Mhp'den 'Kürtçe' Tepkisi
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis'te son dönemde Türkçe dışındaki dillerde konuşma yapma girişimlerinin arttığını hatırlatarak, bunun, çok dilli bir millet yapısını Türk halkına hazmettirme çabaları olduğunu söyledi
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis'te son dönemde Türkçe dışındaki dillerde konuşma yapma girişimlerinin arttığını hatırlatarak, bunun, çok dilli bir millet yapısını Türk halkına hazmettirme çabaları olduğunu söyledi. Bu konuda gerekli önlemleri alması için Meclis Başkanı'na başvurduklarını kaydeden Vural, "Bu girişimler karşısında MHP olarak sesimizi ve sözümüzü yükseltmeye devam edeceğiz" dedi.
Vural, MHP milletvekilleriyle birlikte Meclis'te düzenlediği basın toplantısında son dönemde Meclis'te Türkçe dışında bir dille milletvekillerine hitap eden bazı vekiller olduğunu herkesin müşahede ettiğini anlattı. Anayasa'nın 3. maddesinin, devletin resmi dilinin Türkçe olduğuna işaret eden Vural, Anayasa'ya göre TBMM üyelerinin, seçildikleri bölgeyi değil bütün milleti temsil ettiklerini söyledi. Siyasi Partiler Kanunu'nun 81. maddesinde ise kapalı salon toplantılarında Türkçe'den başka bir dil
kullanılamayacağına hükmedildiğini ifade eden Vural, bu mevzuata rağmen Türkçe dışında bir dille konuşma yapan milletvekillerinin Meclis'te gerilime neden olduklarını vurguladı. Bütün Türk milletini temsil eden Meclis çatısı altında Türkçe dışında bir dil kullananların, açık şekilde hukuka aykırı olan bu tavrı ısrarla sürdürmek istediğine işaret eden Vural, MHP olarak bu konuyu Meclis Başkanı'na ileterek gerekli önlemleri almasını istediklerini söyledi. Oturumları yöneten Meclis Başkanvekilleri ve
Başkanlık Divanı üyelerinin de bu durumu müşahede ettiklerini kaydeden Vural, Meclis Başkanvekili Meral Akşener ve Başkanlık Divanı üyesi Murat Özkan'ın, TBMM'nin bu hukuksuzluğa alet edilmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını Meclis Başkanı'na bir yazıyla ilettiklerini söyledi. Vural şunları söyledi:
"Türkçe'ye koşut başka dillerin Parlamento'da konuşulması ve Türk milletini çok dilli bir millet haline dönüştürme çabalarını endişeyle takip ediyoruz. Bu girişimler karşısında sessiz kalan ve bu girişimlerin altyapısını hazırlayan hükümeti uyarıyoruz. Bu milleti birbirini anlamaz hale dönüştüren bu çabalar karşısında gerekli tedbirleri alın. Sayın Meclis Başkanı, bunun parti kapatma gerekçesi olduğunu söylüyor. Peki bu konular Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı işlemlerse, bu konuda girişimde kim
bulunacaktır? Parti kapatma sebebi olduğunu söyleyen ey Meclis Başkanı. Partisinin kapatılmasına bu eylemle yol açan milletvekillerinin dokunulmazlık zırhına bürünmesini perçinleştiren, o 12 Eylül'de ileri demokrasi adına yaptırdığınız Anayasa değişikliğidir. AK Parti, bizzat hukuka aykırı iş ve eylemlerin odağı olanları dokunulmazlık zırhına sokmak suretiyle, Türk milletine hazmettirilmek istenen bir girişimin destekçisi olmuştur."
"DEVLET TİYATROLARI KAMU KURUMU"
Devlet Tiyatroları'nda Kürtçe oyun sergilenmesini eleştiren Vural, Devlet Tiyatroları'nın da bir kamu kurumu olduğuna işaret etti. AK Parti'nin hazırladığı bu zeminin, fiili bir duruma doğru dönüştürüldüğünü öne süren Vural, bu süreci Türk milletine hazmettirecek yeni bir rol paylaşımıyla karşı karşıya olduklarını dile getirdi. Vural, Van Valisi'nin, Bitlis Valisi'nin Türkçe dışında davetiyeler bastırdığını, Kültür Bakanlığı tarafından bastırılan bir davetiyede Türkçe dışında dil kullanıldığını
belirterek, MHP olarak bu tuzakların farkında olduklarını ifade etti. Vural, "Bu milletin birbirini anlamasını engelleyecek, bu milleti bölmeye yönelik girişimlere karşı ısrarla tavır alacağız. Bu ülkenin insanlarını diline göre, bölgesine göre böldürmeyeceğiz" diye konuştu.
Yapılan araştırmaların, açılımın insanlar arasına sosyal mesafe koymaya başladığını ortaya koyduğuna işaret eden Vural, "Bu hain proje bir bombadır. Bu tablodan ne kadar memnunsun ey Sayın Başbakan. İnsanlar birbirinden kopuyorsa, arasına sosyal mesafe koymaya başlamışsa açılım politikaları, etnik kimlik siyasetinin içyüzüdür. AK Parti'nin bu politikaları, Türkiye'de olmayan etnik kimlik sorunun etnik kimlik sorunu haline dönüştürmek isteyen hain bir projedir" şeklinde konuştu.
"MİLLETİ BÖLMEYE YÖNELİK PROJENİN PARÇASI"
Hiç kimsenin evinde ana dilini kullanmasına kimsenin bir şey diyemeyeceğini belirten Vural, buna karşılık devletin dilinin Türkçe olduğunu ve buna herkesin uyması gerektiğini vurguladı. Bu tablonun Türk milletinin içine huzursuzluk soktuğunu söyleyen Vural, ortaya çıkan gelişmelerin, bu milleti iki dilli bir millet haline dönüştürmeye ve milleti bölmeye yönelik bir projenin parçaları olduğunu savundu.
Vural, Mesut Barzani'nin kongresine Türkiye'den milletvekillerinin gittiğini belirterek, 'Barzani'nin birleşik Kürdistan ve Kerkük'ün Kürt şehri olduğu yönündeki sözleri karşısında bu milletvekillerinin gıkının çıkmadığını' söyledi. Bu gidişatın, Türkiye'nin sosyal uzlaşma yapısını bozduğunu kaydeden Vural, "MHP milletvekilleri olarak biz diyoruz ki bu milletin birlik ve bütünlüğünü kimse bozamayacaktır. Bu süreç milletimize hazmettirilemeyecektir" dedi.
Vural, basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını cevapladı. BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın 'Bu bir pasif başkaldırı' sözlerinin hatırlatılması üzerine Vural, MHP olarak bu milletin birlik ve bütünlüğünü korumaya, Türk milletini böldürmemeye kararlı olduklarını vurguladı. Vural, "Diyarbakır'ı İzmir'den, Van'ı İstanbul'dan koparmamaya, birbiriyle anlaşamaz hale düşürmemeye kararlıyız" şeklinde konuştu.
Vural, 'Meclis'te Kürtçe konuşulması konusunda şikayet dışında bir girişimde bulunacak mısınız?' sorusuna şu karşılığı verdi:
"Türkiye'de kanunların uygulanmasını istemek esas olması gereken değil mi? Ben devletimin bu konuda Anayasa ve kanunlar çerçevesinde elindeki imkanları kullanmasını istiyorum. Bizi yöneten bir devlet ve bir hükümet var. Biz de yasal bir çerçevede görevlerini hatırlatıyoruz. Bu girişimler karşısında MHP olarak sesimizi ve sözümüzü yükseltmeye devam edeceğiz. Devleti yöneten irade bu girişimler karşısında adım atmalıdır. Hukuk çerçevesinde bu konuda alınması gereken tedbirler olmalrDevlet Tiyatroları'nın
da bir ıdır. Burası hukuk devleti olduğuna göre hukuk devleti çerçevesinde bu konuda Türkiye'yi yönetenlerden talebimiz vardır. Biz gerektiği zaman nasıl davranacağımızı bilen bir hareketiz."
Vural, basın toplantısının sonunda Kültür Bakanlığı'nın Bitlis'teki 'Dengbejler Bitlis Buluşması' davetiyesini basın mensuplarına göstererek, Başbakan'ın da Bitlis'e gidecek olmasının büyük tesadüf olduğunu belirtti. Vural, "Sonra kalkıp ok yaydan çıktı diyor. Ok benim kalbimi, tarihimi, kimliğimi vuruyor" dedi.
Vural, MHP milletvekilleriyle birlikte Meclis'te düzenlediği basın toplantısında son dönemde Meclis'te Türkçe dışında bir dille milletvekillerine hitap eden bazı vekiller olduğunu herkesin müşahede ettiğini anlattı. Anayasa'nın 3. maddesinin, devletin resmi dilinin Türkçe olduğuna işaret eden Vural, Anayasa'ya göre TBMM üyelerinin, seçildikleri bölgeyi değil bütün milleti temsil ettiklerini söyledi. Siyasi Partiler Kanunu'nun 81. maddesinde ise kapalı salon toplantılarında Türkçe'den başka bir dil
kullanılamayacağına hükmedildiğini ifade eden Vural, bu mevzuata rağmen Türkçe dışında bir dille konuşma yapan milletvekillerinin Meclis'te gerilime neden olduklarını vurguladı. Bütün Türk milletini temsil eden Meclis çatısı altında Türkçe dışında bir dil kullananların, açık şekilde hukuka aykırı olan bu tavrı ısrarla sürdürmek istediğine işaret eden Vural, MHP olarak bu konuyu Meclis Başkanı'na ileterek gerekli önlemleri almasını istediklerini söyledi. Oturumları yöneten Meclis Başkanvekilleri ve
Başkanlık Divanı üyelerinin de bu durumu müşahede ettiklerini kaydeden Vural, Meclis Başkanvekili Meral Akşener ve Başkanlık Divanı üyesi Murat Özkan'ın, TBMM'nin bu hukuksuzluğa alet edilmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını Meclis Başkanı'na bir yazıyla ilettiklerini söyledi. Vural şunları söyledi:
"Türkçe'ye koşut başka dillerin Parlamento'da konuşulması ve Türk milletini çok dilli bir millet haline dönüştürme çabalarını endişeyle takip ediyoruz. Bu girişimler karşısında sessiz kalan ve bu girişimlerin altyapısını hazırlayan hükümeti uyarıyoruz. Bu milleti birbirini anlamaz hale dönüştüren bu çabalar karşısında gerekli tedbirleri alın. Sayın Meclis Başkanı, bunun parti kapatma gerekçesi olduğunu söylüyor. Peki bu konular Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı işlemlerse, bu konuda girişimde kim
bulunacaktır? Parti kapatma sebebi olduğunu söyleyen ey Meclis Başkanı. Partisinin kapatılmasına bu eylemle yol açan milletvekillerinin dokunulmazlık zırhına bürünmesini perçinleştiren, o 12 Eylül'de ileri demokrasi adına yaptırdığınız Anayasa değişikliğidir. AK Parti, bizzat hukuka aykırı iş ve eylemlerin odağı olanları dokunulmazlık zırhına sokmak suretiyle, Türk milletine hazmettirilmek istenen bir girişimin destekçisi olmuştur."
"DEVLET TİYATROLARI KAMU KURUMU"
Devlet Tiyatroları'nda Kürtçe oyun sergilenmesini eleştiren Vural, Devlet Tiyatroları'nın da bir kamu kurumu olduğuna işaret etti. AK Parti'nin hazırladığı bu zeminin, fiili bir duruma doğru dönüştürüldüğünü öne süren Vural, bu süreci Türk milletine hazmettirecek yeni bir rol paylaşımıyla karşı karşıya olduklarını dile getirdi. Vural, Van Valisi'nin, Bitlis Valisi'nin Türkçe dışında davetiyeler bastırdığını, Kültür Bakanlığı tarafından bastırılan bir davetiyede Türkçe dışında dil kullanıldığını
belirterek, MHP olarak bu tuzakların farkında olduklarını ifade etti. Vural, "Bu milletin birbirini anlamasını engelleyecek, bu milleti bölmeye yönelik girişimlere karşı ısrarla tavır alacağız. Bu ülkenin insanlarını diline göre, bölgesine göre böldürmeyeceğiz" diye konuştu.
Yapılan araştırmaların, açılımın insanlar arasına sosyal mesafe koymaya başladığını ortaya koyduğuna işaret eden Vural, "Bu hain proje bir bombadır. Bu tablodan ne kadar memnunsun ey Sayın Başbakan. İnsanlar birbirinden kopuyorsa, arasına sosyal mesafe koymaya başlamışsa açılım politikaları, etnik kimlik siyasetinin içyüzüdür. AK Parti'nin bu politikaları, Türkiye'de olmayan etnik kimlik sorunun etnik kimlik sorunu haline dönüştürmek isteyen hain bir projedir" şeklinde konuştu.
"MİLLETİ BÖLMEYE YÖNELİK PROJENİN PARÇASI"
Hiç kimsenin evinde ana dilini kullanmasına kimsenin bir şey diyemeyeceğini belirten Vural, buna karşılık devletin dilinin Türkçe olduğunu ve buna herkesin uyması gerektiğini vurguladı. Bu tablonun Türk milletinin içine huzursuzluk soktuğunu söyleyen Vural, ortaya çıkan gelişmelerin, bu milleti iki dilli bir millet haline dönüştürmeye ve milleti bölmeye yönelik bir projenin parçaları olduğunu savundu.
Vural, Mesut Barzani'nin kongresine Türkiye'den milletvekillerinin gittiğini belirterek, 'Barzani'nin birleşik Kürdistan ve Kerkük'ün Kürt şehri olduğu yönündeki sözleri karşısında bu milletvekillerinin gıkının çıkmadığını' söyledi. Bu gidişatın, Türkiye'nin sosyal uzlaşma yapısını bozduğunu kaydeden Vural, "MHP milletvekilleri olarak biz diyoruz ki bu milletin birlik ve bütünlüğünü kimse bozamayacaktır. Bu süreç milletimize hazmettirilemeyecektir" dedi.
Vural, basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını cevapladı. BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın 'Bu bir pasif başkaldırı' sözlerinin hatırlatılması üzerine Vural, MHP olarak bu milletin birlik ve bütünlüğünü korumaya, Türk milletini böldürmemeye kararlı olduklarını vurguladı. Vural, "Diyarbakır'ı İzmir'den, Van'ı İstanbul'dan koparmamaya, birbiriyle anlaşamaz hale düşürmemeye kararlıyız" şeklinde konuştu.
Vural, 'Meclis'te Kürtçe konuşulması konusunda şikayet dışında bir girişimde bulunacak mısınız?' sorusuna şu karşılığı verdi:
"Türkiye'de kanunların uygulanmasını istemek esas olması gereken değil mi? Ben devletimin bu konuda Anayasa ve kanunlar çerçevesinde elindeki imkanları kullanmasını istiyorum. Bizi yöneten bir devlet ve bir hükümet var. Biz de yasal bir çerçevede görevlerini hatırlatıyoruz. Bu girişimler karşısında MHP olarak sesimizi ve sözümüzü yükseltmeye devam edeceğiz. Devleti yöneten irade bu girişimler karşısında adım atmalıdır. Hukuk çerçevesinde bu konuda alınması gereken tedbirler olmalrDevlet Tiyatroları'nın
da bir ıdır. Burası hukuk devleti olduğuna göre hukuk devleti çerçevesinde bu konuda Türkiye'yi yönetenlerden talebimiz vardır. Biz gerektiği zaman nasıl davranacağımızı bilen bir hareketiz."
Vural, basın toplantısının sonunda Kültür Bakanlığı'nın Bitlis'teki 'Dengbejler Bitlis Buluşması' davetiyesini basın mensuplarına göstererek, Başbakan'ın da Bitlis'e gidecek olmasının büyük tesadüf olduğunu belirtti. Vural, "Sonra kalkıp ok yaydan çıktı diyor. Ok benim kalbimi, tarihimi, kimliğimi vuruyor" dedi.
