Anne, Bebeğini Dövdüğü İddialarını Yalanladı

Mersin'de darp edilen Doruk Efehan'ın annesi Altıngül Akiner, "Ben çocuğunu darp edecek kadar zalim bir anne değilim" diyerek kendini savundu.

Mersin'in Silifke ilçesi Sarıcalar Mahallesi'nde babası Ali Ç.'nin evinde kalan Altıngül Akiner, ayrılmak için mahkemelik olan eşi Oğuz Akiner'in çocuğunun öz annesi tarafından darp edildiği konusunda yaptığı açıklamanın gerçeği yansıtmadığını söyledi. Eşiyle yaklaşık 2 yıl önce evlenip Ankara'ya yerleştiğini, evliğinden birkaç ay sonra eşinin ve ailesinin kendisine şiddet uygulamaya başladığını iddia eden Altıngül Akiner, "Eşim evine bağlı biri değildi. Gece geç saatlere kadar eve gelmiyor, geldiğinde
de alkollü olup beni sürekli darp ediyordu. Beraber kaldığımız eşimin ailesi de bana şiddet uyguluyordu. Daha evliliğimizin ilk aylarında düğünümüzde takılan takıları bile eşim ve ailesi alıp bozdurdular. Ben de yuvam yıkılmasın diye sesimi çıkarmıyordum. Daha çocuğuma bir aylık hamileyken bile bana şiddet uygulandı. Karakolluk olduk ve eşim evden uzaklaştırma cezası aldı. Akrabalarının devreye girmesiyle yeniden barıştık. Ancak çocuğumuz olduktan sonra da eşim şiddet uygulamaya devam etti. Kardeşim Kadir
de 6 ay önce Ankara'ya gelip, çocuğumla beni Silifke'ye getirdi. Daha sonra da eşim ayrılık davası açmış. Şu anda mahkememiz devam ediyor. Eşim de bana tazminat, düğünde takılan takılarımı ve çocuğuma nafaka vermemek için böyle bir açıklama yapmıştır. Ben çocuğunu darp edecek kadar zalim bir anne değilim. Aksine çocuğumu çok seviyorum" dedi.
Çocuğunu birkaç defa düşürdüğünü, gözündeki şişliğin bu nedenle olduğunu ve bunu çocuğu babasına verir korkusuyla ailesine söyleyemediğini ifade eden Akiner, eşinin söylediği olayların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Altıngül'ün babası Ali Ç. ise, kızının ve torununun 6 aydır yanında olduğunu anlattı. Torununun iki aylıkken babası tarafından annesiyle birlikte sokağa atıldığını ve oğlu Kadir'in torunu ve kızını Silifke'ye getirdiğini dile getiren Ali Ç., şunları söyledi:
"Torunum yanımızdayken ona gözümüz gibi baktık. 6 aydır ne babası ne de akrabaları hiç arayıp sormadı. Torunumun tüm ihtiyaçlarını biz karşıladık. Evimdeki televizyonu satıp torunumun ihtiyacını karşıladım. 25 gün önce torunumun gözünde kaşıntı başladı. Alerji olmuştur düşüncesiyle sağlık ocağına götürdük. Damla ve merhem verdiler. 5 gün kullandık fayda etmedi. Gözünün altında kızarıklık başladı. İlaç ters etki etti düşüncesiyle annesiyle birlikte torunumu Silifke Devlet Hastanesi'ne götürüp önce göz
servisinde, sonra da çocuk servisinde muayene ettirdik. Teşhis koyamadıklarından dolayı Mersin Üniversitesi'ne sevk ettiler. Gene de içim rahat etmedi ve aynı gün akşam torunumu acil servise götürdüm. Doktor damla verdi. Sabah da kendi aracımızla Mersin Üniversitesi'ne götürdük. Burada kontrol edildikten sonra yatması gerektiği söylendi. Yatırdık ve ertesi gün yeniden yanına gittiğimizde Sosyal Hizmetler'e gitmemizi söylediler. Sosyal Hizmetler de bize torunumuzun darp edildiğini söyledi. Oğlumla birlikte
kızıma sorduğumuzda birkaç defa düşürdüğünü, bizim titiz biri olduğumuz için ve çocuğu babasına verir korkusuyla durumu bize söyleyemediğini belirtti. Yani düştüğünü bizden gizlemiş. Benim kızım çocuğunu darp edecek kadar zalim bir anne değildir. Darp olayına kesinlikle katılmıyorum. En büyük suçu düşürüp bize söylememesidir. Şuan ciğerimiz yanıyor. Tek dileğimiz torunumuzun sağlığına kavuşmasıdır. Babası tazminat, nafaka ödememek, takıları vermemek için yalan beyanda bulunuyor."
Küçük Doruk Efehan'ın dayısı Kadir ise, yeğenini kendi kardeşlerinden ayırmadığını belirterek, "Babası kardeşimi ve yeğenimi sokağa atmıştı. Ben gittim getirdim. Ben bir dayının yeğenine yapabileceği her şeyi yaptım. Gerek beslenme ve giyecek ihtiyacını karşılanmasında, gerekse sevgi olarak elimden geleni yeğenime verdim. İddialar kesinlikle asılsızdır. Kardeşim söylendiği gibi şiddet yanlısı bir anne değil" dedi.
Komşu Hediye Gürbüz de, ailenin torunlarına ve kızlarına çok iyi baktığını ve şiddet olayının kesinlikle olmadığını söyledi.
(MŞ-CC-Y)