Kamu-sen'den Milletvekillerine Mektup

Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Hanefi Bostan, milletvekillerine bir mektup gönderdiğini belirterek, TBMM`ye sevkedilen Toplu Sözleşme Kanun Tasarısı ile ilgili haksızlık ve yanlışlıklara dikkat çektiğini ifade etti.

  Yazılı bir açıklama yapan Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd . Doç . Dr . M . Hanefi Bostan , Türkiye Büyük Millet Meclisi`nde ( TBMM ) görev yapan 550 milletvekiline birer mektup göndererek Toplu Sözleşme kanun tasarısı ile ilgili haksızlıkların ve yanlışların düzeltilmesini istediklerini ifade etti

Bostan tarafından milletvekillerine gönderilen mektupta şu ifadelere yer verildi ; " Malumunuz olduğu üzere 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen referandum sonucunda memurlarımızın toplu sözleşme hakkı , anayasa garantisi altına alınmıştır . 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu`na göre 15 Ağustos 2011 günü başlaması gereken toplu görüşmeler de memurların toplu sözleşme hakkını kullanmalarına dair yasal mevzuat hazırlanamadığı için ertelenmiş ; bu nedenle kamu görevlileri tarihinde ilk defa yeni yıla maaş zammı alamadan girmişlerdir . Referandumun üzerinden 11 ay geçtikten sonraancak bir yasa taslağı hazırlanabilmiş ve konfederasyonların görüşüne sunulmuştur . Aylarca , Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik`in katılımlarıyla , Üçlü Danışma Kurulu toplantıları çerçevesinde taslak üzerinde görüşmeler yürütülmüş ; taslağın büyük bölümü üzerinde taraflar anlaşmışlardır . Anlaşılamayan konularla ilgili olarak ise Sayın Çelik ; konfederasyonların görüşlerini Bakanlar Kurulu`na bildireceğini ve buradan herkesin görüşünü yansıtan bir karar çıkacağını açıklamıştır . Toplantılarınüzerinden 3 ay geçmiş ve Bakanlar Kurulu`na gönderilen taslak nihayet 23 Ocak 2012 günü TBMM`ye tasarı olarak sevk edilebilmiştir . Ancak tasarının içeriği incelendiğinde , TBMM`ye sevk edilen kanun tasarısının Üçlü Danışma Kurulu toplantılarında üzerinde çalışılan taslaktan farklı olduğu görülmektedir . Öncelikle TBMM`ye sevk edilen tasarı tek taraflı olarak hazırlanmış ve üzerinde konfederasyonların mutabakatla anlaştığı sendikaların üyeleri adına yargı yoluna başvurması , toplu sözleşme görüşmelerinde ençok üyeye sahip üç konfederasyonun imza yetkisinin bulunması , toplu sözleşme metninin sendika temsilcilerinin salt çoğunluğunun onayıyla geçerlik kazanması , hizmet kollarına ait sendikaların da toplu sözleşme yapabilmesi , Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanı`nın tespit edilmesi gibi birçok hayati konu anlaşılmaz bir şekilde tasarı metnine dâhil edilmemiş , sendikaya üye olabilecek kamu görevlilerinin içeriği yine kısıtlı tutularak , sendikal özgürlükler sınırlandırılmıştır " Meclise sunulan tasarının Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`nin kararlarına aykırı olduğunun ifade edildiği mektupta , " Hazırlanan tasarıya göre toplu sözleşme görüşmelerine katılacak konfederasyon temsilcilerinin belirlenirken Memur-Sen , her 128 bin üyesi için 1 temsilci ; Türkiye Kamu-Sen , her 200 bin üyesi için 1 temsilci ve KESK ise ancak her 232 bin üyesi için 1 temsilci atayabilecektir . Buna göre her ne şartta olursa olsun , en çok üyeye sahip konfederasyon ; hem kendi üyeleri , hem başkakonfederasyonlara bağlı sendikaların üyeleri , hem sendika üyesi olmayanlar ve hem de emekliler adına yegâne söz sahibi olacak , bütün kararları tek başına verebilecektir . Üstelik alınan kararlar için diğer konfederasyonlara itiraz hakkı da verilmemektedir . Böyle bir toplu sözleşme sistemi dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur . Türkiye Kamu-Sen olarak yaklaşık 5 milyon kamu görevlisi ve emeklisi için adil bir temsil imkânı sağlandığı , alınan kararlara itiraz hakkının bulunduğu , uluslar arası standartlarda ve ILOsözleşmelerine uygun bir sendikal yapı ve toplu sözleşme sisteminin oluşturulması ve çalışanlarımızın kendilerinin ve ailelerinin insanca yaşamasına yetecek düzeyde bir ücret alabilmesi için , siz sayın milletvekilimizin göstereceği hassasiyetin son derece önemli olduğunun bilincindeyiz " denildi

Mektubun son bölümünde ise Milletvekillerinin tasarı ile ilgili komisyon çalışmalarında göstereceği çabanın kamu görevlisi , emekli ve bunların aileleri düşünüldüğünde 20 milyon insana umut ışığı olacağı hatırlatıldı

Kaynak: İHA