Başbakan Erdoğan, "Vatandaş Buluşması" Programında Konuştu (2)
Fransa‘nın Strasbourg kentinde Türk vatandaşlarına hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi savaş gemisini inşa eden, kendi insansız uçaklarını imal eden, şu anda test uçuşlarını yapıyoruz, kendi helikopterlerini üreten, kendi silahlarını tasarlayan, tamamen Türk mühendislerinin emeğiyle uzaya göndermek üzere Göktürk uydusunu yapan bir Türkiye var" dedi..
"Vatandaş Buluşması" adlı programda, Strasbourg‘daki Rhenus Sport Arena‘da gurbetçilere seslenen Başbakan Erdoğan, "Biz Ortadoğu‘da, Kuzey Afrika‘da, Kafkasya ve Balkanlar‘da rol kapma yarışında değiliz, çıkar peşinde hiç değiliz. Bizim tavrımız birileri gibi ‘ganimet önünde harami tavrı‘ değildir. Tam tersine bizim tavrımız, taşıdığı büyük misyonun farkında büyük ve sorumlu devlet tavrıdır. Önce insan, sonra devlet... İnsan güçlü olursa devlet güçlüdür, insan güçlü değilse devlet güçlü değildir. Onun
için de önce fert fert güçlü olacağız ve inşallah devletimiz de daha güçlü olacak ve bu anlayışla yolumuza devam ediyoruz. Artık bizim yavrularımız okullar açılırken, sıralarının üzerinde kitaplarını ücretsiz olarak buluyor. Ücretsiz olarak şu anda kitapları dağıtıyor muyuz, dağıtıyoruz" diye konuştu.
Türkiye‘yi baştan başa yeniden inşa ettiklerini ve yeniden inşa etmeye devam edeceklerini söyleyen Erdoğan "Artık kendi savaş gemisini inşa eden, kendi insansız uçaklarını imal eden, şu anda test uçuşlarını yapıyoruz, kendi helikopterlerini üreten, kendi silahlarını tasarlayan, tamamen Türk mühendislerinin emeğiyle uzaya göndermek üzere Göktürk uydusunu yapan bir Türkiye var. 2020‘de inşallah kendi jetimizi de üretiyoruz. Onun da çalışmaları şu anda devam ediyor" dedi.
"LİBYA‘YA BAKTIĞINDA YER ALTI ZENGİNLİKLERİNİ GÖRENLERDEN DEĞİLİZ"
Kızılay ile Haiti‘ye, Gazze‘ye, Bingazi‘ye, Tokyo‘ya, Şili‘ye, Pakistan‘a yardım eli uzattıklarını kaydeden Erdoğan, "Libya‘da kriz çıktığında hem kendi vatandaşlarımızı, hem yabancı ülke vatandaşlarını biz tahliye ettik. Daha dün gece, Misrata‘dan bini aşkın Mısırlıyı gemimizle aldık şu anda yolda, İskenderiye‘ye taşıyoruz. Türkiye bu. The Guardian gazetesinin muhabiri tutuklandı, biz devreye girdik; Libya‘dan biz kurtardık. New York Times gazetesinin 4 muhabiri Libya‘da tutuklandı, devreye girdik,
tahliyelerini sağladık. Bingazi‘den 321 yaralı Libyalı kardeşimizi Türkiye‘ye refakatçileriyle beraber 400 küsür kişiyi biz getirdik. Şu anda İzmir Çeşme‘de onlara tahsis ettiğimiz bir hastanede tedavilerini yapıyoruz. Kabil‘de, Bağdat‘ta, Darfur‘da, Kahire‘de, Tunus‘ta, Bingazi‘de, Gazze ve Kudüs‘te eğilmeden, bükülmeden hakkı biz müdafaa ettik, hukuku, adaleti cesaretle biz savunduk. Bugün Anadolu‘da, Trakya‘da 74 milyon insanımızın, Almanya‘daki, Fransa‘daki vatandaşlarımızın, dünyanın dört bir yanına
dağılmış soydaşlarımızın, kardeşlerimizin, ‘Ben, Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşıyım‘ diyerek iftihar edeceği, pasaportunu gururla göstereceği bir Türkiye var. Bugün artık gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen, müdahil olan, inisiyatif alan, barış için, özgürlük, demokrasi, hukuk ve adalet için mertçe mücadele veren bir Türkiye var" diye konuştu.
"Türkiye çınarının gölgesi bütün mazlumlara, bütün mağdurlara bir korunak, bir sığınak olmak için yeter" diye devam eden Erdoğan, "Biz diyoruz ki ‘Adaletin bulunmadığı bir dünyada herkes suçludur.‘ İşte onun için Türkiye olarak özgürlük, barış, refah, adalet ve demokrasi için var gücümüzle çalışıyor, çabalıyoruz. Biz Ortadoğu‘da, Kuzey Afrika‘da, Kafkasya ve Balkanlar‘da rol kapma yarışında değiliz, çıkar peşinde hiç değiliz. Bizim tavrımız birileri gibi ‘ganimet önünde harami tavrı‘ değildir. Tam
tersine bizim tavrımız taşıdığı büyük misyonun farkında büyük ve sorumlu devlet tavrıdır. Biz Libya‘ya baktığında yer altı zenginliklerini, petrol kuyularını, madenleri görenlerden değiliz. Biz Libya‘ya baktığımızda ortak bir tarih, ortak bir medeniyet görüyoruz. Orada kardeşlerimizi görüyoruz. İnsan olmanın gerektirdiği neyse biz onu görüyor ve ona göre tavır belirliyoruz. Biz Libya‘nın yeni bir Irak, yeni bir Afganistan olmasını istemiyoruz. Biz Libya‘nın toprak bütünlüğü adına, Libya‘nın selameti adına
orada barış ve huzur ve dayanışma arzuluyoruz. Libya‘da, Kuzey Afrika‘da rol kapmaya çalışanlar, şahsi hırsları için, yaklaşan seçimler için, bölgenin kaderi ile oynayanlar tarih karşısında sorumlu olurlar. Libya hiçbir ülkenin çıkar arenası olamaz. Libya Libyalılarındır. Yemen Yemenlilerindir. Bahreyn Bahreylilerindir. Cezayir Cezayirlilerindir. Fas Faslılarındır. Irak Iraklılarındır. Kimse buralar üzerinde tasarrufta bulunmasın" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA
için de önce fert fert güçlü olacağız ve inşallah devletimiz de daha güçlü olacak ve bu anlayışla yolumuza devam ediyoruz. Artık bizim yavrularımız okullar açılırken, sıralarının üzerinde kitaplarını ücretsiz olarak buluyor. Ücretsiz olarak şu anda kitapları dağıtıyor muyuz, dağıtıyoruz" diye konuştu.
Türkiye‘yi baştan başa yeniden inşa ettiklerini ve yeniden inşa etmeye devam edeceklerini söyleyen Erdoğan "Artık kendi savaş gemisini inşa eden, kendi insansız uçaklarını imal eden, şu anda test uçuşlarını yapıyoruz, kendi helikopterlerini üreten, kendi silahlarını tasarlayan, tamamen Türk mühendislerinin emeğiyle uzaya göndermek üzere Göktürk uydusunu yapan bir Türkiye var. 2020‘de inşallah kendi jetimizi de üretiyoruz. Onun da çalışmaları şu anda devam ediyor" dedi.
"LİBYA‘YA BAKTIĞINDA YER ALTI ZENGİNLİKLERİNİ GÖRENLERDEN DEĞİLİZ"
Kızılay ile Haiti‘ye, Gazze‘ye, Bingazi‘ye, Tokyo‘ya, Şili‘ye, Pakistan‘a yardım eli uzattıklarını kaydeden Erdoğan, "Libya‘da kriz çıktığında hem kendi vatandaşlarımızı, hem yabancı ülke vatandaşlarını biz tahliye ettik. Daha dün gece, Misrata‘dan bini aşkın Mısırlıyı gemimizle aldık şu anda yolda, İskenderiye‘ye taşıyoruz. Türkiye bu. The Guardian gazetesinin muhabiri tutuklandı, biz devreye girdik; Libya‘dan biz kurtardık. New York Times gazetesinin 4 muhabiri Libya‘da tutuklandı, devreye girdik,
tahliyelerini sağladık. Bingazi‘den 321 yaralı Libyalı kardeşimizi Türkiye‘ye refakatçileriyle beraber 400 küsür kişiyi biz getirdik. Şu anda İzmir Çeşme‘de onlara tahsis ettiğimiz bir hastanede tedavilerini yapıyoruz. Kabil‘de, Bağdat‘ta, Darfur‘da, Kahire‘de, Tunus‘ta, Bingazi‘de, Gazze ve Kudüs‘te eğilmeden, bükülmeden hakkı biz müdafaa ettik, hukuku, adaleti cesaretle biz savunduk. Bugün Anadolu‘da, Trakya‘da 74 milyon insanımızın, Almanya‘daki, Fransa‘daki vatandaşlarımızın, dünyanın dört bir yanına
dağılmış soydaşlarımızın, kardeşlerimizin, ‘Ben, Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşıyım‘ diyerek iftihar edeceği, pasaportunu gururla göstereceği bir Türkiye var. Bugün artık gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen, müdahil olan, inisiyatif alan, barış için, özgürlük, demokrasi, hukuk ve adalet için mertçe mücadele veren bir Türkiye var" diye konuştu.
"Türkiye çınarının gölgesi bütün mazlumlara, bütün mağdurlara bir korunak, bir sığınak olmak için yeter" diye devam eden Erdoğan, "Biz diyoruz ki ‘Adaletin bulunmadığı bir dünyada herkes suçludur.‘ İşte onun için Türkiye olarak özgürlük, barış, refah, adalet ve demokrasi için var gücümüzle çalışıyor, çabalıyoruz. Biz Ortadoğu‘da, Kuzey Afrika‘da, Kafkasya ve Balkanlar‘da rol kapma yarışında değiliz, çıkar peşinde hiç değiliz. Bizim tavrımız birileri gibi ‘ganimet önünde harami tavrı‘ değildir. Tam
tersine bizim tavrımız taşıdığı büyük misyonun farkında büyük ve sorumlu devlet tavrıdır. Biz Libya‘ya baktığında yer altı zenginliklerini, petrol kuyularını, madenleri görenlerden değiliz. Biz Libya‘ya baktığımızda ortak bir tarih, ortak bir medeniyet görüyoruz. Orada kardeşlerimizi görüyoruz. İnsan olmanın gerektirdiği neyse biz onu görüyor ve ona göre tavır belirliyoruz. Biz Libya‘nın yeni bir Irak, yeni bir Afganistan olmasını istemiyoruz. Biz Libya‘nın toprak bütünlüğü adına, Libya‘nın selameti adına
orada barış ve huzur ve dayanışma arzuluyoruz. Libya‘da, Kuzey Afrika‘da rol kapmaya çalışanlar, şahsi hırsları için, yaklaşan seçimler için, bölgenin kaderi ile oynayanlar tarih karşısında sorumlu olurlar. Libya hiçbir ülkenin çıkar arenası olamaz. Libya Libyalılarındır. Yemen Yemenlilerindir. Bahreyn Bahreylilerindir. Cezayir Cezayirlilerindir. Fas Faslılarındır. Irak Iraklılarındır. Kimse buralar üzerinde tasarrufta bulunmasın" ifadelerini kullandı.
