'55'inci hükümeti de kasetle düşürdüler'

Eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun: Korkmaz Yiğit ve Alaattin Çakıcı arasındaki telefon konuşmasının kaydını, 1998 yılında Paralel polisler Fikri Sağlar'a verdi. Sağlar'ın kaseti açıklamasıyla da hükümet istifa etti

'55'inci hükümeti de kasetle düşürdüler'
'55'inci hükümeti de kasetle düşürdüler'
Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun'un piyasaya çıkan "İn" adlı kitabında, Mesut Yılmaz'ın başında bulunduğu 55'inci Hükümet'in de Paralel Yapı'nın kaset komplosuyla yıkıldığını savundu. Uzun, Türkbank'ın özelleştirilmesiyle ilgili, işadamı Korkmaz Yiğit ve Alaattin Çakıcı arasında geçen telefon konuşmasının ses kaydının 1998'de, Paralel Yapı'ya mensup polisler tarafından CHP'li Fikri Sağlar'a verildiğini, Sağlar'ın da bu kaseti kamuoyuna açıklamasıyla ANAP hükümetinin istifa ettiğini aktardı. Sabru Uzun, kaseti Sağlar'a ileterek hükümetin düşürülmesine yol açan polisler Ç.Y., S.U. ve B.A için "Paralel Yapı emriyle yapmışlardı" ifadesini kullandı.

TÜRKBANK'I KİTAPTA BÖYLE ANLATTI


Kitapta Türkbank olayı da şöyle anlatıldı: "(...) Polisin amacı Türkbank'ın özelleştirilmesi değil, çete reisinin yakalanmasıydı. Nitekim 4 Ağustos'ta (1998) banka özelleştirmesi yapıldı. Ancak Başbakan, özelleştirmenin uygulanması için son imzasını atmamıştı. Kasette konuşanlardan biri, 18 Ağustos 1998'de Fransa'da özel bir takip sistemiyle yakalandı. Ekim 1998'de CHP Milletvekili Fikri Sağlar'a, bir meçhul kişi (!) çete reisinin Türkbank özelleştirmesini konu eden, talimat veren konuşma kasetini vermiş. Sağlar bu kaseti, kamuoyuna duyurunca, hükümet istifa etmek zorunda kalmıştı."

'HAİN İSTİHBARAT ŞUBEDEYDİ'

"O tarihte Sağlar'ın yayımladığı kasetin bir kopyasını alıp, İstihbarat Şube Müdürlüğü'ndeki ses kasetiyle karşılaştım. Sağlar'ın yayınladığı ses kaseti ile İstihbarat Şube Müdürlüğü'ndeki ses kasetinin tıpa tıp aynı olduğunu gördüm. Hain, İstanbul İstihbarat Şubesi'nin içindeydi. Bu kasetlere sahip olması gereken polis memurları H.Ö. ve Ç.Y. ile uzun uzadıya konuştum. Ç.Y. ağladı. Ankara'ya döndüğümde o tarihte Antalya'da bulunan Başbakan Yılmaz'a bir bilgi notu gönderdim. 'Söz konusu ses kaseti İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden çıkmıştır. Daire Başkanı olarak ben üstleniyorum' diye yazdım. Şubat 2001'de öğreniyorum ki, bu kaseti Ç.Y. kopyalayıp. S.U. isimli amirine vermiş, S.U. da Ankara'ya getirip B.A. isimli rütbeliye vermiş ve bir emniyet müdürü Fikri Sağlar'a iletmişti. Polis memuru Ç. ile rütbeliler, S. ve B., bu kaset işini, Gülen örgütünün emriyle yapmışlardı."

SAMSUN EMNİYET MÜDÜRÜ'NE KUMPAS


Sabri Uzun, kitapta Hrant Dink cinayetine ise geniş bir bölüm ayırdı. Cinayette Paralel Yapı'nın rolüne değinen Uzun, tetikçi Ogün Samast'ın Samsun'da yakalandıktan sonra çekilen fotoğrafında da Paralel polislerin parmağını ortaya çıkardı. Samsun Emniyet Müdürü Mustafa İlhan'ı görevden aldırıp yerine Paralel bir emniyet müdürü getirmek için bu oyunun yapıldığını, şöyle aktardı: "(...)Hemen İstanbul'daki bir cemaat gazetecisine emir verildi. 'Samsun'a git. Cep telefonun açık olsun. Samsun Jandarma Komutanlığı'nın santral telefonunu cep telefonundan ara. Bir süre o santral görevlisiyle konuş. Daha sonra cep telefonunu kapat, bir-bir buçuk saat sonra tekrar aç; İstanbul'a dön. İstanbul'a geldikten sonra bana uğra.' Denilenleri yaptı. İstanbul'a döndüğünde kendisine Ogün Samast ile Samsun polisi ve jandarmanın birlikte çektirdikleri fotoğraflar verildi, çalıştığı televizyon kuruluşunda haber yapması istendi. Yaptı... Samsun Emniyet Müdürü Mustafa İlhan görevden alındı. O görüntüleri haber yapan muhabir Samsun'a niçin git- tiğini bilmiyordu. Cemaatin her tuzağında tuzak içinde tuzak vardı, o tuzağın içinde bulunanlar dahi (gazete muhabiri gibi) neyin ne olduğunu tam anlayamaz. Tüm ayrıntıları ancak Baş İmam bilir."