Chp'den Kardemir Açıklaması
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Erdoğan Dinçel, KARDEMİR'de yaşanan işten çıkarmalarla ilgili tüm siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerini göreve davet etti.
CHP İl Başkanı Erdoğan Dinçel, parti binasında düzenlediği basın toplantısında, son günlerde KARDEMİR'de yaşanan işten çıkarılmalarla ilgili olarak açıklamalarda bulunarak, " Gelin bu uygulamanın durdurulması, mağduriyetlerinden giderilmesi, yeniden barış ve huzurun sağlanması için, yeniden üretim rekorları kıran bir KARDEMİR için el ele verelim ve yaşanan sıkıntıları giderelim" dedi.
Uygulamayı savunanlardan bir an kendilerini işlerini kaybedenlerin yerine koymasını isteyen Dinçel, "Yıllardır bu işletme üretim rekorları kırarken, bu insanlar da katkılarını koydular. Bu insanların gelecek sağlamak zorunda oldukları çocukları var, bakmak zorunda oldukları hastaları var, vermek zorunda oldukları hayat mücadeleleri var. Bu insanları kapının önüne koyamazsınız. Eğer bunu yaparsanız bu kentte toplumsal barışı bozarsanız, huzuru bozarsanız bu karlı işletmenin üretimini aksatırsınız. İş
barışının huzurun, güvenliğin olmadığı bir işletme, hem kapasite hem kalite olarak kayba uğrar. Bu da en basit ve somut anlatımla o işletmenin karlılığının düşmesi demektir" diye kaydetti.
İşten çıkarılmalara karşı siyasi partilere ve STK'lara çağrı yapan CHP İl Başkanı Erdoğan Dinçel açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bugün Karabük'ümüzün sıcak gündemiyle ilgili bir değerlendirme yapma gereği duyduk. Bu sıcak gündem hepimizin bildiği gibi işten atılmalar. Dikkat edilirse 'işten çıkartmalar' değil, 'işten atılmalar' deyimini kullandım. Gerçekten de bu gelişmeler tam olarak bir işten atmadır. Bizim bu konuyla ilgili tavrımız ve düşüncemiz başından beri net ve değişmedi. Hiçbir çalışan sendikal
tercihi nedeniyle mağdur edilemez. Tabii bunu söylediğimizde atılmaları başka gerekçelere dayandıranlar olacaktır. Ama tüm bu gerekçeler inandırıcılıktan uzak gerekçelerdir. İşten atılan bu arkadaşlarımızın birebir hepsini tanımıyoruz. Ancak içlerinde yakından tanıdığımız bazı isimler var ki sadece o isimler bile bu uygulamanın ne kadar haksız ve yanlış olduğunu anlamamıza yetiyor. Bir örnek verirsek borçlarının yapılandırılması talebinde bulunulmasına rağmen bu talep değerlendirilmeden, işten atılan
arkadaşlarımız var. Üretimi dolayısıyla iş yerini sabote etmedikten sonra, hiçbir çalışan ekmeğinden edilmemelidir. Bir emekçinin de hiçbir zaman kendi ekmek teknesini sabote etmesi düşünülemez. Bu uygulamayı savunanlara çok basit bir önerimiz var; bir an, sadece bir an kendilerini bu arkadaşlarımızın yerine koysunlar. Yıllardır bu işletme üretim rekorları kırarken, bu insanlarda katkılarını koydular. Bu insanların gelecek sağlamak zorunda oldukları çocukları var, bakmak zorunda oldukları hastaları var,
vermek zorunda oldukları hayat mücadeleleri var. Bu insanları kapının önüne koyamazsınız. Eğer bunu yaparsanız bu kentte toplumsal barışı bozarsanız, huzuru bozarsanız, daha da fazlasını söylersek bu karlı işletmenin üretimini aksatırsınız. İş barışının huzurun, güvenliğin olmadığı bir işletme, hem kapasite hem kalite olarak kayba uğrar. Bu da en basit ve somut anlatımla o işletmenin karlılığının düşmesi demektir. Şimdi buradan tüm siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına tüm taraflara ve tüm
Karabüklülere bir çağrı yapalım. Gelin, bu uygulamanın durdurulması, tüm mağduriyetlerinden giderilmesi, yeniden barışın, huzurun sağlanması için, yeniden üretim rekorları kıran bir KARDEMİR için el ele verelim. Bu sorunu aşalım. İnsanların ekmeksiz ve aşsız kalmaması için sesimizi yükseltelim. Bu arkadaşlarımıza sahip çıkarak aslında Karabük'ümüzün geleceğine sahip çıkacağımızın bilincini oluşturalım."
Uygulamayı savunanlardan bir an kendilerini işlerini kaybedenlerin yerine koymasını isteyen Dinçel, "Yıllardır bu işletme üretim rekorları kırarken, bu insanlar da katkılarını koydular. Bu insanların gelecek sağlamak zorunda oldukları çocukları var, bakmak zorunda oldukları hastaları var, vermek zorunda oldukları hayat mücadeleleri var. Bu insanları kapının önüne koyamazsınız. Eğer bunu yaparsanız bu kentte toplumsal barışı bozarsanız, huzuru bozarsanız bu karlı işletmenin üretimini aksatırsınız. İş
barışının huzurun, güvenliğin olmadığı bir işletme, hem kapasite hem kalite olarak kayba uğrar. Bu da en basit ve somut anlatımla o işletmenin karlılığının düşmesi demektir" diye kaydetti.
İşten çıkarılmalara karşı siyasi partilere ve STK'lara çağrı yapan CHP İl Başkanı Erdoğan Dinçel açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bugün Karabük'ümüzün sıcak gündemiyle ilgili bir değerlendirme yapma gereği duyduk. Bu sıcak gündem hepimizin bildiği gibi işten atılmalar. Dikkat edilirse 'işten çıkartmalar' değil, 'işten atılmalar' deyimini kullandım. Gerçekten de bu gelişmeler tam olarak bir işten atmadır. Bizim bu konuyla ilgili tavrımız ve düşüncemiz başından beri net ve değişmedi. Hiçbir çalışan sendikal
tercihi nedeniyle mağdur edilemez. Tabii bunu söylediğimizde atılmaları başka gerekçelere dayandıranlar olacaktır. Ama tüm bu gerekçeler inandırıcılıktan uzak gerekçelerdir. İşten atılan bu arkadaşlarımızın birebir hepsini tanımıyoruz. Ancak içlerinde yakından tanıdığımız bazı isimler var ki sadece o isimler bile bu uygulamanın ne kadar haksız ve yanlış olduğunu anlamamıza yetiyor. Bir örnek verirsek borçlarının yapılandırılması talebinde bulunulmasına rağmen bu talep değerlendirilmeden, işten atılan
arkadaşlarımız var. Üretimi dolayısıyla iş yerini sabote etmedikten sonra, hiçbir çalışan ekmeğinden edilmemelidir. Bir emekçinin de hiçbir zaman kendi ekmek teknesini sabote etmesi düşünülemez. Bu uygulamayı savunanlara çok basit bir önerimiz var; bir an, sadece bir an kendilerini bu arkadaşlarımızın yerine koysunlar. Yıllardır bu işletme üretim rekorları kırarken, bu insanlarda katkılarını koydular. Bu insanların gelecek sağlamak zorunda oldukları çocukları var, bakmak zorunda oldukları hastaları var,
vermek zorunda oldukları hayat mücadeleleri var. Bu insanları kapının önüne koyamazsınız. Eğer bunu yaparsanız bu kentte toplumsal barışı bozarsanız, huzuru bozarsanız, daha da fazlasını söylersek bu karlı işletmenin üretimini aksatırsınız. İş barışının huzurun, güvenliğin olmadığı bir işletme, hem kapasite hem kalite olarak kayba uğrar. Bu da en basit ve somut anlatımla o işletmenin karlılığının düşmesi demektir. Şimdi buradan tüm siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına tüm taraflara ve tüm
Karabüklülere bir çağrı yapalım. Gelin, bu uygulamanın durdurulması, tüm mağduriyetlerinden giderilmesi, yeniden barışın, huzurun sağlanması için, yeniden üretim rekorları kıran bir KARDEMİR için el ele verelim. Bu sorunu aşalım. İnsanların ekmeksiz ve aşsız kalmaması için sesimizi yükseltelim. Bu arkadaşlarımıza sahip çıkarak aslında Karabük'ümüzün geleceğine sahip çıkacağımızın bilincini oluşturalım."
