Libya halkına silah doğrultan taraf olmayacağız
Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, polis tokatlayan BDP'li milletvekili Sabahat Tuncel'e sert sözlerle yüklendi. Erdoğan bu hareketin 'densizlik' olduğunu söyledi.

Konuşmasına Nevruz Bayramı'nı kutlayarak başlayan Erdoğan, "Baharın müjdecisi olan Nevruz Bayramı'nın kardeşliğe ve barışa vesile olmasını diliyorum" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel'in polise tokat atmasını değerlendirirken, ''Bu olayla ilgili derhal hukuki sürecin başlatılmasını şüphesiz ki istiyoruz. Bu densizliğin hesabının hukuk çerçevesinde mutlaka sorulmasını istiyoruz. Bunun da sonuna kadar takipçisi olacağız'' dedi.
ABD Başkanı Barack Obama ile görüşme yaptığını açıklayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan NATO toplantısnın bugün tekrar başlayacağını belirterek, 'Kimse bizden Libya'lılara silah doğrultmamızı beklemesin. Türkiye Libya'ya silah doğrultmaz' dedi.
Bu arada Başbakan Erdoğan'ın 28 Mart'ta Irak'a ziyarette bulunacağı belirtildi.
Başbakan Erdoğan şunları söyledi;
POLİSE TOKAT DENSİZLİKTİR
Gençleri şiddete teşvik etmek için her tezgaha başvuranlar şimdide kendileri buna başladılar, dokunulmazlık ilkesi ile polise tokat atmak en ufak tabiri ile densizliktir. Bunun sonuna kadar takipçisi olacağız, benim Kürt kökenli vatandaşımda kendilerini temsil ettiklerini iddia edenlerin nasıl bir ruh hali içinde olduklarını görsünler. İstismar zeminleri kayboldukça bunlarda kayboluyorlar, gençleri sokağa dökmek istediler başaramadılar. 4,5 yaşında çocukların ellerine taş verdiler kendi kirli emelleri için çocukları kullanmak istediler başaramadılar. Tekrar ediyorum gereken yapılacak, hukuk çerçevesi içerisinde bu şiddetin hesabı sorulacaktır. Ben milletimize sağduyusundan dolayı teşekkür ediyor, bir kez daha Nevruz Bayramımızı kutluyorum.
Rusya ziyaretimiz kapsamında geniş toplantılar yaptık. İki ülkeler arasında vizelerin kalkması, her iki ülkenin turizm gelirlerinin de artmasını sağlayacaktır. Moskova'da Rusya'nın önemli enstitülerinden biri olan Moskova Devlet Diplomasi Enstitüsünde şahsıma tebliğ edilen fahri doktora ünvanını aldım. Buradan da Tataristan'a geçtik ortak kültürümüzün olduğu Cumhuriyetlerden birisi Tataristan, Kazan'da misafir olarak bulunduk 2013 yılında yapılacak dünya üniversite oyunları için orada sayın Cumhurbaşkanı nezdinde ifade ettik. Gerek Rusya'da gerek Tataristan'da Türk işadamlarının yoğun yatırımları bulunuyor. Aynı şekilde yine Tataristan'da orada ki dini kurumları ve gerek son zamanlarda yapılmış olan Tataristan Kazan'da ki Merkez Camii'ni, orada yine başka manevi bir kiliseyi oradanda Cumhurbaşkanı makamlığını ziyaret etmek sureti ile farklı bir anlam eden oradaki ziyaretide gerçekleştirdik bu temasların ardından da 18 Mart'ta Çanakkale deniz zaferimizi kutlamak üzere Çanakkale'ye geldik.
Bir kez daha Çanakkale kahramanlarımızı ve şehitlerimizi rahmetle yaad ettik. Her zaman gençlerimizin şehitlerimizi ziyaret etmelerini ve Çanakkale'de ki şehitlerin bir kahramanlık abidesi olduğu kadar bizim millet olarak kardeşlilk bakımından da bir abidedir. Sadece Türkiye'den değil çok daha geniş coğrafyadan geldiklerini dedelerimiz ile omuz omuza çarpışarak orada bir kahramanlık destanı yazdığını görüyoruz. O zaman devlet bakanımız Beşir beyin adımı ile Çanakkale bizim iktidara geldiğimizde bir harabe gibiydi Beşir beyin adımları ile yola çıktı ve yatırımlara başladık o dönemde maalesef arzu etmediğimiz bir yapı vardı orada. Orada Yenizelanda'lıların, Avustralyalıların kabristanları çok farklıydı bizimkisi harabe gibiydi şimdi o bölge tümüyle elden geçti. İstanbul 1453 Panaroma olarak ifade edilen çok farklı bir müze anlayışı olarak yapılan tasarımı orada yapacağız. Her genç, her vatandaşımız bu yüzden ziyarete gitmeli ve orayı görmeli, bu vesile ile aziz şehitlerimizi minnetle, şükranla tekrar anıyorum. Allah rahmet etsin mekanları cennet olsun diyorum.
Bu yıl 11. yapılan Cidde ekonomik formuna katılmak üzere beraberimizde ki heyet ile beraber Suudi Arabistan'a hareket ettik. Türkiye ekonomisi ile dış politikamız ile önemli görüşmelerde bulunduk, Suudi Arabistan'da önemli üniversitelerden olan Ümmü Kur'a üniversitesinde şahsıma tebliğ edilen fahri doktora ödülünü aldım. Aktif onurlu ilkeli dış politikamız sayesinde bugün komşu ülkelerin caddelerinde serbestçe yürümenin imkanı kalmadı bunu bir şikayet olarak değil Türkiye'nin dünyada ki imajını somutlaştırmak için söylüyorum. Bulunduğumuz her ortamda diğer kardeşlerimizin yoğun ilgisi ile karşılaştık gittiğimiz heryerde gözlerinde ki ışık ile bizleri karşıladıklarına şahit olduk bu vesile ile Rusya'da, Tataristan'da, Suudi Arabistan'da kucaklaşamadığımız her kardeşimizin bizi bağışlamalarını istediğimizi belirtmek istiyorum. Bize ülkemize, milletimize yönelik bu muhabbet bizi kibre, gurura değil tam tersine büyük bir hassasiyete sevk etmelidir. Şuanda her hangi bir bölgesel yada küresel bir gelişmede kimin ne dediğine değil, Türkiye'nin ne dediğine bakılıyor. Türkiye'nin duruşu, Türkiye'nin ağzından çıkacak kelimeler dünyanın her yerinde yankılanıyor. Bu durum bize çok büyük bir sorumluluk yüklüyor biz günü kurtaran açıklamalarla yetinemeyiz biz her sözümüzü adalet terazesinde hassas şekilde konuşmak zorundayız. Bizim temel ilkelerimiz belli, dış politikamız hukuk ve hakkaniyet üzerine kurulu ama her hadise karşısında biz bu temel ilkeler üzerinden hareket ederiz.
Biz neyi nerede ve nasıl söyleyeceğimizi çok iyi biliriz bunlar istişare ile yapılır. Burada tekrar ediyorum biz bakkal dükkanı değil, dünyanın en önemli ülkelerinden birini Türkiye'yi yönetiyoruz. Biz sesimizide, tepkimizide belli bir üslup içinde koyuyor tarafımızı tüm dünyaya gösteriyoruz. Biz değişimin tarafındayız, ifade özgürlüğünün tarafındayız, biz şiddetin, baskının, zulmün tarafında değil hakkın, adaletin, kucaklaşmanın yanındayız. The Guardian gazetesinin muhabiri Libya'da tutuklanıyor ve ülkemiz devreye giriyor ardından serbest bırakılıyor, The Newyork Times'ın gazetecileri tutuklanıyor ve serbest bırakıldıkları ifadeye Türkiye'nin sayesinde serbest bırakılmışlardır diyor. Bunları görmeyenler başlarını kumdan çıkarıp baksınlar bizim Libya ile ilişkilerimiz petrol ilişkisi değil, orada ki müteahhitlik hizmetlerimiz buna yönelik bir ilişkide asla değildir. Bizim Libya ile temasımız orada ki vatandaşımızın can güvenliğini sağlamak yönünde özellikle bizzat Libya'nın birlik beraberliği ve bütünlüğüdür. Trablusun da, Bingazi'nin de her bir ferdi bizim öz be öz kardeşidir.
Biz sürekli Kaddafi ve oğlu ile görüşme yaptık niye görüşme bittiği anda ilişkinin koptuğu andır ve bunu devam ettirdik. Mısır ve Tunus'ta ki değişiminde kansız bitmesi için kılı kırk yaran bir hareket içinde olduk. Nasıl ki Libya'da ki gelişmeleri saniye saniye izlediysek orada ki son yaşananları da izliyoruz. Son tespitlerimize göre 5 yüz vatandaşımız var orada onlarda gelmek istemedikleri için oradalar. Bütün yaptığımız ilişkilerde, görüşmelerde hassasiyetleri hep göz önünde bulundurduk.
SİLAH DOĞRULTAN TARAF OLMAYACAĞIZ
En son dün Obama ile bir görüşmemiz oldu ve bundan sonra ki sürece yönelik neler olabilir bunları değerlendirdik. Libya'nın tamamının güvenebileceği bir kişiye resmi olarak bunu terk etmesi noktasında tavsiyelerimiz oldu Kaddafi'ye. Tekrar ediyorum bizim hassasiyetimiz Libya'da ki dönüşümün sorunsuz şekilde olması için. Biz Libya meselesini harici müdahaleler ile değil değişimi kendi içinde değiştirsin istedik. Bizim Libya'ya askeri operasyon endişemiz son derece haklı bir endişedir. Bu tür işgallerin geçmişte ne gibi zararlar olduğunu gördük, Paris toplantısını elbette sorgulayacak ve eleştireceğiz. Libya'ya yönelik sadece ve sadece insani yardım amaçlı operasyonun şemsiyesi BM olmalıdır. Yani operasyon meşru bir zeminde yönetilmelidir BM Güvenlik konseyinin aldığı 1970 ve 1973 sayılı kararlar bu çerçevede kullanılmalıdır. Biz NATO ile yapılacak toplantıda taraflara görüşlerimizi ileteceğiz, toplantı dün yapılacaktı ama bugüne ertelendi. Bu arada Mecliste milletvekillerimizi bilgilendirmek amacı ile bir oturum yapılmasını planlıyoruz. Şuanda Libya'da devam eden operasyonun Libyalılar ve bölgede ki halkların da şu şekilde görmesi bunun bir petrol operasyonu olması da bizim haklılığımızı ortaya koymuştur. Libya'nın iç barışını temel hak olarak görüyor bunun esas olması için adımlarımızı atıyoruz, Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf olmayacaktır. Şuanda Bahreyn'de, Yemen'de devam eden olaylar ile ilgili olarak endişemizi de gerekli platformlarda dile getiriyoruz. Değişim adı altında bunların meshep çatışmasına dönüşmesi bizi aşırı şekilde rahatsız etmektedir. Sorumluluğumuzun farkındayız, bu bölgede bilesiniz ki AK Parti iktidarı döneminde ne olursa muhakkak hükümetimiz orada yer alacaktır, oraya tribünden bir seyirci olarak kalmayacaktır. Bölgede ki değişimin olumlu yönde seyretmesi için yoğun gayret içindeyiz. Bu hassas süreçte gerek ben ve bakan arkadaşlarımız hep birlikte bir gayret içindeyiz ve herkesin de bu hassasiyet içinde olmasını hatırlatmak isteriz. Bu sürece anamuhalefeti ile yazarı ile çizeri ile destek vermesi gerektiğini belirtmek isterim. Bölgede bir tarih değişimi yaşanıyor ve Türkiye bu değişime not düşüyor.
Seçim tarihinin oldukça yaklaştığı bugünlerde aday adaylarımızın yoğun ilgisi ile karşılaştık. 6 bin civarında bir aday adayı söz konusu bu nedemektir 10 kişiden 1 tanesi aday olacak, bu nedemektir? İşimiz çok zor... Diğer partilerde ki durum ortada bizim partimizin durumu ortada ilgi ve alakadan dolayı biz hakka hamd ediyoruz. Haftasonunda femayül yoklamaları gerçekleşti, tüm kriterleri gözetererk inşallah 3 hafta içinde adaylarımızı tespit etmiş olacağız. Biz farklı bir çalışmanın içindeyiz bizim yaptığımız çalışmayı kimse yapmıyor nedir bu? Sandıklarda ki sorumlu arkadaşlarımıza varıncaya kadar hepsinin kanaati bu femayül yoklamalarına yansımıştır. Kısa bir süre önce 81 vilayette bir araştırma yaptırdık ve bunların bütün neticesi şuanda kazanda bütün bu çalışmalar ile onlarıda birleştireceğiz.
Sadece kendi arkadaşlarımız değil diğer partilerin milletvekillerine de bakış notlarını aldık. Şimdi bu isimler üzerinde de yine araştırmamızı yapacağız ve bu 6 komisyonun vereceği netice ile kamuoyu neticelerinide çapraza alacağız ve daha sonra da üst komisyonda son nihayi değerlendirmeyi yapacağız ve bu çalışmamızın içinde de tabi ki Grup Başkanvekillerimiz olacak bunun yanında kadın kolu başkanım, gençlik kolu başkanım olacak ve ondan sonra nihai kararımızı vereceğiz. Hedeflerimizin arasında 25-30 yaş arasında milletvekili taşımakta olacak 30,35 sayısı olan bayan milletvekili sayımızıda fevki olarak arttırmak olacak. Ehliyet, biyakat, katmadeğer bütün bunları da bütün bu süreçte değerlendireceğiz. Gelecek arkadaşlarımız AK Partimize nedenli katmadeğer sağlayacak bu çok önemli. Bu dönemde 3. kez arka arkaya milletvekili olacak arkadaşlarımızda var ve bu arkadaşlarımız son kez milletvekili adayı olacak ve ardından bir dönem ara vermek durumu olacak. Bu bizim partimizin bir tüzüğünde ki ilkesidir eğer ilkeli bir partiysek ilkeli hareket edeceksek bunu başarmak durumundayız bunu başardığımız andan itibaren siyasette yeni bir dönem başlayacaktır. Yani koltuktan güç alan değil, koltuklara güç katan bir anlayışı biz getirmiş olacağız.
Siyaset partiniz size bir görev verir orada gider konferans verirsiniz oda bir siyasettir ama geçtiğimiz dönem milletvekili olmayan arkadaşlarımız ben il teşkilatında görev almaya hazırım diyememiştir ya gücenmiş kaybolmuştur bu olmaz. Ben milletvekilliği yaptım şimdi bize yakışmaz il başkanlığı diyorsa o dava arkadaşı olmaz işte, biz tüzüğümüzü hazırlarken buna göre hazırladık. Şuanda Ortadoğu'ya bakarak niye bunlar böyle gidiyor demeyelim, önce kendimizi hesaba çekeceğiz sonra aynı hesapla biz karşıkarşıya kalırız onun için rahat olacağız kendimizle başbaşa kalacağız madem ki partim bana bu görevi verdi başımız gözümüz üstüne deyip yola devam edeceğiz. Temenni ederim ki bu 6 bin civarında ki arkadaşlarımız kırılıp çekinmezler onlarda aynı aşk ile seçim ruhuna katılmaları gerekir. Top oynadığımız zaman hocamız takımı açıklarken; Biliyorsunuz takım 24 kişi ben 11 kişi süreceğim sahaya 5'te yedeğimiz var ben 16 kişi süreceğim derdi, küsmece darılmaca yok derdi ve 11'i böyle açıklardı şimdi bizde 6 binin içinde 5 yüz 50 kişiyi çıkartacağız ve sahaya böyle çıkacağız. Tabi ki bu 5 yüz 50'nin hepsi gelmeyecek buraya, ben listenin şurasındayım dedi ve çalışmalara hiç katılmadı, daha sonra kazandı ve utanmadan sıkılmadan buraya geldi. Ama böyle tipler fazla kalmadı çekti gittiler, eğer bu davanın aydiyetini kavramışsan, mensubiyetini kavramışsan o zaman ne demek listenin şurasındayım, burasındayım, önemli olan herşey Türkiye için herşey insanımız için diyeceksin ve çalışacaksın.
Seçim beyannamemiz de hızla hazırlanıyor bu seçim beyannamesi 4 yıllık değil 2023 yılına kadar. Gerek beyanname gerek kampanya olarak AK Parti farkını bir kez daha ortaya koyacağız. Bu süreçte yine Meclis çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürecek ve yasal değişimleri hızla tamamlayacağız. YSK'ye seçim listemizi verdikten sonra seçim beyannamemizi de yakışır şekilde açıklayacağız. Bu vesile ile toplantımızı hayırlara vesile olmasını diliyor, bir sonra ki toplantımızda görüşmek ümidi ile sizleri Allaha emanet ediyorum'
