Yeni Yasama Yılı Başladı
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yeni anayasa konusunda, "Anayasa yapımında izlenecek yöntemden metnin içeriğine kadar her konuda sorun yaşanması son derece doğaldır.
Ancak hiçbir zorluk gelişmiş demokratik toplumları çağın gereklerine uygun, özgürlükleri güvence altına alan anayasalar yapmaktan vazgeçirmemiştir, bizi de vazgeçirmemelidir" dedi.
Çiçek, Yeni Yasama Yılı dolayısıyla TBMM Genel Kurulu`nda bir açılış konuşması yaptı. Meclisin 24`üncü dönemde milletin beklentilerini karşılamak, milli hedeflerini gerçekleştirmek ve ülkenin huzur ve refahı için çalışacağını belirten Çiçek, "İnanıyorum ki milletvekillerimiz milletimizden aldığı temsil görevini en iyi şekilde yerine getireceklerdir" dedi
Milletvekillerinin ve siyasi grupların yapacakları çalışmalar ve gösterecekleri demokratik olgunlukla demokrasinin gelişmesine katkı sağlayacaklarını vurgulayan Çiçek, "İşbirliği ve diyalog kanallarının geliştirilmesi, uzlaşı zemininin güçlendirilmesi demokrasimizi daha ileri noktalara taşıyacaktır. Bu dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi yüzde 95`ler gibi büyük bir temsil oranına kavuşmuştur. Kadın milletvekili sayısının artması ise hepimizi sevindirmektedir. Bu tablonun çalışmalarımızda bize güçkatacağı, verim ve başarımızı artıracağı inancındayım" dedi.
Milli iradenin, halkın egemenliğinin tecelli ettiği yer olan TBMM`nin, demokrasinin ve kalkınmanın en büyük güç kaynağı olduğunu ifade eden Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye, yokluklar içerisinde var olma mücadelesi veren bir durumdan, bugün dünyanın saygın ülkelerinden birisi haline gelmişse bunda Meclisimizin payı çok büyüktür. Demokrasimizin kalbinin attığı bu kurum, milletimizin ve ülkemizin her zaman önünü açan çareleri üretme başarısını göstermiştir. Bundan sonra da yüksek sorumluluk bilinciyle hareket ederek, milletimizin umudu olmaya, ülkemizin sorunlarına milletimizin menfaatleri doğrultusunda çözümler üretmeye devam edecektir" diye konuştu
Konuşmasında yeni anayasa konusuna da değinen Çiçek, yeni yasama yılında en önemli gündem maddesinin bu konu olduğunu ifade etti. 1982 Anayasası`nın günümüze kadar sayısız defa değişikliğe uğramasına rağmen "darbe anayasası" imajını atamadığını kaydeden Çiçek, şunları söyledi: "Bu imaj nedeniyle yaşanan her sorun haklı ya da haksız Anayasa`ya mal edilir olmuştur. Kaldı ki Anayasa`nın birçok toplumsal soruna kaynaklık ettiğini göz ardı etmek de mümkün değildir. Ülkemizde toplumsal mutabakata dayalı yeni bir anayasa ihtiyacı ve bu ihtiyacın giderilmesi yönünde ciddi bir beklenti mevcuttur. Anayasa`nın Türkiye Büyük Millet Meclisi, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, akademik camia gibi her kesimin özgür ve aktif katılımıyla gerçekleştirilmesi hususunda kamuoyunda birmutabakattan söz etmek mümkündür. Nitekim 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan 24`üncü Dönem milletvekili genel seçimlerine de birçok siyasi partimiz yeni bir anayasa vaadiyle girmiştir. Keza uzun yıllardan beri çeşitli sivil toplum kuruluşlarının da yeni ve sivil bir anayasa konusunda yaptıkları sayısız çalışma mevcuttur. Yeni bir anayasa yapımı sadece ülkemizde değil tüm dünyada zorlu bir süreç olmuştur. Anayasa yapımında izlenecek yöntemden metnin içeriğine kadar her konuda sorun yaşanması son derecedoğaldır. Ancak hiçbir zorluk gelişmiş demokratik toplumları çağın gereklerine uygun, özgürlükleri güvence altına alan anayasalar yapmaktan vazgeçirmemiştir, bizi de vazgeçirmemelidir. Yeni bir anayasa yapımı için toplumumuz yeterli demokratik uzlaşma kültürüne sahiptir. Siyaset kurumu çözüm iradesini ortaya koyabilecek olgunluktadır, sivil toplum örgütleri gerekli katkıyı sağlayacak kapasitededir, akademik dünyamız anayasa yapımının teorik zemini açısından yetkinliğini fazlasıyla ispat etmiştir.Yazılı ve görsel medyada gerekli duyarlığın oluştuğu gözlenebilmektedir. Yapılacak anayasa ile ülkemizin kalkınmasına yeni bir ivme kazandırmak, Anayasadan kaynaklanan toplumsal gerginlikleri asgariye indirmek, anayasa çerçevesinde yapılagelen tartışmalara son vermek, toplumun ve Meclis olarak bizim elimizdedir. Kangren olmuş bu sorunumuzu, ülkemize karşı sorumluluğumuzun bir gereği olarak el birliğiyle çözeceğimize inanıyorum. Bugüne kadar anlayışla yaklaşan tüm parti gruplarımıza ve siyasi partilere, sayın liderlere ve sivil toplum örgütlerimize teşekkür ediyorum. " Çiçek, konuşmasında terör olayına da değindi. Söyleyecek sözü olmayanların şiddete başvurduğunu belirten Çiçek, "İnanmak istiyorum ki, TBMM çatısı altında bu asil görevi yapacak olan bütün milletvekillerimiz şu hususta hemfikirdir; `Terör`, bir insanlık suçudur. Terör yoluyla ve terör yöntemleriyle sorunlara çözüm aramak çağdışılık ve ilkelliktir. İnsan hayatına kasteden, kan döken, can alan, pusu kuran teröre ve terör şebekelerine karşı mutlaka `güçlü bir irade` sergilemeli ve bu iradeyi hiçbir zaman politik rekabete feda etmemeliyiz. Hukuk alanını çiğnemeye kimsenin hakkı olamaz. Kimin ne talebi varsa bunun en evvel konuşulacağı yer burasıdır. Hukuk içerisinde kalarak demokratik yol ve yöntemlerle sorunlara çözümü buradabulabiliriz. En doğru olan yol budur, her şeyi burada konuşabiliriz, çözümleri de birlikte bulabiliriz. Bunu yaparken hepimize düşen bir sorumluluk bulunmaktadır. Bu kürsüdeki ve bu çatı alındaki her kelime, her cümle bir yarayı kanatmayı değil, bir yaraya şifa olmayı esas almalıdır. Yanlışın eşiğinde olanı daha çok yanlışa sürüklemek ve onunla köprüleri atmak yerine onu gerçeğin zeminine çekecek uzlaşma dilini bulmak durumundayız. Zaten zor olan da budur ve demokrat olmak bu zorlukları aşabilmektir. MeclisBaşkanı olarak, toplumsal barışı ve huzuru koruma konusunda herkesi sağduyulu davranmaya davet ediyorum. Şunu da asla unutamayız; Demokraside hak ve özgürlükler de yaşayan bireyler içindir" diye konuştu. Çiçek konu yacın giderilmesi yönünde şmasını "24. Dönem 2. yasama yılında iktidar ve muhalefet partilerine mensup milletvekillerimiz ve bağımsız milletvekillerimizin değerli katkılarıyla milletimiz tarafından minnetle ve şükranla anılacak önemli çalışmalar yapılacağına, ülkemizin ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda en iyi, en doğru çözümlerin hayata geçirileceğine yürekten inanıyorum. Ben de Meclis başkanı olarak bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bu sürece katkı yapma gayreti içerisindeolacağım" diyerek bitirdi
Kaynak: İHA
Çiçek, Yeni Yasama Yılı dolayısıyla TBMM Genel Kurulu`nda bir açılış konuşması yaptı. Meclisin 24`üncü dönemde milletin beklentilerini karşılamak, milli hedeflerini gerçekleştirmek ve ülkenin huzur ve refahı için çalışacağını belirten Çiçek, "İnanıyorum ki milletvekillerimiz milletimizden aldığı temsil görevini en iyi şekilde yerine getireceklerdir" dedi
Milletvekillerinin ve siyasi grupların yapacakları çalışmalar ve gösterecekleri demokratik olgunlukla demokrasinin gelişmesine katkı sağlayacaklarını vurgulayan Çiçek, "İşbirliği ve diyalog kanallarının geliştirilmesi, uzlaşı zemininin güçlendirilmesi demokrasimizi daha ileri noktalara taşıyacaktır. Bu dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi yüzde 95`ler gibi büyük bir temsil oranına kavuşmuştur. Kadın milletvekili sayısının artması ise hepimizi sevindirmektedir. Bu tablonun çalışmalarımızda bize güçkatacağı, verim ve başarımızı artıracağı inancındayım" dedi.
Milli iradenin, halkın egemenliğinin tecelli ettiği yer olan TBMM`nin, demokrasinin ve kalkınmanın en büyük güç kaynağı olduğunu ifade eden Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye, yokluklar içerisinde var olma mücadelesi veren bir durumdan, bugün dünyanın saygın ülkelerinden birisi haline gelmişse bunda Meclisimizin payı çok büyüktür. Demokrasimizin kalbinin attığı bu kurum, milletimizin ve ülkemizin her zaman önünü açan çareleri üretme başarısını göstermiştir. Bundan sonra da yüksek sorumluluk bilinciyle hareket ederek, milletimizin umudu olmaya, ülkemizin sorunlarına milletimizin menfaatleri doğrultusunda çözümler üretmeye devam edecektir" diye konuştu
Konuşmasında yeni anayasa konusuna da değinen Çiçek, yeni yasama yılında en önemli gündem maddesinin bu konu olduğunu ifade etti. 1982 Anayasası`nın günümüze kadar sayısız defa değişikliğe uğramasına rağmen "darbe anayasası" imajını atamadığını kaydeden Çiçek, şunları söyledi: "Bu imaj nedeniyle yaşanan her sorun haklı ya da haksız Anayasa`ya mal edilir olmuştur. Kaldı ki Anayasa`nın birçok toplumsal soruna kaynaklık ettiğini göz ardı etmek de mümkün değildir. Ülkemizde toplumsal mutabakata dayalı yeni bir anayasa ihtiyacı ve bu ihtiyacın giderilmesi yönünde ciddi bir beklenti mevcuttur. Anayasa`nın Türkiye Büyük Millet Meclisi, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, akademik camia gibi her kesimin özgür ve aktif katılımıyla gerçekleştirilmesi hususunda kamuoyunda birmutabakattan söz etmek mümkündür. Nitekim 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan 24`üncü Dönem milletvekili genel seçimlerine de birçok siyasi partimiz yeni bir anayasa vaadiyle girmiştir. Keza uzun yıllardan beri çeşitli sivil toplum kuruluşlarının da yeni ve sivil bir anayasa konusunda yaptıkları sayısız çalışma mevcuttur. Yeni bir anayasa yapımı sadece ülkemizde değil tüm dünyada zorlu bir süreç olmuştur. Anayasa yapımında izlenecek yöntemden metnin içeriğine kadar her konuda sorun yaşanması son derecedoğaldır. Ancak hiçbir zorluk gelişmiş demokratik toplumları çağın gereklerine uygun, özgürlükleri güvence altına alan anayasalar yapmaktan vazgeçirmemiştir, bizi de vazgeçirmemelidir. Yeni bir anayasa yapımı için toplumumuz yeterli demokratik uzlaşma kültürüne sahiptir. Siyaset kurumu çözüm iradesini ortaya koyabilecek olgunluktadır, sivil toplum örgütleri gerekli katkıyı sağlayacak kapasitededir, akademik dünyamız anayasa yapımının teorik zemini açısından yetkinliğini fazlasıyla ispat etmiştir.Yazılı ve görsel medyada gerekli duyarlığın oluştuğu gözlenebilmektedir. Yapılacak anayasa ile ülkemizin kalkınmasına yeni bir ivme kazandırmak, Anayasadan kaynaklanan toplumsal gerginlikleri asgariye indirmek, anayasa çerçevesinde yapılagelen tartışmalara son vermek, toplumun ve Meclis olarak bizim elimizdedir. Kangren olmuş bu sorunumuzu, ülkemize karşı sorumluluğumuzun bir gereği olarak el birliğiyle çözeceğimize inanıyorum. Bugüne kadar anlayışla yaklaşan tüm parti gruplarımıza ve siyasi partilere, sayın liderlere ve sivil toplum örgütlerimize teşekkür ediyorum. " Çiçek, konuşmasında terör olayına da değindi. Söyleyecek sözü olmayanların şiddete başvurduğunu belirten Çiçek, "İnanmak istiyorum ki, TBMM çatısı altında bu asil görevi yapacak olan bütün milletvekillerimiz şu hususta hemfikirdir; `Terör`, bir insanlık suçudur. Terör yoluyla ve terör yöntemleriyle sorunlara çözüm aramak çağdışılık ve ilkelliktir. İnsan hayatına kasteden, kan döken, can alan, pusu kuran teröre ve terör şebekelerine karşı mutlaka `güçlü bir irade` sergilemeli ve bu iradeyi hiçbir zaman politik rekabete feda etmemeliyiz. Hukuk alanını çiğnemeye kimsenin hakkı olamaz. Kimin ne talebi varsa bunun en evvel konuşulacağı yer burasıdır. Hukuk içerisinde kalarak demokratik yol ve yöntemlerle sorunlara çözümü buradabulabiliriz. En doğru olan yol budur, her şeyi burada konuşabiliriz, çözümleri de birlikte bulabiliriz. Bunu yaparken hepimize düşen bir sorumluluk bulunmaktadır. Bu kürsüdeki ve bu çatı alındaki her kelime, her cümle bir yarayı kanatmayı değil, bir yaraya şifa olmayı esas almalıdır. Yanlışın eşiğinde olanı daha çok yanlışa sürüklemek ve onunla köprüleri atmak yerine onu gerçeğin zeminine çekecek uzlaşma dilini bulmak durumundayız. Zaten zor olan da budur ve demokrat olmak bu zorlukları aşabilmektir. MeclisBaşkanı olarak, toplumsal barışı ve huzuru koruma konusunda herkesi sağduyulu davranmaya davet ediyorum. Şunu da asla unutamayız; Demokraside hak ve özgürlükler de yaşayan bireyler içindir" diye konuştu. Çiçek konu yacın giderilmesi yönünde şmasını "24. Dönem 2. yasama yılında iktidar ve muhalefet partilerine mensup milletvekillerimiz ve bağımsız milletvekillerimizin değerli katkılarıyla milletimiz tarafından minnetle ve şükranla anılacak önemli çalışmalar yapılacağına, ülkemizin ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda en iyi, en doğru çözümlerin hayata geçirileceğine yürekten inanıyorum. Ben de Meclis başkanı olarak bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bu sürece katkı yapma gayreti içerisindeolacağım" diyerek bitirdi
