USD (Alış - Satış) : 7,55 - 7,57 EURO (Alış - Satış) : 8,81 - 8,82
KÖŞE YAZISI

Rusya Bahanesiyle Türkiye Kuşatılıyor

ABD/Batı ittifakının Rusya'yı bahane ederek Türkiye'yi kuşatma projesi tam anlamıyla 2017 yılında başladı. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin 2017 yılında hazırladığı “Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi” dikkatlice incelendiğinde, ilginç bir tablo ortaya çıkıyor.

Zira Rusya ve Çin'in “ABD değerlerine meydan okuyan rakipler” olarak gösterildiği belgede, Türkiye'ye ne ‘müttefik' olarak ne de ‘rakip' olarak yer verildi.
NATO üyesi olmayan Suudi Arabistan ve Mısır'ın dahi “dost/müttefik” olarak kodlandığı belgede Türkiye'nin bulunmayışı, aslında ABD/Batı ittifakının Türkiye'yi ‘yeni hedef' ülkelerden biri olarak gördüğünün işaretidir.

Nitekim her fırsatta Ankara ile müttefiklik bağının resmen olmasa bile ima yoluyla koptuğunu ilan eden Washington, söz konusu belgede terör örgütü PKK/PYD ile ittifakın devam edeceğini açıklarken; aynı anda Türkiye'nin çevresini de sessiz sedasız kuşatıyordu.

Mesela Ortadoğu'daki asker sayısını 40 bin olarak deklare eden Pentagon, bu rakamı 2017 yılı itibariyle 65 bine çıkardı.

Her ne kadar ABD Başkanı Donald Trump'ın 2019'da Ortadoğu'dan asker çekme girişimleri olduysa da, aslında bu tamamen algı operasyonu oluşturmaya dönük bir hamleydi.

ABD, söz konusu askeri yığınağının büyük çoğunluğunu da, ya doğrudan Türkiye'ye ya da Türk askerinin bulunduğu bölgelere yaptı. Türkiye toprakları içerisinde bulunan Amerikan askeri sayısı, 2017 yılının son üç ayında 2 kat arttırılarak 4 bine yükseltildi.

Yine Türk askeri üssünün bulunduğu Katar'da ise, ABD asker sayısı 3 binden 7 bine çıkarıldı. Türkiye ve Katar dışında; Bahreyn, Kuveyt ve Suriye'de de asker sayısını artıran Pentagon, böylece Türkiye'nin Ortadoğu'ya genişlemesini engellemeyi hedefliyordu.
Büyük plan; Türkiye'nin Suriye ile olan 911 km'lik sınırı YPG/PKK koridoruyla kapatılarak Türkiye'nin Ortadoğu'daki enerji kaynaklarına ulaşmasını engellemekti. Türkiye, tüm riskleri göz önüne alarak bu tehlikeyi şimdilik bertaraf etti.

Ancak tehlikenin bittiği söylenemez. IŞID ve Rusya bahane edilerek Suriye'nin kuzeyinde tam 12 üs kuruldu.

ABD/Batı ittifakı, kendi ürettikleri IŞID terörü bahanesiyle NATO'yu da Türkiye'ye karşı uygulanan kuşatma stratejisinin bir parçası haline getirdi. NATO'ya tarihinde ilk kez Ortadoğu'da “terörle mücadele” görevi verildi.

ABD/Batı ittifakı, NATO maskesi altında Türkiye'yi Doğu Avrupa ve Balkanlardan da kuşatma altına aldı. 2017 yılı başında Polonya'ya giren 3 bin 500 ABD askeri, ağır teçhizat ve tanklarla burada konuşlandırıldı.

Polonya'daki birliklerin diğer NATO ortakları olan Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Bulgaristan ve Macaristan'da dönüşümlü olarak görevlendirileceği bildirilirken, kısa bir süre sonra da ABD tank taburundan 600 asker, eski Sovyet cumhuriyetleri olan Baltık ülkelerine (Litvanya, Estonya, Letonya) kaydırıldı.

ABD, bu süreçte Baltık ülkelerine kaydırılan askeri gücünden ayrı olarak, 750 askeri de Romanya, Bulgaristan ve Macaristan'a gönderdi. Bulgaristan'da Türkiye sınırlarına yakın 4 noktada üs kuran ABD, Sofya ile hava üsleri anlaşmasını da 10 yıl uzattı. Bu stratejik hamlenin hedefi, aslında Türkiye'nin Balkanlara açılmasını önlemek.

NATO'ya henüz 2004 yılında üye olan Bulgaristan ile ABD arasında 2006 yılında imzalanan savunma anlaşmaları, bunun en somut göstergesiydi. Zira ABD, küresel çaptaki en büyük üslerinden birini Bulgaristan'da kurdu. Öyle ki Bulgar-Amerikan ortak askeri üssüne dönüştürülen Bezmer, Amerikan Foreign Policy dergisi tarafından dünyanın en önemli 6 ABD üssü arasında gösterildi.

Pentagon merkezli bu stratejiler, Türkiye'yi çepeçevre kuşatan bir haritayı ortaya koyuyordu. Macaristan, Bosna Hersek, Suriye, Irak, Libya, Mısır, Suudi Arabistan ve Doğu Akdeniz üzerinden Basra Körfezi'ne kadar olan hat boyunca bir yay çizen ABD/Batı ittifakı, her ne kadar bu tedbirlerin Rusya'ya karşı olduğunu iddia etse de, aslında hedef Türkiye'nin proaktif dış politikalarını ve jeopolitik genişlemesini engellemeye yönelikti.

Zira ABD/Batı ittifakı, Rusya'nın tarihi emeli olan sıcak denizlere inmemesi için hiçbir askeri ve siyasi girişimde bulunmadı. Öyle ki NATO müdahalesiyle bölünen Libya'da bile Rusların at oynatmasına ve ana aktörlerden biri haline gelmesine ses çıkarmadılar.

ABD, son olarak Yunanistan ile anlaşarak Larissa ve Dedeağaç'ta üs kurdu. Şüphesiz en tehlikelisi de bu hamle. Amacı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunlar bahane edilerek Türkiye'yi Ege ve Akdeniz'de hareket edemez hale getirmek…


05.08.2020 10:48:11


Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız. Norm Yazılım
Ajanslar
yukarı