Bakan Fakıbaba'dan Kılıçdaroğlu'na Yanıt
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "Ana muhalefet partisinin Genel Başkanlığını yürüten Sayın Kılıçdaroğlu’nun, tamamen dar gelirli vatandaşlarımıza yönelik bu uygulamamızı görmezden gelerek şahsımla alakalı olarak söylediği sözleri kendisine yakıştıramadığımı ifade ediyorum" dedi.

Bakan Fakıbaba, “Bunun yaygın bir şekilde karşılanması ve en geniş tüketici kitlesine ulaşmak amacıyla da 81 ilde satış noktası olan marketler tercih edilmiştir” ifadesini kullanarak şunları kaydetti: “Başarılı bir şekilde uygulanmakta olan bu proje, vatandaşımızın teveccühünü kazanmıştır. Ayrıca diğer marketlerin de et ürünü fiyatlarını aşağıya doğru çekmeleri, tüketicilerimiz adına sevindirici bir gelişme olmuştur. Bir yandan vatandaşların et ihtiyacının ucuz ve uygun fiyatla karşılanması için bu çalışmaları yaparken yerli hayvan yetiştiriciliği yapan besicilerimizin de korunmasına yönelik adımlar atıyoruz. Bu doğrultuda besicilerimizin yerli hayvanlarını, ESK’da kesilmesi kaydıyla kilosu 25 liradan satın alacağız. Bu uygulamamız piyasada 29 TL’ye kadar yükselen karkas et fiyatlarını aşağı çekerek bir eşik değer oluşturacaktır. Bu durum, kasap esnafımızın daha uygun fiyatla karkas et temin etmesine imkan sağlayacak, fiyat dalgalanmalarından olumsuz etkilenmesini de önleyecektir. Ayrıca marketlere et satış uygulaması sınırlı miktarlarda seyredeceğinden kasapların mağdur olması gibi bir sonuç doğurmayacaktır. Bakanlık olarak amacımız, hem tüketiciyi, hem üreticiyi hem de esnafımızı mağdur etmeyecek bir yapı oluşturmaktır. Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanlığını yürüten Sayın Kılıçdaroğlu’nun, tamamen dar gelirli vatandaşlarımıza yönelik bu uygulamamızı görmezden gelerek şahsımla alakalı olarak söylediği sözleri kendisine yakıştıramadığımı ifade ediyorum. Siyasi etiğe sığmayacak bu çirkin ifadeleri kullanırken kasap kardeşlerimizle şahsımı karşı karşıya getirmeye çalışmasını da teessüfle karşılıyorum. Bizi tanıyanlar çok iyi bilir ki; ‘paraya sahip çıkmak’, ‘cebine sahip çıkmak’, ‘çocuklarına sahip çıkmak’, ‘köşeyi dönmeye sahip çıkmak’ şeklindeki çirkin ifadeler, bizim üzerimize değil, kullananın üzerine yapışır. Kamuoyunun takdirlerine sunuyorum.”
