1. Uluslararası Kitap Festivali
Yazar Ahmet Ümit, mahkumlara "kitap ve özgürlük" konusunu anlattı.
Ümit, 1. Uluslararası Kitap Festivali kapsamında, Gaziantep H Tipi Cezaevi konferans salonunda mahkumlara yönelik düzenlenen söyleşiye katıldı.
"Kitap ve özgürlük" konusu üzerine konuşma yapan Ümit, kitap okumanın insan hayatına kattığı değere dikkati çekti.
Romandaki karakterlerle özdeşleşmenin kolay olduğunu belirten Ümit, herkesin insanlığın temsilcisi olduğunu söyledi.
Üsküdar Cezaevi'nde gerçekleştirdiği söyleşide yaşadığı bir anıyı mahkumlarla paylaşan Ümit, şöyle konuştu:
"Bir kadın mahkum konuşmanın sonunda söz aldı ve 16 yıldır hapishanede olduğunu söyledi.
'Beyoğlu Rapsodisi' adlı kitabımı okumuş ve bana, 'Beni üç gün benim burada kurtardınız. Buradaki hayat bitti ben Beyoğlu'na gittim. Sizin kahramanlarınızla Beyoğlu'nun sokaklarında dolaştım, eğlence yerlerine gittim, oradaki macerayı gerilimi yaşadım' dedi.
Bir mahkuma, bir insana bu duyguyu veriyor olmak üç günlüğüne de olsa ona özgürlüğünü hissettiriyor olmak bir yazar için bundan daha büyük mutluluk olamaz."
Ümit, ilk başlarda polisiye romancılığı seviyesiz bulduğunu ancak daha sonra bu konuda ilerlemek için araştırma yapmaya başladığını dile getirdi.
Polisiye veya bir cinayet öyküsünün insanları iyiliğe çağırabildiğini savunan Ümit, bunu keşfettikten sonra kendisinde suçu, cinayeti ve kötülüğü anlatarak "insanlığı iyiliğe çağırabilirim" düşüncesinin ortaya çıktığını ifade etti.
Kitapla insan ruhuna dokunmayı amaçladığını vurgulayan Ahmet Ümit, "Ben burada olmayı çok anlamlı ve değerli görüyorum. Cezaevleri empati duygusunun ön plana çıktığı mekanlardır. Burada, bir romanda okuduğunuz karakterlerle özdeşleşerek birkaç saat veya birkaç günlüğüne özgürleşebilirsin" ifadelerini kullandı.
Ümit, çocukluktan itibaren şiddetin "kötü" olduğunun anlatılması gerektiğine işaret etti.
Mahkumların sorularını da cevaplandıran Ümit, kitap okuma oranının özendirici politikalarla artırabileceğini kaydetti.
Cezaevi savcısı Tuncay Yılmaz, söyleşinin ardından Ümit'e mahkumların yaptığı el işi ürünlerden oluşan hediyeler verdi.
Kaynak: AA
"Kitap ve özgürlük" konusu üzerine konuşma yapan Ümit, kitap okumanın insan hayatına kattığı değere dikkati çekti.
Romandaki karakterlerle özdeşleşmenin kolay olduğunu belirten Ümit, herkesin insanlığın temsilcisi olduğunu söyledi.
Üsküdar Cezaevi'nde gerçekleştirdiği söyleşide yaşadığı bir anıyı mahkumlarla paylaşan Ümit, şöyle konuştu:
"Bir kadın mahkum konuşmanın sonunda söz aldı ve 16 yıldır hapishanede olduğunu söyledi.
'Beyoğlu Rapsodisi' adlı kitabımı okumuş ve bana, 'Beni üç gün benim burada kurtardınız. Buradaki hayat bitti ben Beyoğlu'na gittim. Sizin kahramanlarınızla Beyoğlu'nun sokaklarında dolaştım, eğlence yerlerine gittim, oradaki macerayı gerilimi yaşadım' dedi.
Bir mahkuma, bir insana bu duyguyu veriyor olmak üç günlüğüne de olsa ona özgürlüğünü hissettiriyor olmak bir yazar için bundan daha büyük mutluluk olamaz."
Ümit, ilk başlarda polisiye romancılığı seviyesiz bulduğunu ancak daha sonra bu konuda ilerlemek için araştırma yapmaya başladığını dile getirdi.
Polisiye veya bir cinayet öyküsünün insanları iyiliğe çağırabildiğini savunan Ümit, bunu keşfettikten sonra kendisinde suçu, cinayeti ve kötülüğü anlatarak "insanlığı iyiliğe çağırabilirim" düşüncesinin ortaya çıktığını ifade etti.
Kitapla insan ruhuna dokunmayı amaçladığını vurgulayan Ahmet Ümit, "Ben burada olmayı çok anlamlı ve değerli görüyorum. Cezaevleri empati duygusunun ön plana çıktığı mekanlardır. Burada, bir romanda okuduğunuz karakterlerle özdeşleşerek birkaç saat veya birkaç günlüğüne özgürleşebilirsin" ifadelerini kullandı.
Ümit, çocukluktan itibaren şiddetin "kötü" olduğunun anlatılması gerektiğine işaret etti.
Mahkumların sorularını da cevaplandıran Ümit, kitap okuma oranının özendirici politikalarla artırabileceğini kaydetti.
Cezaevi savcısı Tuncay Yılmaz, söyleşinin ardından Ümit'e mahkumların yaptığı el işi ürünlerden oluşan hediyeler verdi.
