Beyin Unutur Ama Beden Asla
Yaşanan travmalar zamanla veya çeşitli tedavi yöntemleriyle hafızadan silinebiliyor ancak insan bedeni bu travmaları unutmuyor.

Travmalar esnasında farkında olduğumuz ya da olmadığımız bir çok şeyin bilinç altına kaydedildiğini anlatan Dr. Yavuz, “Bunların pek çoğunu zamanla unuturuz. Yaşadığımız pek çok olumsuz olay, sosyal hafızamıza kaydedilir. Sosyal hafıza beynimizin ön (frontal ) loblarında bulunur ve şakak loblarında ki ana bellekten farklıdır. Zaten psikolojik dünyamızın merkezi de sol frontal lobdadır. Şakak loblarında ki ana bellek yani ana hardisk genel hafıza ile alakalıdır. Bu bölgelerin fonksiyon görmemesi hepimizin bildiği alzheimer hastalığı ile sonuçlanır. Sosyal hafıza ise görülen yaşanılan şeylerle beraber eğitimle de şekillenir. Kişinin toplum içindeki davranışlarını , ahlaki yapısını teşkil eder. Mesela antisosyal, psikopatik kişilerde sosyal hafıza bozukluğu vardır. Sosyal hafıza davranışlarımızda önemli rol oynar aynı zamanda beden dili ile de yakınen ilgilidir. Mide ve barsaklar gibi iç organlarımız sosyal hafıza ile iç içedir. Yaşanılan travmalar bir yandan sosyal hafızaya kayıtlandığı için aynı zamanda iç organlarımızın çalışma şeklini de etkiler. Örneğin kişi önemli bir randevu öncesinde mide ve barsak fonksiyonları bozulabilir, çarpıntı yaşayabilir, kan basıncında iniş çıkışlar olabilir. Bu tablo ruhsal gerilimin psikosomatik bedensel yansımalarıdır. Aslında psikosomatik hastalıklar, yaşanmış travmaların mide barsak fonksiyonları üzerindeki kalıcı olumsuz etkilerinden kaynaklanır” diye konuştu
“Kişi, travmayı yaşamış ve olay bitmiştir. Hatta tamamen de unutmuş olabilir. Ancak bu travmadan oluşan bedensel bozukluklar devam etmektedir. Hatta bazen bir ömür boyu sürebilir. Netice de beyin unutsa da beden asla unutmaz” diyen Dr. Yavuz, “Bazen de ağır travmaların oluşturduğu ani bedensel tepkimeler bir süre sonra otomotizma kazanır. Kişi yaşadığı travmayı çoktan unutmuştur ama bu olay bir kere özellikle sol frontalde ki sosyal hafızaya kayıtlanmıştır. Burdan hiç ummadık umulmadık zamanlarda bedensel dille hatırlanır. Kişi kalp krizi, mide kanaması ya da felç geçirdiğini düşünür. Böylece panik atak dediğimiz olay gelişir. Kişi mutlu anında bile, birden sosyal hafıza harekete geçer ve kişiye aynı tepkisel olayı yaşatır. Çoğu kez vucut abartıya kaçar ve ölüm korkusu yaşanır.. Böylece beyin beden birlikteliği ile bireye kötü bir şaka yaşatılır. Netice de psikolojik travmaların uzun süreli bedensel tepkimeleri psikosomatik bozukluklar halinde, kısa süreli ani tepkimeleri ise panik ataklar şeklinde tezahür eder” şeklinde konuştu
