Müsiad Genişletilmiş Başkanlar Toplantısı...(1)
Ekonomi Koordinasyonundan Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, zayıf iktidarların iş başında olduğu büyük ekonomilerde ne olup biteceği ve stratejileri kesin ortaya çıkmadan 'tamam artık rahatladık, her şey yoluna girdi' demenin mümkün olmadığını belirterek, "Hep ihtiyat, hep tedbir 2011 böyle bir yıl olacak" dedi
Ekonomi Koordinasyonundan Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, zayıf iktidarların iş başında olduğu büyük ekonomilerde ne olup biteceği ve stratejileri kesin ortaya çıkmadan 'tamam artık rahatladık, her şey yoluna girdi' demenin mümkün olmadığını belirterek, "Hep ihtiyat, hep tedbir 2011 böyle bir yıl olacak" dedi.
Bakan Babacan, MÜSİAD'ın Rixos Otel'de gerçekleştirilen Genişletilmiş Başkanlar Toplantısı'nda katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Babacan, dünya ekonomisinin 2008'de başlayan büyük bir krizle karşı karşıya kaldığını belirterek, "Şu anda 2010 yılını bitirdiğimiz, 2011 yılına başladığımız bu günlerde aslında kriz yeni bir safhasında. Yani kriz bitti, normale döndük demek için henüz çok çok erken" dedi.
2010'de elde edilen küresel ekonomik büyümenin çok suni, geçici tedbirlerle sağlandığına işaret eden Babacan, bu büyümenin ekonominin kendi dinamikleriyle, kendi gücüyle yakalanmış bir büyüme oranı olmadığını söyledi. Çok büyük miktarlarda karşılıksız para basılarak ve borçlanılarak, komple çöküşü önlemek adına alınan tedbirlerle bu büyümenin sağlandığını belirten Babacan, 'Dolayısıyla artık küresel ekonomide büyüme dönemine geçtik, her şey normalleşti diyemiyoruz" diye konuştu.
Bakan Babacan, Türkiye'nin ise pek çok ülkeden farklı bir çizgi izlediğini anlatarak, "2009 yılında pek çok ülke kamu açıklarını artırarak durumu kurtarma peşindeyken, biz tam tersine bir yol seçtik. Kamu açıklarını düşüreceğiz, bütçe açığını düşüreceğiz, kamu borç stokunu kontrol altına alacağız diye ortaya çıkmamız ve somut bir program ortaya koymamız Türkiye'yi olumlu bir şekilde ayrıştırdı" şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE POZİTİF BÜYÜMEYE BAŞLADI"
Türkiye'nin diğer ülkelerin aldığı tedbirleri takip etmediğini anlatan Babacan, "Dedik ki, 'her koyun kendi bacağından asılır'. Onlar öyle bir yol seçmiş olabilir. Ama biz kendimize sağlam, emin, güveni önceleyen bir yol çizeceğiz" dedi. Bu çerçevede 2009 yılında alınan tedbirleri anlatan Babacan, şunları söyledi:
"Devlet, kamu sağlam durmadıktan sonra o ülkenin reel sektörü ve finans sektörünün sıhhatli bir şekilde fonksiyonda bulunması mümkün değil. Ve biz bunları yapınca, Türkiye'nin arka arkaya kredi notları artmaya başladı. Faizler düşmeye başladı, reel faizler düşmeye başladı. 2009'un hemen Ekim'inden itibaren Türkiye pozitif büyümeye başladı."
Babacan, bu süreçte işsizliğin de en hızlı düştüğü ülkelerden birinin Türkiye olduğunu dile getirdi.
"TEDBİRLİ GİTMEMİZ LAZIM"
Tüm bu sonuçların 2011 döneminde de kendilerini umutlandırdığını ifade eden Babacan, şunları kaydetti:
"Ama mutlaka tedbirli gitmemiz gerektiğini de ben burada özellikle vurgulamak istiyorum. Hep ihtiyat, hep tedbir 2011 böyle bir yıl olacak. Büyük ekonomilerde ne olup biteceği, onların stratejileri kesin ortaya çıkmadan bizim, 'tamam artık rahatladık, her şey yoluna girdi' dememiz mümkün değil. Büyük ekonomilerde maalesef zayıf iktidarlar işbaşında. Koalisyon hükümetleri, azınlık hükümetleri Bakıyorsunuz yönetim parlamentosuna hakim değil, bir kopukluk var. Yönetim bir şey yapmak istiyor,
parlamentosundan bu yasa, bu tedbir geçmiyor. Bunlar çok riskli durumlar. Bu şu demek: Yani o ülkenin hükümeti, Başbakanı istediği halde bir şeyler yapamayabilir, tedbirler alamayabilir. İşte bu endişe veren bir tablo."
SİYASİ İSTİKRAR VURGUSU
Siyasi istikrarın böyle durumlarda çok çok önemli olduğuna vurgu yapan Babacan, "Siyasi istikrarı güçlendirmek ve güçlü tutmak bir numaralı meselemiz. Siyasi istikrarla ilgili soru işaretleri olduğunda neler olduğunu hem dünyada görüyoruz, hem Türkiye'nin kendi tarihinde görüyoruz" dedi.
Babacan, e-muhtıra, cumhurbaşkanlığı seçimi gibi olayların yaşandığı 2007 yılının Türkiye'de güvenin kaybolmaya başladığı bir yıl olduğunu belirten Babacan, "Maalesef 2007'de Türkiye kan kaybetti. 2008'e geldik. Bu defa kapatma davası çıktı. 2008'in ilk aylarından itibaren Türkiye ekonomisi yavaşlamaya başladı. Küresel kriz sonunda geldi. Dünyanın büyüme oranı çok daha yüksekti. Yani geride kaldık. 2007 ve 2008 maalesef Türkiye açısından önemli şeyler kaybettiğimiz yıllar oldu" diye konuştu.
Bugün itibariyle gelinen noktada ise sonuçların olumlu olduğunu belirten Babacan, 2011'de de ihtiyatlı olmaya devam edeceklerini söyledi. Kamuya olan borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili yasa tasarısı hakkında bilgi veren Babacan, kayıt dışılığı önlemek için alınan tedbirleri de anlattı.
Bakan Babacan, MÜSİAD'ın Rixos Otel'de gerçekleştirilen Genişletilmiş Başkanlar Toplantısı'nda katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Babacan, dünya ekonomisinin 2008'de başlayan büyük bir krizle karşı karşıya kaldığını belirterek, "Şu anda 2010 yılını bitirdiğimiz, 2011 yılına başladığımız bu günlerde aslında kriz yeni bir safhasında. Yani kriz bitti, normale döndük demek için henüz çok çok erken" dedi.
2010'de elde edilen küresel ekonomik büyümenin çok suni, geçici tedbirlerle sağlandığına işaret eden Babacan, bu büyümenin ekonominin kendi dinamikleriyle, kendi gücüyle yakalanmış bir büyüme oranı olmadığını söyledi. Çok büyük miktarlarda karşılıksız para basılarak ve borçlanılarak, komple çöküşü önlemek adına alınan tedbirlerle bu büyümenin sağlandığını belirten Babacan, 'Dolayısıyla artık küresel ekonomide büyüme dönemine geçtik, her şey normalleşti diyemiyoruz" diye konuştu.
Bakan Babacan, Türkiye'nin ise pek çok ülkeden farklı bir çizgi izlediğini anlatarak, "2009 yılında pek çok ülke kamu açıklarını artırarak durumu kurtarma peşindeyken, biz tam tersine bir yol seçtik. Kamu açıklarını düşüreceğiz, bütçe açığını düşüreceğiz, kamu borç stokunu kontrol altına alacağız diye ortaya çıkmamız ve somut bir program ortaya koymamız Türkiye'yi olumlu bir şekilde ayrıştırdı" şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE POZİTİF BÜYÜMEYE BAŞLADI"
Türkiye'nin diğer ülkelerin aldığı tedbirleri takip etmediğini anlatan Babacan, "Dedik ki, 'her koyun kendi bacağından asılır'. Onlar öyle bir yol seçmiş olabilir. Ama biz kendimize sağlam, emin, güveni önceleyen bir yol çizeceğiz" dedi. Bu çerçevede 2009 yılında alınan tedbirleri anlatan Babacan, şunları söyledi:
"Devlet, kamu sağlam durmadıktan sonra o ülkenin reel sektörü ve finans sektörünün sıhhatli bir şekilde fonksiyonda bulunması mümkün değil. Ve biz bunları yapınca, Türkiye'nin arka arkaya kredi notları artmaya başladı. Faizler düşmeye başladı, reel faizler düşmeye başladı. 2009'un hemen Ekim'inden itibaren Türkiye pozitif büyümeye başladı."
Babacan, bu süreçte işsizliğin de en hızlı düştüğü ülkelerden birinin Türkiye olduğunu dile getirdi.
"TEDBİRLİ GİTMEMİZ LAZIM"
Tüm bu sonuçların 2011 döneminde de kendilerini umutlandırdığını ifade eden Babacan, şunları kaydetti:
"Ama mutlaka tedbirli gitmemiz gerektiğini de ben burada özellikle vurgulamak istiyorum. Hep ihtiyat, hep tedbir 2011 böyle bir yıl olacak. Büyük ekonomilerde ne olup biteceği, onların stratejileri kesin ortaya çıkmadan bizim, 'tamam artık rahatladık, her şey yoluna girdi' dememiz mümkün değil. Büyük ekonomilerde maalesef zayıf iktidarlar işbaşında. Koalisyon hükümetleri, azınlık hükümetleri Bakıyorsunuz yönetim parlamentosuna hakim değil, bir kopukluk var. Yönetim bir şey yapmak istiyor,
parlamentosundan bu yasa, bu tedbir geçmiyor. Bunlar çok riskli durumlar. Bu şu demek: Yani o ülkenin hükümeti, Başbakanı istediği halde bir şeyler yapamayabilir, tedbirler alamayabilir. İşte bu endişe veren bir tablo."
SİYASİ İSTİKRAR VURGUSU
Siyasi istikrarın böyle durumlarda çok çok önemli olduğuna vurgu yapan Babacan, "Siyasi istikrarı güçlendirmek ve güçlü tutmak bir numaralı meselemiz. Siyasi istikrarla ilgili soru işaretleri olduğunda neler olduğunu hem dünyada görüyoruz, hem Türkiye'nin kendi tarihinde görüyoruz" dedi.
Babacan, e-muhtıra, cumhurbaşkanlığı seçimi gibi olayların yaşandığı 2007 yılının Türkiye'de güvenin kaybolmaya başladığı bir yıl olduğunu belirten Babacan, "Maalesef 2007'de Türkiye kan kaybetti. 2008'e geldik. Bu defa kapatma davası çıktı. 2008'in ilk aylarından itibaren Türkiye ekonomisi yavaşlamaya başladı. Küresel kriz sonunda geldi. Dünyanın büyüme oranı çok daha yüksekti. Yani geride kaldık. 2007 ve 2008 maalesef Türkiye açısından önemli şeyler kaybettiğimiz yıllar oldu" diye konuştu.
Bugün itibariyle gelinen noktada ise sonuçların olumlu olduğunu belirten Babacan, 2011'de de ihtiyatlı olmaya devam edeceklerini söyledi. Kamuya olan borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili yasa tasarısı hakkında bilgi veren Babacan, kayıt dışılığı önlemek için alınan tedbirleri de anlattı.
