Zeytinyağı tüketimi arttı

Sağlıklı yaşam kültürünün vazgeçilmez ürünü olarak tanımlanan ve üretici ülke olunmasına rağmen yeteri kadar tüketilmeyen zeytinyağı, Türk tüketicisinin de tercihi oldu.

Tüketimin kişi başına 1 litrenin üzerine çıkamadığı zeytinyağında son yıllarda bu rakam 1.4 litreye yükselirken 3 yıllık vadede bu rakamın 2 litreye çıkması umut ediliyor.

TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, büyük kentlerde oluşan sağlıklı yaşam bilinci ve doğal beslenme kültürünün zeytinyağında tüketimi artırdığını belirtti.

Zeytinyağı üreticisi firmaların talebi artırmak için tanıtım çabası içinde olduğunu ancak üretimin yapıldığı bölgelerle Marmara Bölgesi dışında çok fazla tüketilemeyen zeytinyağının ülke genelinde talep görmeye başladığını kaydeden Çetin, üretim teknolojisinin gelişmesi ve kalitenin yükselmesinin de bu artışta olumlu etkisinin bulunduğunu dile getirdi.

Çetin, tüketicinin artık doymak için beslenmenin yanında sağlığını korumak için beslenme anlayışını ön planda tutar hale geldiğine dikkat çekerek, şöyle dedi:

''Dünyanın en kaliteli ve lezzetli yağlarını üretiyoruz. Bunun yıllardır tüketilmemesi üreticiyi çok üzüyordu. Son yıllarda bir çok girişimci bu alandaki potansiyeli görerek yatırımlara girdi. Arz yönündeki hareketlilik talebi de tetikledi. Son olarak devlet desteğiyle yeni zeytin plantasyonlarının oluşturulması da tüketimi etkiledi.

Devlet olarak zeytinyağında İspanya'dan sonra ikincilik hedefinin konulması üreticiye güven verdi. Tüketimin yıllardır takılıp kaldığı kişi başına 1 litreden kısa sürede 1.4 litreye çıkması umut verici. Bakıyorsunuz artık yılbaşında gönderilen hediye paketlerinin içinde de zeytinyağı tercih edilmeye başlandı. Tüketimin bu artışını sürdüreceğini 2-3 yıl sonra kişi başına 2 litrelik tüketime gelebileceğimizi tahmin ediyorum.''

Zeytinyağı tüketiminde insanların gelir durumundan çok eğitim seviyesinin etkili olduğunu ifade eden Çetin, zeytinyağının bir beslenme kültürü olduğunu, bunun gelecek yıllarda çok daha fazla tercih edilir olacağına inandıklarını dile getirdi.

Kriz ortamında zeytinyağı tüketiminin düştüğü yönündeki haberlerin spekülatif olduğunu savunan Çetin, ''Avrupa pazarında böyle bir daralma gözükmedi. Fiyat oluşumunda hassas bir dönem olan hasat sırasında bu tip spekülatif bilgilerin ortaya atıldı'' diye konuştu.

ÜRÜN ÖDEMELERİ

Bu yıl zeytinde kalite ve miktar bakımından iyi bir sezonun geçirildiğini, sezon öncesi tahmin edilen 147 bin tonluk rekoltenin yakalanacağını düşündüklerini belirten Çetin, fiyatların oluşumu için ise İspanya'da hasadın sonlanmasının beklenmesi gerektiğini dile getirdi.

Buna rağmen fiyatların geçen yıla göre daha iyi seviyede olduğunu dile getiren Çetin, geçen yıl tonu bin 500 avro olan uluslararası piyasa fiyatının bu yıl bin 900 dolara geldiğini kaydetti.

Çetin, birlik olarak bu yıl 7 bin 500 ton zeytinyağı alımı yaptıklarını, bunun Şubat sonuna kadar 8 bin 500 tona yükseleceğini, zeytinde yeni salamura tesisi yatırımının bir sonucu olarak bu yıl 2 bin ton zeytin alacaklarını ifade etti.

Çetin, zeytinyağının ardından zeytinde de büyümek istediklerini, yıllık 7 bin tonluk kapasiteye sahip salamura tesislerini büyütmeyi planladıklarını bildirdi.

Ürün alımlarıyla ilgili ödemelerin dörtte üçü olan 20 milyon liralık bölümün tamamlandığını, kalan bedellerin de Şubat ayında ödenmeye başlanacağını kaydeden Çetin, Mart sonunda tüm ödemelerin biteceğini, ürün ödemelerini tamamen birlik öz kaynaklarıyla yapacaklarını kaydetti.