birlikte çalışabileceğimizi söyledi.
Başlangıçta bu teklife şaşırdım ama sonra 'Neden yapamayayım?' diyerek başvuruda bulunduk. Eşim bana yardımcı olup işi öğreteceğini söyleyince kendime güvenim arttı. Kabul edilince işe başladım." dedi.
İşe çok çabuk alıştığını dile getiren Yaman, "Önce kapılara macun yapıyordum. Çok çabuk şekilde işe adapte olup işimi sevdim. Kapıların macununu, zımparasını, zaman zaman da kesimini yapıyorum. Bu işte el çabukluğu çok önemli. Elin çabuk olursa kısa sürede adapte oluyorsun. İşimi çok seviyorum." diye konuştu.
"Ne iş yapıyorsun?" diye soranlara marangoz olduğunu söylediğinde ilginç tepkiler aldığını anlatan Yaman, "Duyanlar çok şaşırıyor. 'Kadınlar marangozluk yapabilir mi?' diye soruyorlar. Kimisi 'Erkek işi o, kapıları sen mi taşıyorsun?' diyor. Hatta dalga geçenler bile vardı. Ben işimi seviyorum ve elimden geldiğince en iyisini yapmaya çalışıyorum." ifadelerini kullandı.Sibel Alaca ise 2012 yılından bu yana fabrikada marangozluk yaptığını, zamanla işinde ilerlediğini belirtti.
İşe başladıktan bir süre sonra makine operatörlüğü de yaptığını aktaran Alaca, "Şimdi kapı pervazlarını yapıyorum. Sabah işe gelince ilk olarak makinemizin ayarlarını yapıyoruz. Sonrasında o gün ne tarz ve ölçüde bir pervaz yapacaksak ürünümüzü hazırlamaya başlıyoruz. Kesiyoruz, yerleştiriyoruz, her türlü işi yapıyoruz." dedi.
Zor iş olmadığını, istedikten sonra yapılamayacak iş bulunmadığını vurgulayan Alaca, "Bir ağırlığı, zorluğu yok. Kadınız diye yapamayacağız bir iş yok bence. Yeter ki isteyelim. Rahat bir şekilde çalışıyoruz. Çalışıp aile ekonomisine katkı sağlıyorum. 2 çocuğum var. Biri okuyor, diğeri çalışıyor." diye konuştu.
Fabrika Muhabir Aile Ekonomisi
26 Ağustos 2018 Pazar günü yayınlandı















