Fırat Elektrik Hisse Devri İmza Töreni
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin 2011 yılında çok iyi başlangıç yaptığını belirterek, "Geçen yılkı performansın 2011'de devam etmemesi için hiçbir neden yok" dedi.
Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin, Aksa Elektrik A.Ş.'ye hisse devri gerçekleşti. Rixos Otel'de düzenlenen imza törenine Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Özelleştirme İdaresi Başkanvekili Ahmet Aksu, EPDK Başkanı Hasan Köktaş ve şirket yetkilileri katıldı.
Bakan Yıldız yaptığı konuşmada, 2010 yılında 16 milyar doları aşan özelleştirme geliriyle hedefin üzerinde bir performans gösterildiğini belirtti. Enerji sektörünün geçen yılı iyi değerlendirdiğini kaydeden Yıldız, bu yıl özellikle dağıtım şirketlerinin yatırımlarının 2,5 kata varan oranda artırılmasının, hizmet kalitesinin yanısıra fiyat tarifesinin olumlu yönde etkilenmesine de ciddi katkıda bulunacağını söyledi.
''EĞER BÜYÜMEYECEKSEK PROBLEM YOK, ÇAYIMIZI, KAHVEMİZİ İÇEREK, İŞLERİMİZE DEVAM EDEBİLİRİZ"
Türkiye'nin 8 yıl önce verdiği büyüme kararını artan dozlarda devam ettireceğini belirten Yıldız konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Eğer büyümeyeceksek bir problem yok. Normal çayımızı, kahvemizi içerek, işlerimize devam edebiliriz. 17. yüzyılda dünya nüfusu 500 milyon. 18. yüzyılda 1 milyar, 19. yüzyılda 2 milyar ve şu anda 7 milyar nüfusu konuşuyoruz. 2050 yılında 10,5 milyar nüfusu konuşacağız. Bütün bunların her biri insan odaklı hizmet kaynağı olan enerji sektörünün çok daha ciddi oranda büyümesi gerektiğini gösterdi. 2010 yılında enerji sektörü, yüzde 8 civarında büyüdü. Buna karşılık gelen rakam 8 milyar lira civarında. 2011
ve 2012 yıllarını da en az bu rakamlarla tamamlamak durumunda ki, yalnızca büyümeye karşılık verebilecek üretim kaynaklarına kavuşabilmiş olsun.''
Enerji sektörünün 2023 yılına kadarki yatırımlarının da 125 milyar doların üzerine çıkacağını belirten Yıldız, ''Bu çok ciddi bir rakam. Büyümeye karşılık gelecek enerji yatırımını yaparken, büyümenin de temel lokomotif sektörlerinden birisi olmayı da enerji sektörü hak ediyor demektir. Bu sevindirici bir gelişme'' dedi.
Bakan Yıldız, elektrik dağıtımında 2002 yılında özel sektörün payının yüzde 34 düzeyinde bulunduğunu, şu anda ise bu oranın yüzde 50'lere ulaştığını belirterek, bunun hem piyasanın daha çok liberalleştiğini ve serbestleştiğini gösterdiğini, hem de doğru yolda olunduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.. Yıldız, ''Önümüzdeki yıllar, enerji sektöründe elektrik ve gazda, daha çok liberalleşmenin, daha çok rekabetin ve daha çok kalitenin görüldüğü yıllar olacaktır'' diye konuştu.
"TÜRKİYE, SUYUNU, RÜZGARINI ENERJİYE DÖNÜŞTÜRÜYOR"
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, enerji sektöründeki özelleştirmeler yoluyla tüketiciye daha kaliteli ve ucuza hizmet sunulmasının yanı sıra kamunun eğitim, sağlık ve diğer alt yapı yatırımlarına daha fazla kaynak yaratmanın amaçlandığını söyledi. Türkiye'nin tüm sektörlerde rekabeti artırması gerektiğini belirten Şimşek, özelleştirmenin burada da çok önemli bir enstrüman olduğunu kaydetti. Devletle rekabetin neredeyse imkansız olduğunu kaydeden Şimşek, rekabetin bulunmadığı bir ortamda da yenilikten
bahsedilemeyeceğini ifade etti. Enerji dağıtım sektöründe, özellikle de bazı bölgelerde büyük kayıp, kaçak bulunduğuna işaret eden Şimşek, kayıp ve kaçağın maliyetinin, ürün fiyatlarına yansıdığını ve nihai olarak da tüketicinin cezalandırıldığını kaydetti. Özelleştirmeler sonucunda şirketlerin, dünyanın en iyi teknolojilerini getirerek, kayıp ve kaçak oranını azaltacağını belirten Şimşek, bunun yanı sıra vatandaşa da daha iyi hizmet sunulacağını söyledi. Yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye'nin rekabet
gücünün artacağını ifade eden Bakan Şimşek, ''Burada da özelleştirmeler büyük rol oynuyor. Enerji, bir ülkenin en önemli sektörlerinden birisi. Türkiye, bu alanda zayıf durumda. Ama attığımız adımlarla Türkiye'nin uluslararası rekabet gücü artıyor. Türkiye, suyunu, rüzgarını enerjiye dönüştürüyor. Var olan kaynakların daha etkin kullanımına dönük atımlar atıyoruz. Enerjide atılan adımlar, hem Türkiye içinde hem de ülkemizin uluslararası rekabeti açısından çok önemli'' diye konuştu.
Türkiye'nin 2010 yılında çok iyi bir performans gösterdiğini belirten Şimşek, ''2011 yılına da çok iyi bir başlangıç yaptık. Geçen yılki performansın 2011'de de devam etmemesi için hiçbir neden yok'' dedi.
2009'un dünya genelinde ciddi korkuların yaşandığı bir yıl olduğunu, 2010 yılının ise yine dünyada ciddi şüphelerle geçtiğini kaydeden Şimşek, ''Bu sene toparlanma ve büyüme öngörülüyor. Biz, Türkiye olarak makro istikrarı ciddi ölçüde tesis ettik. Enflasyon birkaç yıldır tek hanelerde, çekirdek enflasyon çok düşük düzeylerde. Kamu finansman dengeleri ve bütçe performansı açısından da Türkiye, dünyadan, Avrupa'dan ayrışıyor. Çok güçlü bir performansa sahibiz. Mikro reformlarla bu yapıyı
sağlamlaştırıyoruz'' ifadelerini kullandı.
Bakan Yıldız yaptığı konuşmada, 2010 yılında 16 milyar doları aşan özelleştirme geliriyle hedefin üzerinde bir performans gösterildiğini belirtti. Enerji sektörünün geçen yılı iyi değerlendirdiğini kaydeden Yıldız, bu yıl özellikle dağıtım şirketlerinin yatırımlarının 2,5 kata varan oranda artırılmasının, hizmet kalitesinin yanısıra fiyat tarifesinin olumlu yönde etkilenmesine de ciddi katkıda bulunacağını söyledi.
''EĞER BÜYÜMEYECEKSEK PROBLEM YOK, ÇAYIMIZI, KAHVEMİZİ İÇEREK, İŞLERİMİZE DEVAM EDEBİLİRİZ"
Türkiye'nin 8 yıl önce verdiği büyüme kararını artan dozlarda devam ettireceğini belirten Yıldız konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Eğer büyümeyeceksek bir problem yok. Normal çayımızı, kahvemizi içerek, işlerimize devam edebiliriz. 17. yüzyılda dünya nüfusu 500 milyon. 18. yüzyılda 1 milyar, 19. yüzyılda 2 milyar ve şu anda 7 milyar nüfusu konuşuyoruz. 2050 yılında 10,5 milyar nüfusu konuşacağız. Bütün bunların her biri insan odaklı hizmet kaynağı olan enerji sektörünün çok daha ciddi oranda büyümesi gerektiğini gösterdi. 2010 yılında enerji sektörü, yüzde 8 civarında büyüdü. Buna karşılık gelen rakam 8 milyar lira civarında. 2011
ve 2012 yıllarını da en az bu rakamlarla tamamlamak durumunda ki, yalnızca büyümeye karşılık verebilecek üretim kaynaklarına kavuşabilmiş olsun.''
Enerji sektörünün 2023 yılına kadarki yatırımlarının da 125 milyar doların üzerine çıkacağını belirten Yıldız, ''Bu çok ciddi bir rakam. Büyümeye karşılık gelecek enerji yatırımını yaparken, büyümenin de temel lokomotif sektörlerinden birisi olmayı da enerji sektörü hak ediyor demektir. Bu sevindirici bir gelişme'' dedi.
Bakan Yıldız, elektrik dağıtımında 2002 yılında özel sektörün payının yüzde 34 düzeyinde bulunduğunu, şu anda ise bu oranın yüzde 50'lere ulaştığını belirterek, bunun hem piyasanın daha çok liberalleştiğini ve serbestleştiğini gösterdiğini, hem de doğru yolda olunduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.. Yıldız, ''Önümüzdeki yıllar, enerji sektöründe elektrik ve gazda, daha çok liberalleşmenin, daha çok rekabetin ve daha çok kalitenin görüldüğü yıllar olacaktır'' diye konuştu.
"TÜRKİYE, SUYUNU, RÜZGARINI ENERJİYE DÖNÜŞTÜRÜYOR"
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, enerji sektöründeki özelleştirmeler yoluyla tüketiciye daha kaliteli ve ucuza hizmet sunulmasının yanı sıra kamunun eğitim, sağlık ve diğer alt yapı yatırımlarına daha fazla kaynak yaratmanın amaçlandığını söyledi. Türkiye'nin tüm sektörlerde rekabeti artırması gerektiğini belirten Şimşek, özelleştirmenin burada da çok önemli bir enstrüman olduğunu kaydetti. Devletle rekabetin neredeyse imkansız olduğunu kaydeden Şimşek, rekabetin bulunmadığı bir ortamda da yenilikten
bahsedilemeyeceğini ifade etti. Enerji dağıtım sektöründe, özellikle de bazı bölgelerde büyük kayıp, kaçak bulunduğuna işaret eden Şimşek, kayıp ve kaçağın maliyetinin, ürün fiyatlarına yansıdığını ve nihai olarak da tüketicinin cezalandırıldığını kaydetti. Özelleştirmeler sonucunda şirketlerin, dünyanın en iyi teknolojilerini getirerek, kayıp ve kaçak oranını azaltacağını belirten Şimşek, bunun yanı sıra vatandaşa da daha iyi hizmet sunulacağını söyledi. Yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye'nin rekabet
gücünün artacağını ifade eden Bakan Şimşek, ''Burada da özelleştirmeler büyük rol oynuyor. Enerji, bir ülkenin en önemli sektörlerinden birisi. Türkiye, bu alanda zayıf durumda. Ama attığımız adımlarla Türkiye'nin uluslararası rekabet gücü artıyor. Türkiye, suyunu, rüzgarını enerjiye dönüştürüyor. Var olan kaynakların daha etkin kullanımına dönük atımlar atıyoruz. Enerjide atılan adımlar, hem Türkiye içinde hem de ülkemizin uluslararası rekabeti açısından çok önemli'' diye konuştu.
Türkiye'nin 2010 yılında çok iyi bir performans gösterdiğini belirten Şimşek, ''2011 yılına da çok iyi bir başlangıç yaptık. Geçen yılki performansın 2011'de de devam etmemesi için hiçbir neden yok'' dedi.
2009'un dünya genelinde ciddi korkuların yaşandığı bir yıl olduğunu, 2010 yılının ise yine dünyada ciddi şüphelerle geçtiğini kaydeden Şimşek, ''Bu sene toparlanma ve büyüme öngörülüyor. Biz, Türkiye olarak makro istikrarı ciddi ölçüde tesis ettik. Enflasyon birkaç yıldır tek hanelerde, çekirdek enflasyon çok düşük düzeylerde. Kamu finansman dengeleri ve bütçe performansı açısından da Türkiye, dünyadan, Avrupa'dan ayrışıyor. Çok güçlü bir performansa sahibiz. Mikro reformlarla bu yapıyı
sağlamlaştırıyoruz'' ifadelerini kullandı.
