'Tatlıses etrafını profesyonellerle besleyemedi'

Milliyet Gazetesi Yazarı Ali Eyüboğlu, İbrahim Tatlıses'in fırtınalı hayatının nedeninin, etrafını profesyonellerle besleyememesi olduğunu ifade ederek, "Öteki taraftan da şöyle bir gerçek var. Eğer gazino dünyası sizi bir yere taşıyorsa beraberinde bir sürü belayı da getiriyor" dedi.

'Tatlıses etrafını profesyonellerle besleyemedi'
İbrahim Tatlıses Vuruldu (Son Detaylar)

NTV ekranlarında yayınlanan Mirgün Cabas ile Her Şey programına konuk olan, Milliyet Gazetesi Magazin Yazarı Ali Eyüboğlu, Gazeteci- Yazar Yalçın Pekşen ve Karal Tv Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akbay ünlü türkücü İbrahim Tatlıses'in bilinmeyen yönleriyle hayatını anlattı.


Eyüboğlu, Cabas'ın "Hastanede ne konuşuluyor sorusu" üzerine, "Bir kere büyük bir üzüntü var ve herşeyden önce herkes sağlık durumunun iyiye gitmesini bekliyor. Bundan sonra şarkı söyleyip söyleyemeyeceği artık ikinci planda. Çünkü hayati tehlikeyi henüz atlatmış değil. Ama söylenen giren kurşunun konuşma yetisini etkilemediği. Yani sağ çıkarsa ileride türkü söyleyebilecek duruma gelebileceğini söylüyorlar ama sol tarafı felç onun geçme ihtimali zayıf belki de imkansız, o yüzden büyük bir üzüntü var" dedi.

"Yani şov dünyasının aslında çok da alışık olduğu bir tablo değil desek yalan olur" diyen Eyüboğlu, "Zaman zaman hastanelerin önünde böyle kurşunlar ya da değişik sebeplerle hastnelerin önünde ünlüler toplanıyorlar" ifadesinde bulundu.

Kimin yaptırdığı konusunda sabah söylenenin Irak veya terör örgütü bağlantılı şeklinde olduğunu ifade eden Eyüboğlu, "Ama daha sonra bunun olmadığı, bir başka etkenin olduğu şeklinde söylentiler var. Sanıyorum akşam saatlerinde polis tetiği çekenleri tespit etti. Onlara yönelik operasyon yapıyor çektirenlerde herhalde yakanlanır. Mobese kameralarının olması ya da güvenlik kameralarının olması artık pusuya yatanları bile ele veriyor. O açıdan sevindirici. Yani bugün yarın çıkarlar ortaya" diye konuştu.

Şoförünün de Kuzey Irak ile görüştüğünün konuşulduğunu belirten Eyüboğlu,  "Onlardan böyle bir şeyin olmadığı konuşuluyordu. Polise gelen istihbarat ya da dedikodular, kuşkular Türkiye içinde bir başka nokta şeklinde" dedi.

MÜZİKLE İLGİLİ EN UFAK BİR UĞRAŞI YOKTU

Gazeteci Yalçın Pekşen ise, İbrahim Tatlıses ile çok eskiden yaptığı röportajı anlattı. Bir hafta birlikte zaman geçirdiklerini belirten Pekşen, "Yalnız geceleri kaçıyordu bana söylemiyordu nereye gittiğini. Fakat onun dışında 7 günün tamamını birlikte geçirdik. Ben onun hayatına çok şaşırdım. Benim röportajı yaptığım yıl 1982. Eğer 1975 yılında meşhur olduyda 8-9 sene geçmiş aradan. O kadar meşhur olmuştu ki, Cumhuriyet Gazetesi bile görmezden gelemedi. Ben de o röportajı yaptığımda Cumhuriyet'te çalışıyordum. Tepkilerde aldım gazete okurlarından. Benim için de çok enteresan bir hayattı. Bilmediğim bir dünyaydı. Nerden nereye geldi" diye konuştu.

"Benim röportaj yaptığım yıl gerçekten bir kuyunun dibinden çıkmış ve en üst noktaya gelmişti" diyen Pekşen, "Şöhreti belki ondan sonra o kadar olmadı. Bugün belki ona alternatifler gösterilebilir ama o dönemde yoktu. Ve o da kuyunun dibinden çıkmıştı ve çok şaşkın vaziyetteydi. Yani benim ondan aldığım ilk izlenim çok sempatik, akıllı bir adam, son derece cahil fakat çok kafası karışmıştı" dedi.

Bir sürü şirketi birden yönettiğini ifade eden Pekşen, "Bir sürü para dönüyor ortada. Yanında ekipman olarak bulundurduğu insanlar benim gördüğüm o zaman Hasan Bora vardı. Bir de ona benzer ismini bilmiyorum, insana müthiş saygı gösteren adamlardı. Dedim bu kadar önemli işler bu adamlarla mı yürüyor, sen dedi onları bilmezsin tanısan. İmparator deniyordu ve imparator gibiydi fakat onda şöyle bir taavvuz gösterme duygusu vardı yani kendisini hep biraz aşağıda göstermeye çalışıyor. Çünkü kendisi o kadar yukarıda ki biraz inmek zorunda hissediyor. Böyle erkek adam olmak duyguları o zamanlar dikkatimi çekmiş şeyler" şeklinde konuştu. 

O zaman aldığı duygunun, Tatlıses'in kendisini olduğundan da yüksekte gördüğünü söyleyen Pekşen, "Benim gözümde İbrahim Tatlıses sadece bir şarkıydı. O kendisini o kadar önemli bir noktada görüyordu ki, dünya çapında birisi gibi hissediyordu ama onu göstermemeye çalışıyordu. Müzik hayatındaki en son şeydir müzikle sıfır ilgiliydi. Yani gece olunca sadece gazinoya iniyor, o saate kadar 24 saate yakın beraberiz müzikle ilgili en ufak bir uğraşı yoktu" ifadelerini kullandı. 

İŞ HAYATI TÜRKÜCÜLÜK HAYATI GİBİ OLMADI

İbrahim Tatlıses'in 35 yılı aşkın bir süredir zirvede olduğuna işaret eden Eyüboğlu, "Müzikten çok para kazanıyordu. Şimdi kazandığın paraları bir yerlerde değerlendiriyorsun ya da şov dünyası zeten çok büyük paraların döndüğü bir dünya. İster istemez çok para kazananların etrafında aklını çelenler oluyor, gel uçak alalım gel otel alalım gibi. Yatırımlara giriyor ister istemez. Zaman içerisinde de bana göre iş hayatını çok idare edemedi, türkücülük hayatı gibi olmadı, çok işleri batırdı" dedi.

Bir çok dönemde Tatlıses'in güvendiği insanların kendisini dolandırması nedeniyle de çok para kaybettiğine dikkat çeken Eyüboğlu, "Ama şimdi geldiğimiz noktada Türkiye'den Kuzey Irak'a kadar ticaret hacmini genişletmesi uçak sayısını ikiye çıkarmış olması ciddi bir birikiminde işareti. Bugün 80-100 bin dolara yakın ekstradan para kazanan bir sanatçı. İster istemez oradan gelen paraları bir şekilde yatırıma dönüştürüyor. Bazı şeyleri çok profosyonellere bırakıp yönettiremediği için ister istemez bu taraftan da şarkıcılık kısmında eskiye oranla daha az ses getiren albümler yapmaya başladı" ifadelerini kullandı.

HEP MÜZİK DIŞINDA KONUŞMAK İSTERDİ
 
Karal Tv Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akbay da, Tatlıses'i programına konuk aldığında, kendilerinin müzik konuşmak isterken, onun hep müzik dışında konuşmak istediğini belirterek, "Çiğ köfte fabrikası kurduğunda, kebapçı açtığından bahsediyordu. Ben söyledim sen bu işleri beceremiyorsun sen sanatçısın. O sanattan kazandığı parayı sürekli başka bir tarafa doğru aktarma heyecanı içindeydi. Hepimizin de şahit olduğu yaptığı bütün işlerde başarısız oluyordu problemler yaşıyordu. Kimle iş yaptıysa dün akşam izlenimizde bu, problem yaşamıştır. Bir de İbrahim ağabeyi hepmizi yakından tanırız. Son derece doğal öleceğini bilse aklına geleni söyler. Kesinlikle dilinin kemiği yoktu" diye konuştu.

ETRAFINI PROFESYONELLERLE BESLEYEMEDİ

Cabas'ın, "İbrahim Tatlıses'in hayatında kurşunlar hiç eksik olmadı, niye böyle oluyor" sorusuna karşılık, "İbrahim Tatlıses gibi 35 yıl zirvede kalmış birinin hiç hata yapmadan ilerlemesi için çok iyi profesyonel danışmanlarla hayatını sürdürmesi gerekiyordu" diyen Eyüboğlu şöyle devam etti:

"Tarkan'da benzer şöhrete ulaştı. Tarkan'ın bugüne kadar uyuşturucu dışında böyle kurşunlama şu bu olayları olmadı. Tatlıses etrafını profesyonellerle besleyemedi. Bu nedenle herşeyi kendi göğüslemeye kalktı, insanın sinir yapısıda bir yere kadar, birden saman alevi gibi parlayan sonra yaptıklarına pişman olan biri oldu. Öteki taraftan da şöyle bir gerçek var eğer gazino dünyası sizi bir yere taşıyorsa beraberinde bir sürü belayı da getiriyor."

BEYAZ GAZETE