Beyaz Gazete Ana Sayfa
Genişlet Işıklar
Bu Haber Diğer Kanallarda Nasıl Sunuldu

Köy mayasıyla yoğurt

13 Ekim 2012 Cumartesi günü yayınlandı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin, son 30 yıldır süt endüstrisinde ithal mayaları kullandığını belirterek, "Biz de AOÇ olarak bunu Türkiye'de geliştirilip bir manada süt endüstrisine Anadolu'nun yerli mayasını oluşturduk" dedi.

Bakan Eker, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) ile Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği Mikrobiyoloji Laboratuvarı'nın birlikte yürüttüğü ortak proje ile yerli yoğurt mayasının tanıtım toplantısına katıldı.

AOÇ Müzesi'nde gerçekleştirilen toplantıda önlük giyerek kameraların karşına geçen Bakan Eker, yoğurt mayaladı. Yoğurt mayalayan Eker, Nasrettin Hoca'nın 'ya tutarsa' esprisini yapmayı da unutmadı. Kısa süre sonra mayalanan sütün yoğurda dönüşmüş halinin masaya getirilmesi esprili anların yaşanmasına neden oldu. Çömlek kaselere elleriyle yoğurt koyan Bakan Eker, gazetecilere tahta kaşıkla yoğurt ziyafeti yaptı.

Gazetecilere yoğurdun tadını soran Bakan Eker, "10 üzerinden 10", "Biraz ekşi olmasaydı, daha iyi olurdu" karşılığını aldı. Bazı gazetecilere bir kase yoğurt yeterken, bazıları ise birkaç kase daha istedi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Eker, "Eskiden yoğurt Anadolu'da üreticilerimizin, çiftçilerimizin kendi elde ettikleri mayayla yapılıyordu. Ama endüstriyel manada yoğurt üretiminin fabrikalar eliyle başlamasından itibaren yoğurdun mayalanmasında kullanılan 'starter' denilen bakteri dışarıdan ithal ediliyordu. Son 30 yıldır endüstride ithal mayaları kullanıyordu. Biz de AOÇ olarak bunun Türkiye'de geliştirilip bir manada süt endüstrisine Anadolu'nun yerli mayasını oluşturup, bunu süt endüstrisinin kullanımına sunduk" diye konuştu.

"ANNEMİN MAYALADIĞI YOĞURDUN TADI" Artvin, Aydın, Çankırı illeri başta olmak üzere köylerden toplanan yoğurtlardan iki yoğurt bakterileri 'lactobacillus bulgaricus' ve 'streptococcus thermophilus'un elde edildiğini anlatarak, "Bu bakterileriler, AOÇ süt fabrikasında izole edildi, saflaştırıldı. Daha sonra uygun ortamlarda geliştirilip endüstrinin kullanabileceği hale getirildi ve biz bunu maya olarak AOÇ'de 6 aydan fazla süre kullandık. 'Annemin mayaladığı yoğurdun tadı' arardınız ya işte bu tat aslında bunu veriyor" dedi.

Eker, Türkiye süt sanayisinin her yıl yaklaşık 20 milyon dolar harcayarak, söz konusu bakterileri ithal edip yoğurt ve maya yapımında kullandığına dikkat çekti ve Türkiye'nin kendi mayasını üreterek, piyasaya sunacak hale geldiğini bildirdi.

"Geleneksel tadıyla, lezzetiyle AOÇ köy yoğurdu" adı altında piyasaya sunduklarını bildiren Eker, patent işlemleriyle ilgili başvurunun yapıldığını ve Gazi Üniversitesi Biyoteknoloji Merkezi ile ortak çalışmayla bu bakterilerin lifofilize edilerek toz formda saklandığını kaydetti.

Eker, bu projelerin Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nün Ulusal Gen Bankası çalışmalarına da katkı sağlayacağını ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinden elde edilen fermental ürünlerdeki mikroorganizmaların tespiti ve bunların özel sektörün ihtiyaç duyduğu endüstriyel kültürlerin ticari olarak üretimine destek sağlanması ile ticari öneme sahip yeni türlerin belirlenmesinde kullanılmasını sağlayacağına işaret etti.

Atatürk Orman Çiftliği'nin 'Sağlıklı Süt ile Evde Yoğurt Yapımı" projesini başlattığını açıklayan Bakan Eker, "Bu sayede halkımız, sokak sütü yerine sağlıklı ve güvenilir pastörize yoğurt ile evinde yoğurt yapabilecek" dedi.

Eker, AOÇ'nin 5 litrelik ambalajlarıyla yanında mayasıyla birlikte verilmek suretiyle pastörize keçi sütü ve inek sütü temin edilebileceğini kaydetti.

AOÇ ARAZİSİNİN YAĞMALANDIĞI İDDİALARINA CEVAP AOÇ arazisinin yağmalandığı iddialarına cevap veren Bakan Eker, "1938 yılından sonra 55 bin dönüm AOÇ arazisinin ne yapıldı? Bunlar herkesin denetimine açık, 1938'den 1950'e kadar 385 dönümü başka kuruluşlara verilmiş. 1950-60 arası 11 bin 350 dönüm verilmiş. 1967'de 167 dönüm verilmiş. 1980-83 dönemi yani 12 Eylül döneminde Milli Güvenlik Konseyi'nin kararıyla 2 bin 337 dönüm verilmiş. AOÇ'nin 1983'e kadar verilmiş bölümü 22 bin 282 dönüm. Geriye 33 bin dönüm kalmış. Bu arazinin 10 bin dönümü Milli Savunma Bakanlığı'na verilmiş, 12 bin 222 Hazine'ye, Makine Kimya Endüstrisi'ne (MKE), Türk Hava Kurumu'na (THK) verilmiş. Mahkeme kararıyla 'bu benimdir' diyerek başvurduğu 250 dönümlük bir yer var" ifadelerini kullandı.

AOÇ'nin kurulduğu tarih olan 1925 yılından itibaren AK Parti hükümeti dönemine kadar geçen 77 yılda 4 bin 500 dönümünün ağaçlandırıldığını açıklayan Bakan Eker, "2002-2012 yılları arası yani AK Parti dönemi, 'bunun çok büyük bir kısmında benim şahsi sorumluluğum var' 18 bin 500 dönüm arazi ağaçlandırdım" dedi.

Eker, AOÇ arazisine 2.2 milyon ağaç diktiğini ve 3 bin dönüm alanın park ve bahçe olarak dizayn edildiğini söyleyerek, toplam 26 bin arazinin park, orman ve rekreasyon alanına dönüştürüldüğünü bildirdi. Geriye kalan 7 bin dönüm arazisinin ise bina ve üretim alanlarından oluştuğunu kaydetti.

Eker, AOÇ arazisinin Ankara'nın akciğer lobuna sahip ve yeşil alan problemi kalmayacak şekilde planladığını sözlerine ekledi.

Diğer taraftan Bakan Eker, daha sonra yoğurt mayaladı. Ardından AOÇ içinde bulunan keçilere saman yedirdi ve ilgililerden bilgi aldı


HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız. Norm Yazılım
Ajanslar
yukarı