Devlet Bakanı Kavaf: Cinsel Şiddet Önlenmeli
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, çocuklara yönelik cinsel saldırı suçlarına verilen cezaları ağırlaştırıcı hükümler taşıyan kanun teklifinin toplum, aile ve geleceğimiz olan çocuklar bakımından faydalı hükümler içerdiğini, bakanlığında da uygun mütalaa edildiğini söyledi.
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, çocuklara yönelik cinsel saldırı suçlarına verilen cezaları ağırlaştırıcı hükümler taşıyan kanun teklifinin toplum, aile ve geleceğimiz olan çocuklar bakımından faydalı hükümler içerdiğini, bakanlığında da uygun mütalaa edildiğini söyledi.
TBMM Adalet Komisyonu’nda çocuklara yönelik cinsel suçlara verilen cezaları ağırlaştırıcı kanun teklifi görüşüldü. Komisyonda konuşan Bakan Kavaf, çocukların ve kadınların gerek aile içinde, gerekse toplum içinde maruz kaldıkları fiziksel ve cinsel şiddetin önlenmesi ve bu yönde iyileştirici tedbirler alınması gerektiğini söyledi.
Kavaf, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun ‘Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar’ bölümünde yer alan suçların yaklaşık 6 yıllık uygulamasında, belirtilen suçlarla ilgili bir takım sorunların ortaya çıktığının tespit edildiğini aktardı. Yürürlükte olan mevcut düzenlemeyle, sarkıntılık ve cinsel saldırı fiilinin birleştirilmek suretiyle aynı cezanın verilmesini gerektirecek şekilde düzenlendiğini kaydeden Kavaf, “Bu husus, çok basit eylemlere de 2 ya da 3 yıl ceza verilmesini gerektirmektedir. Teklifle, ceza adaletinin sağlanması amacıyla, sarkıntılık ve cinsel saldırı suçu ayrılmakta ve cinsel saldırı suçunun cezası artırılmakta; sarkıntılık suçunun cezası ise indirilmektedir.” diye konuştu.
Teklifle, çocukların ve mağdurların daha iyi korunabilmesi için bazı yeni ağırlaştırıcı nedenler kabul edildiğini aktaran Kavaf, mağdurların tekrar örselenmesini engellemek amacıyla bazı düzenlemelerin de yürürlükten kaldırıldığına dikkat çekti. Kavaf, “15 yaşını doldurmuş ve 18 yaşını bitirmemiş çocukla ensest ilişki suçuyla daha etkin mücadele edilebilmesi ve çocukların cinsel sömürüsünün engellenebilmesi için bu fiil, soruşturması şikayete bağlı olmayan ve daha ağır cezayı gerektiren bir suç olarak düzenlenmektedir.” dedi.
Cinsel saldırı suçunun faillerine hapis cezası vermek suretiyle, bu kişileri ceza infaz kurumuna almanın, toplumu ve çocukları korumak ve faili ıslah etmek için yeterli bir tedbir ve yaptırım olmadığını söyleyen Kavaf şöyle devam etti: “Hastalık derecesinde olan failin bu durumunun aynı zamanda tedavi edilmesi de gerekmektedir. Teklifle, cinsel saldırı suçlarından hapis cezasına mahkum olanların, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde, denetim süresi içinde; testosteron (şehvet) etkisini önemli ölçüde azaltıcı tedaviye tabi tutulmaları, tedavi amaçlı programlara katılmakla yükümlü kılınmaları yönünde düzenleme yapılmaktadır.”
Kavaf böylelikle, faillerin iyileştirilmeleri ve topluma kazandırılmalarının amaçlandığını vurguladı. Kavaf, teklifle, cinsel saldırı suçundan hapis cezasına mahkum olanların; mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan, çocuklarla ilgili bir meslek icra etmekten, yasaklanmasına karar verilmesi imkanı getirildiğine de dikkat çekti.
Yasaklama kararının hükmün kesinleşmesiyle uygulanmaya başlanacağını kaydeden Kavaf, cezanın tümüyle infazından itibaren beş yıl süreyle devam edeceğini aktardı.
ZORLA EVLENDİRME SUÇ OLARAK DÜZENLENİYOR
Türkiye’nin toplumsal yaralarından birisinin de evlenme yaşına ulaşmış kişilere cebir veya tehditle baskı yapmak suretiyle, istemedikleri kişilerle zorla evlendirilmesi olduğunu söyleyen Kavaf, “Bu nedenle, Teklifle, zorla evlendirmenin suç olarak kabul edilmesi ve bireylerin bu surette korunması amaçlanmaktadır.” ifadesini kullandı.
Kavaf, Türk Ceza Kanunu‘nun yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar geçen sürede ortaya çıkan eksikliklerin giderilmesi ve halkoylamasıyla kabul edilen 5982 sayılı Kanunla, anayasada yapılan değişikliklerin gereğinin yerine getirilmesi amacıyla söz konusu Kanun Teklifinin, toplum, aile ve çocuklar için faydalı hükümler içerdiğini vurgulayarak, “Bakanlığımızca da uygun mütalaa edilmektedir.” dedi.
TBMM Adalet Komisyonu’nda çocuklara yönelik cinsel suçlara verilen cezaları ağırlaştırıcı kanun teklifi görüşüldü. Komisyonda konuşan Bakan Kavaf, çocukların ve kadınların gerek aile içinde, gerekse toplum içinde maruz kaldıkları fiziksel ve cinsel şiddetin önlenmesi ve bu yönde iyileştirici tedbirler alınması gerektiğini söyledi.
Kavaf, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun ‘Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar’ bölümünde yer alan suçların yaklaşık 6 yıllık uygulamasında, belirtilen suçlarla ilgili bir takım sorunların ortaya çıktığının tespit edildiğini aktardı. Yürürlükte olan mevcut düzenlemeyle, sarkıntılık ve cinsel saldırı fiilinin birleştirilmek suretiyle aynı cezanın verilmesini gerektirecek şekilde düzenlendiğini kaydeden Kavaf, “Bu husus, çok basit eylemlere de 2 ya da 3 yıl ceza verilmesini gerektirmektedir. Teklifle, ceza adaletinin sağlanması amacıyla, sarkıntılık ve cinsel saldırı suçu ayrılmakta ve cinsel saldırı suçunun cezası artırılmakta; sarkıntılık suçunun cezası ise indirilmektedir.” diye konuştu.
Teklifle, çocukların ve mağdurların daha iyi korunabilmesi için bazı yeni ağırlaştırıcı nedenler kabul edildiğini aktaran Kavaf, mağdurların tekrar örselenmesini engellemek amacıyla bazı düzenlemelerin de yürürlükten kaldırıldığına dikkat çekti. Kavaf, “15 yaşını doldurmuş ve 18 yaşını bitirmemiş çocukla ensest ilişki suçuyla daha etkin mücadele edilebilmesi ve çocukların cinsel sömürüsünün engellenebilmesi için bu fiil, soruşturması şikayete bağlı olmayan ve daha ağır cezayı gerektiren bir suç olarak düzenlenmektedir.” dedi.
Cinsel saldırı suçunun faillerine hapis cezası vermek suretiyle, bu kişileri ceza infaz kurumuna almanın, toplumu ve çocukları korumak ve faili ıslah etmek için yeterli bir tedbir ve yaptırım olmadığını söyleyen Kavaf şöyle devam etti: “Hastalık derecesinde olan failin bu durumunun aynı zamanda tedavi edilmesi de gerekmektedir. Teklifle, cinsel saldırı suçlarından hapis cezasına mahkum olanların, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde, denetim süresi içinde; testosteron (şehvet) etkisini önemli ölçüde azaltıcı tedaviye tabi tutulmaları, tedavi amaçlı programlara katılmakla yükümlü kılınmaları yönünde düzenleme yapılmaktadır.”
Kavaf böylelikle, faillerin iyileştirilmeleri ve topluma kazandırılmalarının amaçlandığını vurguladı. Kavaf, teklifle, cinsel saldırı suçundan hapis cezasına mahkum olanların; mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan, çocuklarla ilgili bir meslek icra etmekten, yasaklanmasına karar verilmesi imkanı getirildiğine de dikkat çekti.
Yasaklama kararının hükmün kesinleşmesiyle uygulanmaya başlanacağını kaydeden Kavaf, cezanın tümüyle infazından itibaren beş yıl süreyle devam edeceğini aktardı.
ZORLA EVLENDİRME SUÇ OLARAK DÜZENLENİYOR
Türkiye’nin toplumsal yaralarından birisinin de evlenme yaşına ulaşmış kişilere cebir veya tehditle baskı yapmak suretiyle, istemedikleri kişilerle zorla evlendirilmesi olduğunu söyleyen Kavaf, “Bu nedenle, Teklifle, zorla evlendirmenin suç olarak kabul edilmesi ve bireylerin bu surette korunması amaçlanmaktadır.” ifadesini kullandı.
Kavaf, Türk Ceza Kanunu‘nun yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar geçen sürede ortaya çıkan eksikliklerin giderilmesi ve halkoylamasıyla kabul edilen 5982 sayılı Kanunla, anayasada yapılan değişikliklerin gereğinin yerine getirilmesi amacıyla söz konusu Kanun Teklifinin, toplum, aile ve çocuklar için faydalı hükümler içerdiğini vurgulayarak, “Bakanlığımızca da uygun mütalaa edilmektedir.” dedi.
