Sp Gik Üyesi 28 Şubat Sürecini Değerlendirdi

Saadet Partisi (SP) Genel İdare Kurulu Üyesi SP Bartın İl Başkanı Ünal Yurtbay, Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın ölümü ve 28 Şubat süreci hakkında açıklamalarda bulundu. Yurtbay, o süreçte kimi cemaatlerin 28 Şubat’a dolaylı desteği vermekten çekinmediklerin

SP GİK Üyesi Ünal Yurtbay, 28 Şubat 1997 tarihinin Türk siyasi tarihi için çok önemli bir tarih olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bu tarih, silahlı kuvvetlerin silahıyla değil, farklı organları, sivilleri, siyasileri devreye sokarak yaptığı ’postmodern bir darbe’ olarak anılıyor. Türkiye’de bin yıl süreceği söyleniyordu ama 2011 Türkiye’sinde sürmediği, süremeyeceği görülüyor. Çünkü, 28 Şubat aslında, milletin ruhuna, değerlerine uymayan, yapay, sanal ve zorlama bir süreç olarak ortaya çıkıyor. Çünkü,millet iradesi zorlama olarak alınan kararlara çok sıcak bakmadı. Siyaset mühendisliği yapan askeri mantığın çok fazla uzun sürmediği ve süremeyeceği görüldü aslında." Bu günün 28 Şubat olduğunu hatırlatan Yurtbay, şunları söyledi: "Yakın tarihte, en son yaşadığımız darbenin yıldönümü. Millet eliyle iktidara gelemeyip, asker postalından iktidar çıkaranların son kutlu günü. Yaşananlar bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiyor. Bugün 28 Şubat. O karanlık ve meşum günlerin üzerinden tam 14 yıl geçmiş. 14yıllık süreci dikkatli okuyanlar bu senaryonun nasıl kaleme alındığını da fark etmekte zorlanmayacaklar. Ülke üzerinde gösterime hazır hale getirilen filmin hiçbir ayrıntısı es geçilmemiş. Seyircisi bile önceden belli. Her şey Refah-Yol hükümetinin alaşağı edilmesine yönelik mizansenler üzerine tesis edilmiş. Bazı figüranlarla irtica yaygarası koparıldı, medya ve sivil toplum örgütleri önemli bir silah olarak kullanıldı ama bu silahlardan bazıları bunu yıllar sonra büyük bir vicdan acısıyla itiraf ederken,bazıları da kayıplara karıştı." Bütün bunların arkasında Batı Çalışma Grubu’nun olduğunun ortaya çıktığını anlatan Yurtbay, sözlerine şöyle devam etti: "Ancak, dönemin hükümeti Refah-Yol’a karşı Meclis’te oluşturulan siyasi cephenin nasıl bir rol üstlendiği pek irdelenmedi. İrtica paranoyası, vatan elden gidiyor vartası ve dekoru tamamlayan bir sürü umacılar. Sincan’da düzenlenen Kudüs Gecesi, Başbakanlık’ta cemaat liderlerine verilen iftar yemeği ve Aczimendi cemaati çerçevesinde gelişen olay ve görüntüler 28 Şubat post moderndarbesinin inandırıcı ve haklı gerekçesi değildi. Bu olaylar sadece kafaya konulan harekatı halka rağmen uygulayabilmenin psikolojik ve kurgusal bahaneleriydi. Post modern darbeciler gördükleri korkulu rüyanın sahiciliğine halkı inandırmak için akla hayale gelmedik yollara başvurmuşlardı. 2011 itibariyle bu oyunu kimin yazdığı, kimlerin bu oyunda oynayıp rol aldığı ya da böyle bir oyunla neyin amaçlandığı herkes tarafından ayrıntısıyla biliniyor. Maksat ’bu baskı ve sıkıntılar ne zaman bitecek’ diye ümitarayışına giren halkın yılgınlık ve kötümserliğini artırarak pes etmesini sağlamaktı. Nitekim o süreçte kimi cemaatler 28 Şubat’a bu dolaylı desteği vermekten çekinmediler." SP GİK Üyesi Ünal Yurtbay, artık 28 Şubat’ın çalıntı da olsa bir minaresi olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bütün mesele bu minareye kılıf olmayı kabul edip etmemekte yatıyor. Şubat soğuğunu iliklerine kadar hissedip bu sürecin terbiye ve tedrisinden geçenlerin birçoğu şimdilerde hayatın değişik köşelerine savrulmuş durumda. Ne iddialarının izini sürüyorlar ne de aynı iddia üzere bir araya geldikleri arkadaşlarına sahip çıkıyorlar. Değişen sadece oturdukları semtler, takıldıkları ortamlardeğil, kullandıkları kelimeler ve sevinip üzüldükleri şeyler de 14 yıl öncesinden çok farklı. 28 Şubat darbesine kadar geçen 11 aylık Refah-Yol döneminde D-8 gibi bir organizasyonun liderliği gerçekleştiren, hazinenin, iç piyasaya borçlanma ihtiyacını ortadan kaldıran havuz sistemi uygulamasını başlatan, memura her ay, enflasyon ve büyüme oranında zammı otomatik olarak verme anlamına gelen mobil sistemini uygulamaya başlayan, memur, emekli ve işçiye yüzde 110 ile yüzde 200 oranlarında üst üste zam veren,esnafa yüklü miktarlarda kredi imkanı sağlayan, bunu yaparken ek vergi yükü getirmeyen, üstelik vatandaşın üzerindeki vergi yükünü hafifleten Türk siyasetinin Hocası Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 28 Şubat’ın yıldönümüne bir gün kala hakkın rahmetine kavuştu. Kendisine tekrar Allah’tan rahmet, ülke ve İslam alemine baş sağlığı diliyoruz." Ünal Yurtbay, Saadet Partililer ve Milli Görüşçüler olarak yaşanılabilir bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünya için ömrünü geçiren Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocanın ideali doğrultusunda yollarına devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Kaynak: İHA