2025 YILININ AİLE YILI İLAN EDİLMESİ
Çocuklarımız, gençlerimiz çok katmanlı bir ifsat saldırısı altında. Sapkınlıklar normalleştiriliyor, erdemler itibarsızlaştırılıyor. Uyuşturucu, alkol, suç çeteleri gençlerimizi kuşatıyor. Tek dünyacıların, küreselcilerin eliyle çok planlı, çok sinsi, çok katmanlı küresel bir ifsat projesi uygulanıyor. Küresel düzeyde köpeklerin salındığı, taşların bağlandığı bir süreci yaşıyoruz. Değer adına ne varsa soykırıma uğruyor, imha edilmek isteniyor. Hakikat anlamsızlaştırılıyor, kadim değerler ve kurumlar gözden düşürülüyor. Diğerkamlığın, komşu hakkının, örfün aktarıldığı mahalle kültürünü kaybettik. Büyük aile modeli yıllar önce dağıldı gitti, çekirdek aile haline geldik. Şimdi o çekirdek aileyi de kaybetme tehlikesini yakın bir şekilde yaşıyoruz.Sosyal medyada, televizyon dizilerinde, gündüz kuşağı programlarında aile mahremiyeti yok ediliyor. Misafir geleceği zaman aile fotoğraflarını odadan kaldıran bir hicap anlayışından gizli kalması gereken ne varsa hepsini uluorta sosyal medyada paylaşan bir zihniyete geldik. Boşanmaların tavan yaptığı, gayrı meşru ilişkilerin meşrulaştığı, çocuk sayısının azaldığı, nüfusun durma noktasına geldiği bir zeminde sığınılacak son kale olan aile ellerimizin arasından kayıp gidiyor.
Tablo vahim. Vahimden de öte korkunç. Bu vahameti yaşarken gece rahat uyuyabilmek, gözlerimizi kulaklarımızı kapatmak, ‘adam aldırma da geç` demek mümkün değil. Uyanık olmak zorundayız. Dahası, teyakkuzda olmak zorundayız. İnisiyatif almak, çare üretmek zorundayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu vahim tablonun bilincinde bir lider olarak, çok yerinde bir kararla 2025 yılını Aile Yılı ilan etmesi, bu bağlamda çok kıymetli bir zemin oluşturdu. Milletimizin dikkatini bu büyük tehdide çekti, tehlikenin büyüklüğünün kavranmasına yardımcı oldu.
Ben buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza sonsuz teşekkür ediyorum. ‘ Dünya Beşten Büyük ‘ dediği için 2025`i aile yılı olarak belirlediği için. Var olsun sağ olsun Cumhurbaşkanımız. Tekrar altını çizmek isterim ki ; Milletimizin omurgasını güçlendirmeden bu küresel saldırılara karşı koymamızın mümkün olmadığı, kimliksiz, cinsiyetsiz, değerlerinden arındırılmış bir toplum imal etmek isteyen odaklara karşı aileyi korumanın yolunun, öncelikle kendi ailelerimize sahip çıkmaktan, inancımızın gösterdiği o fıtri aile anlayışını yaşamaktan geçtiği açıktır.
O nedenle bir yandan küresel sistemin sapkın planlarına karşı mücadele ederken bir yandan da içerdeki zaaflarımızı giderip, toplumsal yapımızı kadim değerlerimizle sahip çıkmalıyız. Aynı şekilde devlet de millet de kadim değerlere dönmeli, medeniyet birikimimiz yeniden yorumlanarak bugüne taşınmalıdır. Aile hukuku topyekûn gözden geçirilmeli, kadını, erkeği ya da çocuğu değil bütünleşik bir bakışla aileyi güçlendirecek politikalar üretilmelidir.
Yasal Sorumluluk
Sitemizde yayımlanan köşe yazıları ve yorumlar yazarların kendi görüşleridir.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Yazarın Önceki Yazısı
TÜRKİYE’NİN RUSYA İLE ENERJİ BAĞLARI
TÜRKİYE’NİN RUSYA İLE ENERJİ BAĞLARI
Yazarın Sonraki Yazısı
UKRAYNA-RUSYA’NIN İÇERİSİNDEKİ DURUMUN AVRUPA BİRLİĞİ ÜZERİNDE ETKİLERİ
UKRAYNA-RUSYA’NIN İÇERİSİNDEKİ DURUMUN AVRUPA BİRLİĞİ ÜZERİNDE ETKİLERİ

