Ankara Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Bıyıkoğlu:

Yunanistan‘dan hayvancılık sektörü için kuru küspe ithal ettiklerini söyleyen Ankara Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Muhittin Bıyıkoğu, "Utanç duyuyorum" dedi.

Ankara Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Muhittin Bıyıkoğlu, Pancar üretiminin düşmesiyle birlikte Türkiye‘nin kendi kendine yetemez konuma gelen bir ülke olduğunu, fiyatlarla girdi maliyetlerinin karşılaştırılmasında da Türk pancar üreticisinin akıntıya karşı kürek çektiğini dile getirdi. Bıyıkoğu ayrıca, pancarın hayvancılık sektörüne en büyük katkılarından olan kuru küspenin de kotaların aşağı çekilmesiyle birlikte yetmediğini ve bu nedenle çiftçilerin de isteğiyle komşu ülke Yunanistan‘dan kuru

küspe ithal ettiklerini açıkladı.

"KENDİ KENDİMİZE YETEMEDİK YUNANİSTAN‘DAN KÜSPE İTHAL ETTİK"

Ankara Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Muhittin Bıyıkoğlu, pancar üretimindeki kotaların giderek düşmesiyle birlikte pek çok sektöründe bu düşüşten olumsuz etkilendiğini, en bariz örneğinin Türk hayvancılığının en önemli katkı maddelerinden kuru küspenin bu yıl elde edilememesi sonucu Türk çiftçinin kullanımı için Yunanistan‘dan kuru küspe ithal ettiklerini açıkladı. Bıyıkoğlu, "Türkiye bir kere kesinlikle hangi hükümet gelirse gelsin pancar tarımından kopmaması lazım. Pancar yalnızca şeker demek

değil. Ülkeye katma değeri en yüksek olan sanayi bitkilerindendir. Binlerce insanın, milyonlarca çiftçinin ekmek kapısıdır. Bu sektörün muhakkak ayakta tutulması gerekiyor. Hangi iktidar gelirse gelsin. Tatlandırıcı üretilmesin mi üretilsin ancak sadece ülkenin ihtiyacı kadar üretilsin. Endüstri de, tıp alanında ihtiyaçlara uygun ve miktarda üretilsin. Pancar tarımına devam edilmesi gerekmektedir. Gelecek hükümetlerin de inşallah bu konuda aynı düşüncede olacağına inanıyoruz. 1998 yılında başlayan IMF

talimatıyla kotalı üretim ile Türkiye‘ye ‘sadece kendi ihtiyacın kadar ek‘ dendi. Bu politika hala devam ediyor. Ama artırma yapılmıyor. Artan nüfusumuza göre, turizmdeki artışa göre 40-50 bin ton artış ihtiyacımız var. Fakat bu ihtiyaç hep tatlandırıcıdan yana kullandırılıyor. Biz bunların düzeltilmesini istiyoruz. Pancar tarımı yine kendi yolunda devam etsin istiyoruz. Olacağın da inanıyoruz, aklı eren, ülkesini seven bu ülkeye hizmet etmek isteyen aday olmak isteyen insanların herhalde bu tarımı yok

sayamazlar yok da edemezler. Mecburlar devam ettirmeye. Çünkü bundan ekmek yiyen milyonlarca insan var. Elde edilen melası ve küspesi hayvancılığın en önemli maddeleri. İşte Türkiye havancılıkta can çekişiyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri pancar tarımının azaltılması. Kendi kendimize hayvancılığımıza yetemez hale geldik. Ben gerçekten içim sızlayarak, utançla söylemek istiyorum, biz kooperatif olarak çiftçimize temin etmek üzere Yunanistan‘dan küspe ithal ettik. Son 2-3 yıldır Yunanistan‘dan ithal

ettiğimiz kuru küspeyi çiftçilerimize sattık çiftçilerimizin isteğiyle. Çünkü Türkiye‘den temin edemedik. Bu çok utanç verici bir şey. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, Yunanistan‘ın 10 katı büyüklüğündeki bir güç, dünyanın en büyük pancar üreticilerinden bir tanesi kendi kendine yetemez hale geldi ve Yunanistan gibi bir ülkeden küspe getirdik ve sattık. Olmaması gereken bir şey bu, her şey burada var, ama olmadı. Fazla detaya girdiğimiz zaman politikaya girmiş oluyoruz, bir tarım kuruluşu olarak da biz

politikanın dışında durmaya çalışıyoruz ama çiftçimizin sıkıntılarını söylemekte boynumuzun borcudur" dedi.

PANCARDA EN BÜYÜK SIKINTI FİYATLAR VE KOTA

Bıyıkoğlu, pancarda yaşadıkları en büyük sıkıntının girdi maliyetlerinin inanılmaz boyutlarda zamlanması buna karşın da fiyatların düşük olması olarak gösterdi. Pancarda kotanın düşürülmesinin de pancar çiftçisini olumsuz etkilediğini söyleyen Bıyıkoğlu, şunları söyledi:

"Pancarda en büyük sıkıntı fiyatlar konusunda. Son 8 yılın değerlendirmesini yaptığımız zaman mazot fiyatlarında yüzde 231 fiyat artış var, DAP gübre gelen son zamlarla birlikte yüzde 230‘u geçti. Elektrikte yüzde 180 civarında artış var, yine işçilik maliyetlerinde yüzde 195 civarında artış var.

Temel harcamalarımız bunlar. Oysa 2002 Kasım ayında 74 TL olan pancar fiyatı bu yıl 118 TL. Aradaki artış oranı yüzde 60, ne yazık ki bu yıl hem Türkiye‘de hem de dünyada yaşanan iklim nedeniyle yazın çok sıcak geçmesi ve gecelerin sıcak olmasından dolayı pancar bitkisi şeker yapamadı. Bundan dolayı da Polatlı‘nın ve Türkiye‘nin ortalaması 2 polar civarında düştü. Geçtiğimiz yılarda 17 polar civarındaydı ancak bu sene 15 civarında. Bunun maliyeti çok korkunç boyutlarda. Yüzde 20 civarında bir kayıp var.

Bunun Polatlı‘ya maliyeti 4,3 milyon TL, Ankara bölgemizdeki toplam zarar maliyeti ise 6,5 milyon TL‘ye yakın durumda. Bu çok ciddi rakam. Yaptığımız hesaplarda, mühendislerimizin hesaplarında pancarın dekara maliyeti 5,5 ton civarında. Bu da demek ki 4 - 5 bin çiftçi akıntıya kürek çekiyor. Bir sezon boş yere çalışmış oluyor. Bunun içinde 7-8 ton alan var ama 3-4 ton alanda var. Bu çok ciddi bir sorun pancar sektöründe. Kotalarda sıkıntı yaşıyoruz. Eski yıllardaki rakamların çok çok gerisindeyiz. Bunun da

önlenmesinin yolu şudur, geçtiğimiz günlerde televizyonlara duyuruldu, tatlandırıcı denilen mısır şurubu, ithal mısırdan yapılan şurup insan sağlığına ciddi şekilde zarar veriyor. Bu tıbbi bir gerçektir. Ama ne yazık ki ülkemizde pancar ektirilmeyip, yerine mısır şurubu tercih edildi. Türkiye‘de şu andaki resmi oranı yüzde 15 ama Amerika ve Avrupa Birliği‘nde bu rakam yüzde 2 ve altında. Almanya ve Fransa gibi dünyanın en büyük üreticilerinde yüzde 1‘in altında. O zaman Türkiye‘de niye yüzde 15. Bunu bize

ilgililerin açıklaması lazım. Seçim döneminde bütün siyasilere, adaylara soraağız. Partinizin bu konudaki politikası nedir diyeceğiz. Niye Avrupa ve Amerika yüzde 2‘yle sınırlamışken, Türkiye niye yüzde 15‘le devam ediyor. Bize bunun hesabını verin diyeceğiz. Demek zorundayız çünkü Avrupa‘nın, Amerika‘nın sınırları olan yüzde 2‘ye indirdiğimiz zaman 2,5 - 3 milyon ton pancar ilavesidir. Bu da ülkemizin pancar üretimine büyük katkıdır."

Kaynak: İHA