Darbe Mağdurundan 'Darbe Girişimine' Tepki
12 Eylül 1980 darbesi mağduru Şair-Yazar İsa Tekin, darbe girişimine tepki göstererek, çoğulcu anayasa yapılmadığı sürece Türkiye’de bu tür sıkıntıların devam edeceğini vurguladı.

“Ordunun astığı astık, kestiği kestikti”
Darbe teriminin kendisine birçok şeyi çağrıştırdığını kaydeden Tekin, “Bir Kürt, aydın, demokrat ve insan hakları savunucusu olarak darbe terimi bende haksızlığı, umutsuzluğu, kirliliği, ihaneti, işkenceyi, zulmü çağrıştırıyor. Her türlü hastalıktan daha kötü hastalığı olan bir hastalığı, yapıyı beynimde canlandırıyor. Zorla dayatmalarla yapılan anayasaların ve kanunların pratik anlamda bir geçerliliği olmadığını hep birlikte görüyoruz. 12 Eylül’de ordu ulaşılmaz bir ucubeydi. Bilerek ucube diyorum. Yani, ordunun astığı astık, kestiği kestikti. Kenan Evren, ‘Biz bu geri zekalı siyasetçilere dedik, bunları böyle yapın edin. Yapmadılar biz mecbur kaldık sizi kurtarıyoruz’ dedi.
12 Eylül darbesinin yaratılmasının ön koşulları, 1977’deki 1 Mayıs katliamıyla başlar, Sivas, Maraş, Çorum katliamlarıyla devam eder. Türkiye’de her gün 20 ile 50 insanın hayatını kaybettiği bir süreçti. Ama ne hikmetse 12 Eylül gecesinden sonra bunlar bıçak kesildi. Nasıl oldu da bunlar 1 gecede kesildi. Çünkü kendileri organize ettiği için bir gecede kesildi ve halk gözünde kendilerini haklı olarak gösterdiler” diye konuştu.
“Hasan Mutlucan türkülerinin olmadığı darbe tutmaz”
Hasan Mutlucan türkülerinin olmadığı darbeleri bilmediğini de anlatan Tekin, şunları kaydetti:
“Televizyonlarda darbe var, bu bir kalkışmadır dendiği zaman ben güldüm. Dedim ki Hasan Mutlucan yoksa bu işin içerisinde bu darbe de tutmaz. Tutmadığı da böylece ortaya çıkmış oldu. Bir daha bu tür darbe girişimlerin olmaması için toplumsal mutabakat sağlamalıyız. İktidar partisinden bu beklenmemeli. Türkiye’deki tüm toplumsal yapıların mutabakatı ile yapılacak bir anayasa bir daha Türkiye’de darbelerin olmaması boyutunda çok ciddi bir yer alır. Buna çok dikkat etmek lazım. İnsanları yok sayarak, değil insanların varlığını göz önünde bulundurarak bir anayasa düzenlenmesi Türkiye’yi düze çıkarır.”
