Tüp Bebek Tedavi Malzemelerinde Yerli Üretim Devri Basliyor
Tüp bebek tedavisi için gelistirdigi mikroçipler ile alaninda bir ilke imza atan, “Çip Bebek” markasiyla Ege Serbest Bölgesi’nde tüm dünyaya mikroçip üretip ihraç eden Türk bilim insani ve girisimcileri, “Hillal Biyoteknoloji” adiyla Ege Serbest Bölgesi’nde yeni bir fabrika daha açarak Türkiye’den daha önce üretilmeyen tüp bebek tedavi malzemelerini üretmeye basladi.

“Bizim için bir gurur vesilesi”
Açilista konusan Sanayi ve Ticaret Bakan Yardimcisi Mehmet Fatih Kacir, "Böylesine önemli bir tesisin açilisina katilmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Utkan Hocamla Stanford Üniversitesi’nde karsilasmistik. Birkaç yil önce Silikon Vadisi’ne bir gezi düzenleyip oradaki bilim insanlarimizla bulusmustuk. O bulusmanin ardindan orada tanistigimiz bazi bilim insanlarinin ülkemize dönmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Uluslararasi Lider Arastirmacilar Programi ile iki çagrida bulunduk ve 200’e yakin bilim insaninin bu program vesilesiyle ülkemize gelmesini sagladik. Ancak Utkan Hocam bu programla Türkiye’ye adim atanlardan degil, daha öncesinde çalismalarini Türkiye’de sürdürme karari alan bilim insanlarimizdan. Birkaç yil önceki görüsmemizde sadece bir bilim insaniyla degil, bir girisimciyle de tanistigimi fark etmistim. O basarili girisimcinin ve ekip arkadaslarinin davetine de büyük bir heyecanla katilma arzusu tasidim. 10 yili askin süredir Türkiye’de çalismalarini sürdürüyorlar ve önemli islere imza atiyorlar. Bu güzel islere attiklari imzalara hem TÜBITAK’in hem de KOSGEB’in destek vermesinden dolayi büyük memnuniyet duydum. Milletimizin kaynaklari, milletimiz için çalisan bu tarz projelere yönlendirilebiliyor. Bu bizim için bir gurur vesilesi” dedi.
Milli teknoloji hamlesi
Sanayi ve Teknoloji Bakanligi olarak milli teknoloji hamlesini gerçeklestirebilmek adina Sanayi ve Teknoloji Bakani’nin öncülügünde gayret etmeyi sürdürdüklerini kaydeden Kacir, “Türkiye son 20 yilda bu yolculukta büyük yol kat etti. Türkiye, savunma sanayisinde destan yaziyor ama milli teknoloji hamlesi sadece savunma sanayisi ile gerçeklesmeyecek. Mutlaka sivil teknolojilerde de benzer bir basari hikayesini yazmak zorundayiz. Bunu hem tam bagimsizlik iddiamizi güçlendirmek adina yapmaliyiz hem de Türkiye’mizi daha yüksek düzeyde refaha kavusturmak adina yapmak zorundayiz. Cumhurbaskanimizin liderliginde savunma sanayisindeki basari hikayemizi diger alanlara da tasiyabilmek adina büyük bir gayret göstermeye devam ediyoruz. Milli teknoloji hamlesinin en önemli kaynagi beseri sermaye. Yetkin insanlara imkan sunabilmek, çok genç yaslardan itibaren milyonlarca yeni yol arkadasini milli teknoloji hamlesi yolculuguna dahil edebilmek önem tasiyor” diye konustu.
“Dünyada üretilenlerin en iyisi”
Ege Serbest Bölgesi’nde faaliyete geçen tesisin açilisinda konusan Hillal Bioteknoloji CEO’su Op. Dr. Selçuk Kilinç da Türkiye’de daha önce üretilmeyen tüp bebek tedavisinde kullanilan embriyo kültür solüsyonlarini uzun süren AR-GE çalismalari sonucu üretmenin gururunu yasadiklarini söyledi.
Daha önce tüp bebek tedavisi için mikroçip üreterek tüp bebek tedavisinde bir devrim yaptiklarini belirten Kilinç, “Tüp bebek merkezleri ile çalisirken tedavilerde kullanilan malzemelerde disa bagimli oldugumuzu gördük. Ciddi bir döviz kaybi yasaniyor. Biz de bu ihtiyaci görerek yerli ve milli üretim seferberligine katki saglamak istedik. Tüp bebek uygulamasi sirasinda kullanilan, son derece hassas ve özel sartlarda üretilen bu ürünlerimizi Türkiye ve dünyada kabul gören akredite laboratuvarlarda testlere tabii tuttuk. Gördük ki ürettigimiz ürün, dünyada üretilen digerlerine göre en kaliteli, en taze ve en düsük maliyetlisi. Dünyada sadece 5 firmanin ürettigi embriyo kültür solüsyonlarini üreterek, milyon dolarlik ithalatin önüne geçerek çok daha fazlasi degerleri ülkemize ihracat geliri olarak kazandirmak istiyoruz" ifadelerini kullandi.
Litresi 4 bin dolar
Dünyada 1 litre akaryakitin 1.5 dolarlar düzeyinde iken bu teknoloji ile üretilen sivilarin 1 litresinin 4 bin dolar düzeyine tüm dünya ülkelerine ihraç edilecegini kaydeden Op. Dr. Kilinç, söyle devam etti: "Biz de ülkemiz için katma degerli üretim yapmanin onurunu yasiyoruz. Biz yillardir biyoteknoloji bazli teknolojileri ülkemizden tüm dünyaya gönderip gönderemeyecegimizi hep düsünüyorduk. Endiselerimiz vardi ama çok büyük hevesimiz ve motivasyonumuz da vardi. ‘Sayisiz basarisizlik hikayesi’ yasadiktan ve basarisizliklarla nasil bas edebilecegimiz ögrendikten sonra büyük bir cesaretle davrandik. Bugün geldigimiz noktalara isbirligi yaparak geldik. Ülkemizin gelismis insan potansiyeli çok yüksek. Umarim Utkan Hoca ile beraber çiktigimiz bu yolda çalisanlarimizla birlikte evrensel boyutlardaki degerlere, teknolojilere imza atmayi ümit ediyoruz."
Cep telefonuyla çalisabilir teknolojiler
Stanford Üniversitesinden Prof. Dr. Utkan Demirci ise ülke ekonomisine katki vermeyi arzuladiklarini söyleyerek söyle konustu: “Bu bizim 10 sene önce hayal ettigimiz yapmayi planladigimiz ve teknolojisini yol üzerinde gelistirdigimiz bir firma. Bu çalisma, özellikle Covid-19 zamaninda çok yayilan, evde kullanilabilir testleri baska bir alana, yani infertilite alanina uyduruyor. Bu alanda cep telefonuyla çalisabilir teknolojiler gelistiriyor. Biz hem çok ileri olan teknolojiyi hem de çok ihtiyaç duyulan teknolojileri Türkiye’ye getirerek buradan tüp bebek alaninda infertilite sorunu yasayan çiftlere bugüne kadar yaptigimiz katkilari devam ettirmeyi istiyoruz. Anne ve babalarin hayir dualarini alarak faydali olmayi hem ülke ekonomisine katki sunmayi amaçliyoruz.”
Dogayi taklit eden teknoloji
Anne rahmindeki gelismis sistemi teknoloji haline getirdiklerini belirten Utkan Demirci, gelistirilen teknolojiyi su sözlerle anlatti: “Normalde tüp bebekte spermi seçerken sperme de zarar veren bir süreçten geçiliyordu ama dogada bu böyle olmuyor. Bu hücreler yüzerek 5 ila 7 gün anne rahminde yumurtaya dogru gidiyor. Uzun bir maraton kosuyorlar. Biz bunun fizigini anladigimizda gördük ki bu aslinda bir mikro akiskan teknolojisi. Biz ana rahimdeki bu gelismis olan sistemi bir teknoloji haline getirerek bunu laboratuvar ortaminda ürün haline dönüstürdük. Bu sayede ana rahminde sperm nasil seçiliyorsa bunu taklit ederek spermin zaten fitratinda var olan yüzme ve yarisma özelligini bir teknolojiye dönüstürerek bu seçimi sagladik. Bizim seçtigimiz spermler dizayn ettigimiz bu parkurda yarisin sonuna varabilen spermler. Bunlar genetigi kuvvetli diyebilecegimiz spermler oluyor.”
Konusmalarin ardindan Sanayi ve Ticaret Bakan Yardimcisi Mehmet Fatih Kacir, Hillal Bioteknoloji CEO’su Op. Dr. Selçuk Kilinç, Prof. Dr. Utkan Demirci ve davetliler, açilis kurdelesini birlikte kesti.
