Eğitimci Yazar Mahmut Balcı:

Türkiye Dergi Günlerinde dergicilik tecrübesini paylaşan Mahmut Balcı, "Dergicilik akıllı adamların işi değildir" dedi.

Eğitimci Yazar Mahmut Balcı:
Türkiye Dergi Editörleri ve Yayın Yönetmenleri Birliği TÜRDEB tarafından organize edilen ve 10 Aralıkta Tarihi Sirkeci Garında başlayan Türkiye Dergi Günlerinde çeşitli kültürel etkinlikler de yapılıyor. Söyleşi salonunda, tren vagonunda veya bir dergi standında birkaç kişinin katılımıyla yapılan sohbetlerde önemli konular konuşuluyor.

Türkiye Dergi Günlerinde Yel Değirmeni standında dergi okuyucularıyla sohbet eden eğitimci yazar Mahmut Balcı da dergicilik tecrübesini okuyucularla paylaştı. Gençlerin ve bağımsız insanların çıkardıkları dergilerin grup dergilerine göre daha coşkulu ve daha heyecan dolu olduğunu anlatan Balcı, şöyle konuştu: "Dergicilik akıllı adamların işi değildir. Kendisini akıllı zannedenler dergi çıkarmaz ve dergiye para vermez. Dergi çıkarmak bir anlamda davasının divanesi olan adamların işidir. Bu kişilerihayatın ilerleyen zamanlarında mutlaka etkili yerlerde görürüsünüz. Fikirleriyle bir çığır açmış olan ve bugün de okunan birçok yazarın ilk yazılarını mütevazi imkanlarla çıkan dergilerde yazdıklarını görüyoruz. Bana göre her dergi bir okuldur." İnsanların bilgi ve bilinç sahibi olmasında dergilerin de payının çok olduğunu belirten Balcı, şunları söyledi: "Böyle düşünen biri olarak TÜRDEB`deki arkadaşların daveti üzerine hem daha önceki yıllarda çıkan ve genel yayın yönetmeni olduğum Kalem ve Onur Dergisi ile Editör Dergisi`ni kurucularından biri olarak hem de bireykitap`ta sahip olduğum tecrübelerle bu organizasyonun iletişim danışmanlığı görevini yapmaya çalışıyoruz." KAPANAN HER DERGİ KAYBEDİLEN BİR SAVAŞ YA DA HEZİMETTİR Dergilere önem vermek gerektiğini anlatan Balcı, sözlerine şöyle devam etti: "Bu anlamda dergi, hür tefekkürün kalesidir. Kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekâlar topluluğunun. Bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi, daha doğrusu mesajı. Kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş, hezimet veya intihardır. Bizde hazin bir kaderi var dergilerin; çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi. En talihlileri bir nesle seslenir." Eski dergileri, "ziyaretçisi kalmayan bir mezarlık" olarak tarif eden Balcı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Anahtarı kaybolmuş bir çekmece. Sayfalarına hangi hatıralar sinmiş, hangi ümitler, hangi heyecanlar gizlenmiş, merak eden yok` diyen Cemil Meriç ve kendisinden bizzat dinlediğim `Şayet mevcut gazetelerde düşünen, merak eden yazar ve editörler var ise bu birikim bin bir zorlukla çıkan dergilerin bir emeği ve birikimi sonucu olmuştur` diyen kıymetli şair ve fikir adamı Sezai Karakoç`un idealleriniyaşattıkları için dergi çıkaran bu genç arkadaşları ve dergi günlerini organize eden dostları ayrıca tebrik ediyorum. Yemeyen içmeyen gençlerin çıkardıkları dergileri çok önemsiyorum." Dergisiz hayat düşünülemeyeceğini anlatan Balcı, şöyle konuştu: "Bu salonda sergilenen birçok dergide tarihimizle, inançlarımızla aramıza girmek isteyenleri kalemleriyle etkisizleştirmenin gerisinde Büyük Doğu, Diriliş Dergisi, Edebiyat ve Mavera dergileri gibi dergilerin etkisi büyüktür. Fuarda yaşanan ilginç bir diyaloğu da paylaşmak isterim. Daha sonra isminin Nazım ve Diyarbakır Erganili olduğunu öğrendiğim orta yaşlarda bir vatandaş `Bu fuarda Sezai Karakoç`un kitapları var mı?` diye sorunca dedimki `bu salonda kitap yok ancak bu salonda gördüğün gençlerin tümünde ve bu salonda yer alan dergilerin çoğunda Sezai Karakoç`un görüşlerinin etkisi çoktur. Şu an sahip olduğum heyecanlarımın gerisinde, okuduğum ve özellikle Vedat Aydın`la 1994-1997 tarihlerinde çıkardığımız Kalem ve Onur Dergisinin payının çok büyük olduğunu söyleyebilirim."Türkiye Dergi Günlerinin 15 Aralık Çarşamba günü sona ereceği belirtildi.
Kaynak: İHA