MÜSİAD Toplantısı Sonuç Bildirisi
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Türkiye İstişare Toplantısı'nın sonuç bildirisinde, kamu-özel işbirliği yatırımlarına ilişkin düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.
MÜSİAD İnşaat Sektör Kurulu ' nca Akçakoca ' daki bir otelde , " Kamu Özel Sektör İş Birliği Projeleri Gelecek Dönem Vizyonu " gündemiyle düzenlenen toplantının ardından sonuç bildirisi açıklandı .
Bildiride altyapı yatırımlarının yatırımlara ayrılan geleneksel kamu fonlarının büyük kısmını tükettiği , gelişmekte olan ülkelerin altyapı yatırımlarını gerçekleştirmek için gerekli finansman ihtiyacının kamu - özel işbirliğine ilgiyi artırdığı kaydedilerek , kamu - özel işbirliğinin kaynak kıtlığı nedeniyle devletin gerçekleştiremediği yatırımların önünü açtığı ifade edildi .
Kamu Özel Sektör İşbirliği Projeleri ' nin ( PPP ) hizmet kalitesinin artmasına hizmet etmesi , devletin düzenleyici ve denetleyici misyon yürütmesi , işletmecilik misyonunu özel sektöre bırakması açısından önem taşıdığına işaret edilen bildiride , şunlara değinildi ; " Ülkemiz kamu - özel işbirliği modelini 1874 yılından beri dünyada ilk uygulayan ülkelerden biri olmasına rağmen , modelin uygulandığı yaklaşık son 20 yıllık dönem incelendiğinde özel sektör katılımının istenen seviyelere ulaşamadığı , hayata geçirilen kamu - özel işbirliği projelerinde ise başta risk paylaşımı , kurumsal kapasite ve hukuki altyapının yetersizliği olmak üzere çeşitli nedenlerle sorunlar yaşandığı görülmektedir . Nitekim , enerji ve havayolu ulaşımı sektörlerinde gerçekleştirilen uygulamalar haricinde , kamu - özel iş birliği projelerinin yaygın bir şekilde uygulandığı başka bir sektör bulunmamaktadır . " Bildiride , Türkiye ' nin gelecek dönem vizyonu dahilindeki büyük hedefleri göz önünde bulundurulduğunda kalkınmanın en güçlü lokomotifi olan özel sektörün ve inşaat sektörünün katkısının kaçınılmaz olacağı vurgulandı . Bildiride , Türkiye ekonomisinin birçok alanda " PPP modelini " başarıyla uygulayabilecek kaynak ve talebe sahip olduğu belirtilerek sağlık , eğitim , savunma , su , atık su , demiryolları ve belediye hizmetleri gibi birçok diğer servis alt - sektörlerinde de önemli PPP fırsatlarının bulunduğu ifade edildi .
Ayrıca bildiride , " Bu itibarla , günümüz Türkiye ' si özel sektör dinamizmini kamu sektör talebiyle birleştirebilmek adına tarihi bir fırsatla karşı karşıyadır . Ancak , bu fırsatın değerlendirilebilmesi PPP projelerinin doğru uygulanabilmesi ile mümkündür . Özel sektörün , adil ve sürdürülebilir ekonomik büyüme ve ekonomik fırsatlar oluşturma alanında katkılarını sunabilmesi için kamu - özel iş birliği yatırımlarına ilişkin gerekli düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesi son derece önemlidir " denildi .
Kaynak: İHA
Bildiride altyapı yatırımlarının yatırımlara ayrılan geleneksel kamu fonlarının büyük kısmını tükettiği , gelişmekte olan ülkelerin altyapı yatırımlarını gerçekleştirmek için gerekli finansman ihtiyacının kamu - özel işbirliğine ilgiyi artırdığı kaydedilerek , kamu - özel işbirliğinin kaynak kıtlığı nedeniyle devletin gerçekleştiremediği yatırımların önünü açtığı ifade edildi .
Kamu Özel Sektör İşbirliği Projeleri ' nin ( PPP ) hizmet kalitesinin artmasına hizmet etmesi , devletin düzenleyici ve denetleyici misyon yürütmesi , işletmecilik misyonunu özel sektöre bırakması açısından önem taşıdığına işaret edilen bildiride , şunlara değinildi ; " Ülkemiz kamu - özel işbirliği modelini 1874 yılından beri dünyada ilk uygulayan ülkelerden biri olmasına rağmen , modelin uygulandığı yaklaşık son 20 yıllık dönem incelendiğinde özel sektör katılımının istenen seviyelere ulaşamadığı , hayata geçirilen kamu - özel işbirliği projelerinde ise başta risk paylaşımı , kurumsal kapasite ve hukuki altyapının yetersizliği olmak üzere çeşitli nedenlerle sorunlar yaşandığı görülmektedir . Nitekim , enerji ve havayolu ulaşımı sektörlerinde gerçekleştirilen uygulamalar haricinde , kamu - özel iş birliği projelerinin yaygın bir şekilde uygulandığı başka bir sektör bulunmamaktadır . " Bildiride , Türkiye ' nin gelecek dönem vizyonu dahilindeki büyük hedefleri göz önünde bulundurulduğunda kalkınmanın en güçlü lokomotifi olan özel sektörün ve inşaat sektörünün katkısının kaçınılmaz olacağı vurgulandı . Bildiride , Türkiye ekonomisinin birçok alanda " PPP modelini " başarıyla uygulayabilecek kaynak ve talebe sahip olduğu belirtilerek sağlık , eğitim , savunma , su , atık su , demiryolları ve belediye hizmetleri gibi birçok diğer servis alt - sektörlerinde de önemli PPP fırsatlarının bulunduğu ifade edildi .
Ayrıca bildiride , " Bu itibarla , günümüz Türkiye ' si özel sektör dinamizmini kamu sektör talebiyle birleştirebilmek adına tarihi bir fırsatla karşı karşıyadır . Ancak , bu fırsatın değerlendirilebilmesi PPP projelerinin doğru uygulanabilmesi ile mümkündür . Özel sektörün , adil ve sürdürülebilir ekonomik büyüme ve ekonomik fırsatlar oluşturma alanında katkılarını sunabilmesi için kamu - özel iş birliği yatırımlarına ilişkin gerekli düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesi son derece önemlidir " denildi .
