Sanayi Ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün:
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Ergenekon soruşturması kapmasındaki son gözaltılarla ilgili, "Kamuoyundaki tartışmalara bakılırsa, insanlar kitap yazdığı, hükümet muhalifi bir takım beyanlarda bulunduğu için gözaltına alınıyorlar diye yansıtılmaya ç
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Erkunt Traktör‘ün 10 bininci traktörünün hattan indirilmesi törenine katıldı. Tören sonunda gazetecilerin Ergenekon soruşturması kapmasındaki son gözaltılarla ilgili sorusu üzerine Bakan Ergün, savcıların hangi kararla kişileri gözaltına aldıklarını, sorguladıklarını bilmediklerini ifade derek, "Kamuoyundaki tartışmalara bakılırsa, insanlar kitap yazdığı, konuştuğu, hükümet muhalifi bir takım beyanlarda bulunduğu için gözaltına alınıyorlar diye yansıtılmaya
çalışılıyor. Böyle bir yaklaşımı kabul etmek mümkün değil. Bunlar ne kitap yazdıkları için, ne hükümet karşıtı söylemlerde bulundukları için gözaltına alınmazlar. Böyle bir gözaltına alınma olabilir mi?" dedi.
Soruşturmanın gizliliği kapsamında kim hangi ön delillere dayanarak, arama, gözaltı işlemine tabi tutulmasının bilinmeden yapılan yorumların eksik yorumlar olduğunu söyleyen Ergün, kişilerin yüzlerine karşı hangi nedenle gözaltına alındıklarının, mahkemeye sevk edildiklerinin ya da tutuklandıklarının söylendiğini belirtti. Bakan Ergün, mahkemelerin tutuklama kararı verdiklerinde, kararların eleştirildiğini hatırlatarak, "İddianameler yazıldıktan sonra konunun farklı bir mecraya gittiğini görüyoruz. Çünkü
iddianamede ne deliller olduğu, neyle suçlandığı ve hangi cezaların talep edildiği açıkça yazıldığı için bu seferde tutukluluk süreleri uzun denilmeye başlandı. Uzun yıllar insanlar sonuç almadan, yargılama devam ederken, uzun süre tutuklu kalıyorlar" şeklinde konuştu.
İnsanların uzun süre tutuklu kalmasının Türkiye‘de tartışılması gerektiğini söyleyen Ergün, "Tutukluluk sürelerinin uzunluğu, kısalığı meselesi yerli yerine oturtulmalı. Başka bir mesele. Son günlerde olan olayın bazı gazeteci kişilerin hangi nedenle gözaltına alındıkları konusu daha sonra ortaya çıkacak bir konudur. Bence tartışmalar çok sağlıklı bilgilere dayanmadan yapılan tartışmalar. Biraz da hükümet ‘şunları gözaltına alın, şunları tutuklayın‘ gibi bir talimat veriyormuş havasında konular
tartışılıyor. Türkiye‘deki olandan bitenden bağımsız şekilde hükümetin yargıya direktif vermesi mümkün mü, böyle bir şey olabilir mi? Bir savcı hangi nedenle gözaltı kararı, hangi nedenle arama kararı alır, hangi nedenle kişilerin tutuklanmasını ister? Bunu hükümeti eleştiren, buna muhalif yazılar yazan, insanların tutuklanmasıdır dememiz bence biraz haksızlık oluyor. Belki de gözaltına alınan kişiler, yeterli deliller olmadığı görülerek, salıverileceklerdir ve bilgilerine başvurulup belki de
bırakılacaklardır, yargılama sırasında bir kısım insanlarla ilgili hakimler daha farklı karar verebileceklerdir. Bunları bilmiyoruz. Tartışmayı biraz yanlış bir yerde yaptığımızı düşünüyorum" diye konuştu.
Kişilerin gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını üzülerek izlediğini söyleyen Bakan Ergün, "Türkiye‘de bazı yanlış işler yapılıyorsa ve bu yanlış işlere göz mü yumulsun? Yanlış işler yapıla dursun mu? Öyle olup olmadığını bilmiyoruz. Böyle olup olmadığı süreç içerisinde ortaya çıkacak" dedi.
Kaynak: İHA
çalışılıyor. Böyle bir yaklaşımı kabul etmek mümkün değil. Bunlar ne kitap yazdıkları için, ne hükümet karşıtı söylemlerde bulundukları için gözaltına alınmazlar. Böyle bir gözaltına alınma olabilir mi?" dedi.
Soruşturmanın gizliliği kapsamında kim hangi ön delillere dayanarak, arama, gözaltı işlemine tabi tutulmasının bilinmeden yapılan yorumların eksik yorumlar olduğunu söyleyen Ergün, kişilerin yüzlerine karşı hangi nedenle gözaltına alındıklarının, mahkemeye sevk edildiklerinin ya da tutuklandıklarının söylendiğini belirtti. Bakan Ergün, mahkemelerin tutuklama kararı verdiklerinde, kararların eleştirildiğini hatırlatarak, "İddianameler yazıldıktan sonra konunun farklı bir mecraya gittiğini görüyoruz. Çünkü
iddianamede ne deliller olduğu, neyle suçlandığı ve hangi cezaların talep edildiği açıkça yazıldığı için bu seferde tutukluluk süreleri uzun denilmeye başlandı. Uzun yıllar insanlar sonuç almadan, yargılama devam ederken, uzun süre tutuklu kalıyorlar" şeklinde konuştu.
İnsanların uzun süre tutuklu kalmasının Türkiye‘de tartışılması gerektiğini söyleyen Ergün, "Tutukluluk sürelerinin uzunluğu, kısalığı meselesi yerli yerine oturtulmalı. Başka bir mesele. Son günlerde olan olayın bazı gazeteci kişilerin hangi nedenle gözaltına alındıkları konusu daha sonra ortaya çıkacak bir konudur. Bence tartışmalar çok sağlıklı bilgilere dayanmadan yapılan tartışmalar. Biraz da hükümet ‘şunları gözaltına alın, şunları tutuklayın‘ gibi bir talimat veriyormuş havasında konular
tartışılıyor. Türkiye‘deki olandan bitenden bağımsız şekilde hükümetin yargıya direktif vermesi mümkün mü, böyle bir şey olabilir mi? Bir savcı hangi nedenle gözaltı kararı, hangi nedenle arama kararı alır, hangi nedenle kişilerin tutuklanmasını ister? Bunu hükümeti eleştiren, buna muhalif yazılar yazan, insanların tutuklanmasıdır dememiz bence biraz haksızlık oluyor. Belki de gözaltına alınan kişiler, yeterli deliller olmadığı görülerek, salıverileceklerdir ve bilgilerine başvurulup belki de
bırakılacaklardır, yargılama sırasında bir kısım insanlarla ilgili hakimler daha farklı karar verebileceklerdir. Bunları bilmiyoruz. Tartışmayı biraz yanlış bir yerde yaptığımızı düşünüyorum" diye konuştu.
Kişilerin gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını üzülerek izlediğini söyleyen Bakan Ergün, "Türkiye‘de bazı yanlış işler yapılıyorsa ve bu yanlış işlere göz mü yumulsun? Yanlış işler yapıla dursun mu? Öyle olup olmadığını bilmiyoruz. Böyle olup olmadığı süreç içerisinde ortaya çıkacak" dedi.
