Bilimcinin Sonu Sokaklar Mı Olacak?

“Nobel Fizik Ödülü’ne en çok yaklaşan Türk” olarak anılan ünlü fizikçi ve matematikçi bilim adamı Feza Gürsey’in oğlu, uygulamalı fizikçi ve dilbilimci 61 yaşındaki Yusuf Gürsey, Antalya’da zor şartlarda yaşamını sürdürüyor.

Bilimcinin Sonu Sokaklar Mı Olacak?
Bayram günü sokakta kalma ile karşı karşıya kalan Gürsey, kalacak bir yer ve çalışmaları için internet istedi. Gürsey, teklif gelmesi halinde üniversitelerde fizik dersi verebileceğini de belirtti.

Nobel Fizik Ödülü’ne en çok yaklaşan Türk” olarak anılan ünlü fizikçi ve matematikçi bilim adamı Feza Gürsey’in oğlu, uygulamalı fizikçi ve dilbilimci Yusuf Gürsey, Antalya’da zor şartlar altında yaşamaya çalışıyor. Büyükbabası, büyükannesi, anne ve babasının matematik, kimya, fizik ve tıp alanında Türkiye’de önemli çalışma ve başarıları bulunan Yusuf Gürsey de ailesinin izinden gitti.

"O DA ODTÜ’DE DERS VERDİ"

Babasının ’Teorik Fizik Bölümü’nün kurulmasında önemli bir rol üstlendiği Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) uygulamalı fizik alanında doçent unvanıyla yaklaşık 10 yıl fizik dersi verdi. Geçirdiği trafik kazasının ardından ODTÜ’den ayrılan ve dilbilim çalışmalarına ağırlık veren Yusuf Gürsey, çalışmalarına Amerika’da devam etti. Uzun yıllar Amerika’da kalan Yusuf Gürsey, 1 ay önce ülkesine dönüş yaptı. İstanbul’da yakınlarına uğrayan ve umduğu sıcaklığı bulamayan Yusuf Gürsey, Antalya’ya geldi. Antalya’da Gürsey’e kendisi gibi araştırmalar yapan Türkolog Gülçin Yalçın sahip çıktı. Kalacak ve gidecek yeri bulunmayan Gürsey’i bir süre otelde ağırlayan Yalçın, daha sonra çaresiz kaldı. Şimdi sokakta kalma ile karşı karşıya kalan Gürsey, kendisine uzanacak bir yardım eli bekliyor.



ÜLKESİNDE FİZİĞİN GELİŞMESİNİ İSTEDİ

Antalya’da sokakta kalma ile karşı karşıya kalan 61 yaşındaki uygulamalı fizikçi ve dilbilimci Yusuf Gürsey, Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli fizikçilerden Feza Gürsey ile yine fizikçi Süha Gürsey’in oğlu olduğunu söyledi.

Babasının fiziğin temel kuramları üzerine çalışmalar yaptığını aktaran Yusuf Gürsey, “Maddenin temel soruları, rölativite teorisi üzerine çalıştı. Çok önemli katkıda bulunmuştur. En önemli çalışma sahası temel parçacık fiziğidir. Madde nedir, neden oldu. Sorularının cevabını aradı. Babam sadece fizik yapmak isteseydi Amerika’da kalırdı. Ülkesinde fiziğin temelini attı. Öğrenci yetiştirdi. Öğrencileri şimdi Türkiye’de sağlam bir fizik alt yapısı oluşturdu. Türkiye’de fiziğin temel geleneği olmasını istedi. 1940-1950 yıllarında fiziğe ilgi yoktu. Herkes mühendisliğe yönelirdi. Şimdi ise fizik temel bilim haline dönüştü. Babam sayesinde ülkemizde sağlam bir temel fizik bilimi oluştur” diye konuştu.



AİLESİNİN İZİNDEN GİTTİ

Babası ve yetiştirdiği öğrencilerle Türkiye’de şuan sağlam bir fizik kadrosunu olduğunun altını çizen Gürsey, “Babamın adına Feza Gürsey Bilim Enstitüsü kuruldu. Benim babaannem Remziye Hisar, o da Türkiye’nin ilk kadın kimyageridir. Bir pul çıkmıştır babamın resmiyle. İtalya’dan ödüller aldı. Babam içine kapanık biriydi. Çok reklam olmayı sevmezdi. Bende ailemin izinden gittim. ODTÜ’den ayrıldıktan sonra dil bilime yöneldim. Şuan dilbilim araştırması yapıyorum. İngilizce, Fransızca ve Sami dillerini konuşabiliyorum. Fizikten de kopmadım. Gelişmeleri takip ediyorum” dedi.



DİLBİLİM ÇALIŞMALARI VAR

Türkiye’ye 1 ay önce geldiğini ailesinden kalan tüm mal varlığının alındığını aktaran Gürsey, “İnternet üzerinden çalışmalarıma devam ediyorum. Dil bilim üzerine çalışmam var. Makale aşamasına geldi. Çok değerli bir çalışma tüm Müslüman ve Türk camiasını etkileyebilecek bir teorim var. Bunu diğer dilbilimcilerle konuştum. Kayda değer bir teori olduğuna inanıyorum” diye konuştu.



SADECE BARINACAK BİR YER VE İNTERNET İSTİYOR

Yardıma ihtiyacı olduğunu belirten Gürsey, “Barınabileceğim bir yer, internete bağlanayım bana yeter. Tamamlanmamış fizik çalışmalarımı ve dilbilim araştırmalarıma devam etmek istiyorum. Üniversitelerde de bir imkan verilse ders verebilirim. Öğretmeyi çok seviyorum. Ders vermek en büyük zevkimdir. ODTÜ’de 10 yıl genel fizik ve uygulamalı kuantum mekaniği üzerine lisansüstü ders verdim. Herhangi bir üniversiteden teklif gelse memnun olurum” dedi.

Feza Gürsey’in oğlu Yusuf Gürsey’in hayatta olduğunu ve Amerika’da yaşadığını öğrendiğini dile getiren Türkolog Gülçin Yalçın, 2 yıldır kendisi ile internet üzerinden görüştüklerini hatırlattı.

NOBEL FİZİK ÖDÜLÜNE YAKLAŞTI

Yusuf Gürsey büyükbabası Reşit Süreyya Gürsey’in Türkiye’nin ilk radyoluğu olduğunu kaydeden Yalçın, “Eşi Remziye Hisar da Türkiye’nin ilk kadın kimyageridir. Sorbonne Üniversitesi’ne giren ilk Türk kadını. Ve oğulları Feza Gürsey, Nobel Fizik Öldülü’ne en çok yaklaşan dünyaca ünlü Türk fizikçimizdir. Eşi Süha Pamir Gürsey de fizikçidir. Yusuf hocamızda anne ve babasının izinden gitmiştir. Böylesine özel ve değerli bir ailedir” diye konuştu.



YARDIM EDEN KİMSE YOK

Feza Gürsey adına İstanbul ve Ankara’da bilim enstitülerinin açıldığını aktaran Yalçın, “Yusuf hoca Amerika’dan haziran ayına Türkiye’ye döndü. Bir süre İstanbul’da kaldıktan sonra Antalya’ya geldi. Hocam hem Amerikan hem Türk vatandaşı. Hocama barınma ve destek için bir çok yere başvurduk ama sonuç alamadık. Çok engelle karşılaştık. Yusuf hocamızı elimizden geldiği kadar ağırlamaya çalışıyoruz. Böylesi değerli insanlara bu ülkenin sahip çıkmasını istiyoruz. Bir geliri yok. Barınma sorunu yaşıyor. Hiçbir yardım bulamadık. Şuan hocamız bayram gününde sokakta kalmayla karşı karşıya. Yardım eden hiç kimse yok” dedi.



FİZİKÇİ SOKAKTA KALMA İLE KARŞI KARŞIYA

Yusuf Gürsey’in sadece fizik değil dil bilim alanında da çalışmalarının olduğunu ifade eden Yalçın, “Türkiye’de üniversitelerde faydalı olabilir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde fizik doçentliği yapmış. Elimizden geleni yaptık. Çaresiz kaldık. Devletin herhangi bir kurum ve kuruluşunun Feza Gürsey Bilim Enstitüsü’nün, hocamıza sahip çıkmasını istiyoruz. Yusuf Gürsey’in sokakta kalmak gibi bir durumla karşı karşıya kalmasına üzülüyoruz” ifadelerine yer verdi.

BAYRAMDA KİMSE ARAMADI

Buruk bir Ramazan Bayramı geçirdiğini ve kimsenin kendisini aramadığını kaydeden Gürsey, “Bayramda bilgisayarımla baş başayım. Bir arayanım soranım olmasını isterdim. Belki de arama imkanları yok. Bazı akrabalarım var, arasalardı memnun olurum. Özellikle yengem arasaydı çok memnun olurdum. Bu bayram hüzünlü geçiyor. Ben yine de bilgisayarımla olayım kendimi oyalarım.”

FEZA GÜRSEY’İN ÖDÜLLERİ

1969- TÜBİTAK Bilim Ödülü,1977 - S. Glashow ile birlikte J.R. Oppenheimer Ödülü, R. Griffiths ile Doğa Bilimlerinde A. Cressey Morrison Ödülü,1979 - Einstein Madalyası,1981 - Collège de France’da Konuk Profesörlük ve Collège de France Madalyası, İstanbul Üniversitesi Madalyası ve Onur Doktorluğu,1984 - İtalya Cumhuriyeti’nce verilen "Commendatore" Ünvanı,1986 - Academiadei Lincei (Roma)’de Konuk Profesörlük, Grup Kuramı ve Temel Fizik Kurumu’nun Wigner Madalyası (Philadelphia),1989 - Türk-Amerikan Bilimcileri ve Mühendisler Derneği’nin Seçkin Bilimci Ödülü, ODTÜ Prof Dr. Mustafa N. Parlar Eğitim ve Araştırma Vakfı Bilim, Hizmet ve Onur Ödülü,1990 - Galatasaray Eğitim Vakfı Madalyası.

Kaynak: İHA