Eğitim Sen Çorum Şubesi'nden Açıklama

Yozgat'ta sözleşmeli öğretmen olarak görev yaparken lösemi hastalığına yakalanan Metin Kurtçu'nun hayatını kaybetmesinin ardından tartışmalar devam ederken Eğitim Sen Çorum Şube Müdürlüğü bir açıklama yaptı

Yozgat'ta sözleşmeli öğretmen olarak görev yaparken lösemi hastalığına yakalanan Metin Kurtçu'nun hayatını kaybetmesinin ardından tartışmalar devam ederken Eğitim Sen Çorum Şube Müdürlüğü bir açıklama yaptı.
Yozgat'ta bir okulda sözleşmeli öğretmen olarak görev yaparken yakalandığı lösemi hastalığı sonucu hayatını kaybeden Metin Kurtçu'nun sözleşmesinin feshedilmesinin ardından başlayan tartışmalar devam ediyor. Konuya ilişkin bir açıklama yapan Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Halil Özbent, lösemi hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden Metin Kurtçu'nun yaşadığı sorunların sözleşmeli öğretmenlerin yaşadıkları zorlukları bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.
Hastalığı nedeniyle sözleşmesi feshedilen Kurtçu'nun başına gelenlerin ülkede öğretmenlere ne kadar değer verildiğini, kaderine nasıl terk edildiğini ortaya koyduğunu dile getiren Özbent, "Rahatsızlığı nedeniyle bir aydan fazla rapor kullandığı için sözleşmesi feshedilen öğretmen Metin Kurtçu'ya reva görülenler, aslında ülkemizde insana da ne kadar değer verildiğinin bir örneğidir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitimin temel yapısal sorunlarını çözmek yerine; öğretmenlik mesleğinin saygınlığını azaltacak
istihdam biçimlerine yönelmesi, geçici statüde sözleşmeli çalışmayı dayatmasının doğuracağı sonuçların ne olacağını, hepimiz bir kez daha gördük" dedi.
Kurtçu'nun ölümle pençeleştiği sırada mesleğinin elinden alınmasının, sosyal güvenceden, ekonomik haklardan mahrum bırakılması kabul edilemez bir durum olduğunu kaydeden Özbent, "Burada bakanlık yetkilileri, öğretmenin çalışma hakkını elinden alarak ona gerekli özeni göstermeyerek, onun yaşadığı dramın daha da artmasına neden olmuşlardır. Sözleşmeli öğretmenlerin yaşadığı bu sorunları çözmeniz için daha kaç öğretmenin ölmesini bekleyeceksiniz? Binlerce öğretmenin atama beklediği ve daha binlercesinin
umutsuzluğunun sürdüğü bu günlerde yaşanan bu acı; tüm eğitim camiasını ve herkesi çok üzmüştür.Mesleği, sosyal güvencesi elinden alınan öğretmenimizin yaşadığı bu dram; geride kalan ailesinin her türlü haktan mahrum bırakılması; ülkemizi yönetenlerin ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin yaşattığı büyük bir ayıptır" diye konuştu.