Başbakan'dan Chp'ye Gönderme

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Muş'un mahalli şivesiyle Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) "Beradayi beradayi (boş boş) konuşmasınlar" göndermesinde bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Muş'ta 106 tesisin toplu açılışını yaptı. Belediye Meydanı'nda yağmura rağmen yoğun sevgi ve coşku içinde karşılanan Erdoğan muhalefete yüklenerek "Sizin dediğiniz gibi, beradayi baredayi konmasınlar" dedi. CHP kurultayına göndermede bulunan Erdoğan, "Ankara'da, kurultaya gitmekten fırsat bulup da halkın içine giremeyenler var. Siz onları Muş'a çağırın. Ellerine geçirdikleri aslı astarı olmayan kağıt parçalarını sallamak suretiyle benim Kayseri Belediye Başkanımı zan
altında tutmak isteyenler önce kılavuzlarını değiştirsinler" dedi.
Belediye Meydanı'nda düzenlenen açılış töreninde halka seslenen Başbakan Erdoğan, 106 tesisin açılışını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. AK Parti iktidarı döneminde yapılan yatırımlara da değinen Başbakan Erdoğan, "Tarihi günlerinden birini yaşıyoruz, 106 farklı hizmetin, tesisin eserin açılışına şahitlik yapıyoruz. Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan, sulamaya, öğrenci yurdundan özel sektör yatırımlarına kadar her alanda Muş'u hizmetle buluşturuyoruz. 41 kilometrelik Muş-Bitlis bölünmüş yolunu
bitirdik. 12 kilometre Muş şehir geçişi bölünmüş yolunu bitirdik ve bu yolları resmi olarak hizmete açıyoruz. Gelirken Allah'a hamd olsun havaalanında şehre gelirken o güzel bölünmüş yoldan gelirken bir zamanlar neydi şimdi ne oldu. Bu yollar nasıl böyle oldu biliyor musunuz? Sizin gönül yollarınız böyle olduğu için böyle oldu" dedi.

"BÖLGE İHMAL EDİLDİ"
Yıllardır bölgenin ihmal edildiğini ifade eden Erdoğan, AK Parti'yle birlikte bölgeye yatırımların gelmeye başladığını dile getirerek "Sevgili kardeşlerim yıllar yılı buralar ihmal edildi. Ama şimdi biz bu yatırımlarla bu açıkları kapatıyoruz. Sulama, taşkın koruma ve dere ıslahı olarak 9 DSİ yatırımını tamamladık. Muş Ovası hep sular altına kalırdı, ama şimdi bundan kurtuldu. Bu 9 eseri de bugün bu toplu hizmetle hamd olsun açıyoruz. Muş ve ilçelerinde 9 sağlık ocağı ve lojmanları tamamladık. Bunlar da
açacağız. Muş merkezde bütün ilçelerde, köylerde hatta mezralarda okullar inşa ettik. Derslikler inşa ettik, lojmanlar inşa ettik. Bugün bir kalemde tam 400 yeni dersliği Muşlu çocuklarımızın hizmetine sunuyoruz. 2 bin 100 kişilik kız erkek öğrencilerimiz pansiyonlar açıyoruz. Muş'a kazandırdığımız Fen, Anadolu ve diğer liseleri, ilköğretim okullarını, anaokullarını lojmanları bugün hizmete alıyoruz. Malazgirt'te yaptırdığımız 100 kişilik kız öğrenci yurdunu bitirdik ve açıyoruz. Özel sektörümüzün yaptığı
35 farklı yatırımın da bugün heyecanını coşkusunu yaşıyoruz. Çimento fabrikasından süt fabrikasına, bisküviden mermer fabrikasına kadar 35 farklı yatırım var. Bütün bu eserler Muş'a hayırlı olsun, kardeşlerime hayırlı olsun diyoruz. Okullar, derslikle, sağlık ocakları, özel sektör yatırımları, yollar, sulama tesisleri hayırlı olsun. Eğitim noktasında Muş'a yatırım yapan özel sektör ve hayırseverleri tebrik ediyoruz. Yatırım yapan iş adamlarımızı tebrik ediyorum. Onlara da şahsım ve milletim adına teşekkür
ediyorum" şeklinde konuştu.

"MUŞ BİZİM ADETA BİR MİLLET OLARAK DOĞUM YERİMİZ"
Muş'u Türk halkının doğum yeri olarak niteleyen Erdoğan; "Muş bizim gözbebeğimiz, Muş bizim adeta bir millet olarak doğum yerimiz. 1071 yılında burada Muş Malazgirt'te Alparslan'ın ordusunda biz birbirimize kardeş olduk. O orduda biz bir olduk, iri olduk diri olduk. Beraber olduk, ebediyen devam edecek kader ortağı olduk. Nasıl ki Alparslan'ın ordusunda omuza omuza verdiysek ondan sonraki 939 yıl boyunca da her zaman omuz omuza verdik. Nasıl ki Malazgirt'te birlikte şehit olduysak, Türküyle Kürdüyle,
Arabıyla, Zaza'sıyla şehit olduysak, aynı ufka beraber baktıysak yine beraber bakıyoruz. Tüm savaşlarda, Çanakkale savaşında, İstiklal mücadelesinde istikbal mücadelemizi beraber verdik. Her vatan savunmasında birlikte şehit olduk, gazi olduk. Malazgirt'te başlayan o kardeşlik Niğbolu, Kosova, Molos ve İstanbul fethinde, Çanakkale'de devam etti. Malazgirt'te ortaklaşa o kaderimiz Kurtuluş Savaşı'nda adeta zirveye ulaştı. Selçuklu Devletini, Osmanlı Devletini, Cumhuriyeti yine birlikte kurduk. Kuşkunuz
olmasın bizim bu topraklarda nasıl tarihimiz birse, kaderimiz birse, kültürümüz, medeniyetimiz birse geleceğimiz de bir olacaktır, beraber olacak. Yine kardeşlik üzerine bina edilecek. Hiç kimse ama hiç kimse bizim aramıza nifak sokamaz, aramıza fitne tohumları saçamaz. Bizim o kadim kardeşliğimizi bozamaz. Bizim kardeşliğimiz 10-20 yıllık değildir. Bin yıllık bir kardeşliktir. Ben bu ülkenin bir evladı olarak başbakanınız olarak şunu kabul ediyorum ve samimiyetle ifade ediyorum. Kardeşlerim ben sizi
makam, mevki, para pul için sevmiyorum. Ben sizi sadece yaratandan ötürü seviyorum. Birileri bizim aramızı açmak istiyor, nifak tohumlar atmak istiyor. Bizi kimse birbirimizden ayıramayacak ve nice kulağı olanlar var ki duymazlar, gözü olanlar var ki hakikati gerçeği görmezler, dili olanlar var ki hakkı hakikati konuşamazlar. Onlar sadece hedef saptırırlar. Akşam söylediklerini sabah inkar ederler. Onlar sürekli u dönüşü yaparlar ama bu millete sadece doğruluk yakışır, dürüstlük yakışır. Çünkü biz bunlar
üzerinde büyüdük, yetiştik bunlar üzerinde de bu yola devam edeceğiz. Bu bölge yıllarca ihmal edildi. Bu bölge içinde Muş yıllar boyunca yeterli hizmeti alamadı. Bu bölgenin meseleleri Muş'un meseleleri yıllarca görmezden gelindi. İhmal edildi, inkar edildi. Muşluların güzel bir sözü vardır; 'Eğer taş yuvarlandı çömleğe değdi vay çömleğin haline, eğer çömlek yuvarlandı taşa değdi vay çömleğin haline' her zaman söylüyorum inkar politikaları benim Muşlu kardeşime kaybettirdi. Terör Muşlu kardeşime
kaybettirdi. İhmal, yatırımsızlık, işsizlik, yoksulluk Muşlu kardeşime kaybettirdi. Taş her zaman kazandı ama çömlek her zaman kaybetti. Gençler kaybetti, analar babalar kaybetti ama fesat odakları terör kazandı, silah tüccarları her zaman kazandı. İşte bu dönemler sona ermiştir, bu dönemler bizim hükümetimiz tarafından bir daha açılmamak üzere kapatılmıştır" diye konuştu.

"8 YIL ÖNCE DÖNEM BAŞLATTIK"
İnkar politikalarının sona erdiğini vurgulayan Erdoğan sözlerine şöyle devam etti;
"Kardeşliğimizi zedeleyecek her türlü girişimi elimizin tersiyle ittik. Biz 8 yıl önce bir dönem başlattık, kollarımızı sıvadık. Ne doğu ne batı, ne kuzey ne güney ayrımı olmayacak dedik. 780 bin kilometrekarelik vatan toprağını beraber ayağa kaldıracağız dedik ve Türkiye'nin 81 vilayetini şantiyeye dönüştürdük. İstanbul'a ne yapıyorsak Muş'a da aynısı yapacağız dedik, Ankara'ya hangi yatırımı yaptıysak Bitlis'e de aynısını yaptık. Edirne'yi Van'dan, Muğla'yı Diyarbakır'dan, Hakkari'yle Tekirdağ'ı valla
ayrı tutmuyoruz billah tutmuyoruz. Doğusunda farklı batısında farklı konuşmuyor, herkesi kucaklıyor, eşit mesafede duruyoruz. Diline, inancına, etnik kökenine, zenginlik, fakirliğine bakmadan bölgeye bakmadan yaratılan yaratandan ötürü seviyoruz. Bir şey değişir her şey değişir, bir kapı aralanır her yer aydınlanır. Bir küçük adım atılır o adım büyüyerek atılıma dönüşür. Biz bir kapı araladık, biz bir adım attık, biz gönlümüzü açtık, biz yaptığımız kamu yatırımlarıyla şehirlerimizin geleceğini değiştirmek
için adımlar attık. Muş'ta bin 292 yeni derslik inşa ettik. Muş'a 2007 yılında Muş Alparslan Üniversitesi'ni kurduk. Yavrularımız kitap ve kredilerini alıyor, şartlı nakit transferi ve diğer yatırımlarla eğitime güçlü destek verdik. Bunlar yetmez, şimdi Fatih Projesi'yle her sınıfta laptop olacak, internet ağı olacak. Her sınıfa kara tahta değil akıllı tahta girecek. Artık Muş'un her yerinde bunu göreceksiniz. Muşun kızları okuyacak, anneler kızlarımızı okutacağız. Biz size efendi olmaya gelmedik
hizmetkar olmaya geldik. İnşallah Muş'un gençleri liselerde üniversitelerde eğitim görecek. Yaptığımız yollar yatırım, hizmet, turist, öğrenci taşıyacak. Tüm bu yatırımlarla Muş'un artık çehresi köklü bir şekilde değişiyor, değişecek. Biz yıllardır devam eden bir kısır döngüyü kırdık. Muş'un gençlerini, Muşlu kardeşlerimi istismar edenlerden o istismar araçlarını tek tek alıyoruz. Eğitimsizliği istismar edenler şimdi okullardan korkuyorlar, yoksulluğu istismar edenler yatırımlardan korkuyorlar. Yol hastane
okul yok diyerek bu bölgedeki vatandaşları aldattılar. Bir yerde bir sıkıntı varsa özellikle onu arayıp bulup televizyonlardan dolaştıran malum medya var. Hastanede bir odada iki odada bir sıkıntı yaşandığı zaman 1-2 saatlik aksama olduğu zaman yaygarasını koparan medya var. Ama bunlar yapılanları görmüyor. Bütün hastaneleri birleştirmek suretiyle devlet, vakıf, özel sektör ayırımı yapmaksızın bunların yolunu açan bu iktidarı görmeyen bu medya 1-2 hatayı haber yapıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar benim halkım
gerçeği görüyor."

SİZİN EMANETİNİZİ KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ.
12 Eylül halk oylamasında Muş'tan alınan sonuca da değinen Başbakan Erdoğan; "Muş 12 Eylül halk oylamasında bütün tehditlere rağmen yüzde 51,4 oranında sandıma ğa gitti ve yüzde 92 gibi yüksek bir oranda evet dedi. Bu vesileyle Muşlu kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bu yüksek oran esasında Muş'un değişime ne kadar susadığını, milli birlik ve kardeşliğe hasret kaldığını gösteriyor. Demokrasi ve özgürlüğe özlem duyduğunu gösteriyor. Sizin bize yüklediğiniz bu emanetinizin takipçisi olacağız. Bugüne kadar
nasıl çetelere karşı durduysak, milli iradeyi gasp etmek isteyenlerin karşısında durduysak sizin emanetinizi korumaya devam edeceğiz. Bizim gelemediğimiz yerde eserlerimiz geliyor, hizmetimiz geliyor, yatırımlarımız geliyor" şeklinde konuştu.

"BERADAYİ BERADAYİ KONUŞUYORLAR"
Muş'un mahalli şivesiyle CHP'ye yüklenen Erdoğan sözlerini "Ankara'da özellikle kurultaya gitmekten fırsat bulup da halkın içine giremeyenler var. Siz onları Muş'a çağırın. Ellerine geçirdikleri aslı astarı olmayan kağıt parçalarını sallamak suretiyle benim Kayseri Belediye Başkanımı zan altında tutmak isteyenler önce kılavuzlarını değiştirsinler. Biz Muş'a davet yapıyoruz. Yabancı diplomatlardan duydukları dedikodularla siyaset yapanları Muşa çağırın. Sizin dediğiniz gibi 'beradayi beradayi' (boş boş)
konuşmasınlar. Bunlar beradayi beradayi konuşuyorlar. Gelsinler Muş'un nasıl değiştiğini görsünler. Nereden nereye geldiğini görsünler. Muş'taki umudu heyecanı Muş'taki hanım kardeşlerimin beyefendi kardeşlerimin heyecanını görsünler. Türkiye'de güzel şeyler oluyor. İnşallah çok daha güzeline hep birlikte erişeceğiz. Ben bir kez daha Muş'a kazandırdığımız tüm bu eserlerin bu hizmetini Muş'umuza hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde tamamladı;