5 Nisan 2012 Perşembe günü yayınlandı
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Medyanın Rolü Alt Komisyonu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu, Türkiye'nin kadın siyasetçilerini haber ve tartışma programlarında yeterince göremediklerini söyledi.
Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen Uluslararası Kadın ve Medya Sempozyumu'nda, Doğan TV Holding AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ başkanlığındaki ''Medyada Kadın Algısı'' başlıklı oturum düzenlendi.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Medyanın Rolü Alt Komisyonu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu, oturumda, kadın algısındaki anahtar kavramın ''değişim'' olduğunu söyledi.
Türkiye'de bir kişinin ortalama 5 saat televizyon izlediğini ve 1 saatini internette geçirdiğini belirten Uslu, insanların dünyayı kavrama biçimleri ve hayat tasarruflarını medyadan aldığını söyledi.
Türkiye'de televizyonda uzman olarak görüşü alınan 10 kişiden 9'unun erkek olduğunu anlatan Uslu, televizyon haberlerindeki haberleri anlatan seslerin de 4'de 3'ünün erkek olduğuna dikkati çekti. Türkiye'de kadına yönelik cinsel, psikolojik ve fiziksel şiddetin yaygın olduğunu vurgulayan Uslu, bu durumun medyada yayınlandığı zaman konunun paydaşlarıyla konuştuklarında kendilerine ''Toplum neyse biz onu yansıtıyoruz' şeklinde cevap verdiklerini söyledi.
Uslu, şöyle konuştu:
''Gerçekten biz bu muyuz- İlk adım olarak toplumdaki gerçeği yansıtarak işe başlayalım. Türkiye'de kadın erkek eşitliğini tam olarak konumlandıramayız. Dünyada da böyle bir eşitliği konumlandırmak mümkün değil. Bu sorunlar var, ancak Türkiye'nin parlamentosunun yüzde 15'i kadın. Kadınların önemli temsil sıfatları bulunuyor. Türkiye'nin kadın siyasetçilerini haber ve tartışma programlarında yeterli ölçüde göremiyoruz.''
-Dizilerdeki kadınlar-
Türkiye'de yayınlanan dizilerdeki kadınların bir işi olmadığından yakınan Uslu, ''Yerli dizilerde kadınlar duygusallık, zarafet, sadakat ve şiddet gibi kurgu ögelerinden biri olarak görülüyor. Biz sorduğumuz zaman ise 'Ayrımcılığı düşünerek yapmıyoruz' yanıtını alıyoruz. Yüzyıllardır içimize sinmiş olan, herkesi kapsayan biçimde kadını ikincileştiren, cinsiyetçiliğin adeta genlerimize işlediği bakış açısı her fırsatta ortaya çıkmaya devam ediyor. Bunu dönüştürebilmek için çalışmalar yapıyoruz'' diye konuştu.
Medyanın kadın konusuna yaklaşımının kendi içinde çelişik olduğunu belirten Uslu, medya sektöründeki kişilerin hassasiyet dağarcığına bu konunu daha fazla entegre edilmesi gerektiğini savundu.
Kadınların sorununun yasalar ve yasaklarla çözüleceğine inanmadıklarını söyleyen Uslu, ''Eşitlikçi bakışı sahiplenen ve bunun sözde değil, özde de yerleşmesi içi katkı sağlayan etik eğitimlerin, sektör içerisinde verilmeye başlanması, çok önemli olacak ve medyadaki kadın algısını dönüştürmek adına katkı koyacaktır'' dedi.
Türkiye'nin medyada büyük mesafe aldığını, ırk, mezhep, cinsiyet ayrımcılığı yapılmadığını ifade eden Uslu, ''Biz bir zamanlar Kürtlere, Alevilere, farklı dinlere karşı ayrımcılığın gayet açık, aleni ve yok sayan bir medya yapılanmasına sahiptik. Bugün bu konuda ilerleme elde ettik. Artık bu konularda bir ayrımcılık göremeyiz. İş cinsiyet ayrımcılığına geldiğinde etik ilkelerin bir kısmına aynı ölçüde sahiplenmiyoruz'' diye konuştu.
-''Aile içi şiddeti sömürmüyoruz''-
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu ise sempozyumdaki konuşmasına ''Erkek bir genel yayın yönetmeniyim, özür dilerim'' diyerek başladı.
Hürriyet olarak kadın okuru çok önemsediklerini söyleyen Berberoğlu, gazete tirajları kadar erişimin de önemli olduğunu kaydetti.
Türk medyasında sansürlemenin daha önceden de yapıldığını ifade eden Berberoğlu, ''Bir gün karar verirsiniz, üçüncü sayfa haberlerinden vazgeçersiniz. Doğru mudur- Sanmıyorum. Aile içi şiddet haberlerini aile içi şiddet logosuyla sunuyoruz. Bu konuda tarafız. Aile içi şiddeti sömürmüyoruz. Şiddet görmüş kadını pornografik bir şekilde teşhir etmiyoruz'' diye konuştu.
Kendi gazetesinde çalışanların sayısının yüzde 64'ünü erkek, yüzde 36'sını da kadınların oluşturduğunu belirten Berberoğlu, bu sayının pek parlak olmadığını ama yaklaşık 10 yıl önce daha düşük olduğunu söyledi.
-Akşam Gazetesi'nin çalışanlarının yüzde 55'i kadın-
En yakın yardımcısının, Ankara temsilcilerinin kadın olduğunu belirten Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya, yazı işlerinin yüzde 75'inin, genel toplamda ise çalışanların yüzde 55'inin kadın olduğunu söyledi.
'Neden kadınlar gazetede daha etkili-'' sorusunun akıllara gelebileceğini belirten Küçükkaya, ''Çünkü kadından daha iyi gazeteci oluyor. Çok net. Kadınlar daha mükemmeliyetçi, sezgisellikleri güçlü, çok detaycılar ve disiplinliler. Bu saydığım özellikler gündelik hayatta gazete yaparken benim çok işime yarıyor. Pek çok badireden kurtarıyor hem de önümü açıyor'' diye konuştu.
Birkaç gün önce bir internet sayfasında çıplak kadın fotoğraflarına yer verildiğini anlatan Küçükkaya, ''İnternet sitesi bunu yoğun olarak kullanıyor. Yöneticilerine baktık kadın, kadınların yönettiği bir sitede kadın objesi kullanılıyor ve reyting çekiliyor. Bu da önemli bir mesele'' diye konuştu.
Gazetesinde bir süre önce ''Kadının yeri dizinin dibi'' diye manşet attıklarını hatırlatan Küçükkaya, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk'ün kendisini kutladığını söyledi.
Uzmanlarla konuştuklarında kadınların dizilerde ikincil pozisyonda olduklarının tespit edildiğini öğrendiklerini anlatan Küçükkaya, ''Bu haber çok ses getirdi. Eğer diziler bizim gücümüzse ve Arap dünyasının genelinde fırsat sunuyorsa bunu da kullanmamız gerekiyor'' dedi.
Küçükkaya, ''Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey kadına pozitif ayrımcılık yapmak değil. Kadınlara kadın olduğu için engel çıkarmamaktır. Bu zihniyeti ve anlayışı gerçekleştirdiğimiz zaman sorunun kökenine inmiş sayılırız'' diye konuştu.
-''Medya bazı konularda acımasız''
Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu da haberlere bakışta, algılanmasında, kadını ilgilendiren, mağdur edebilecek, rahatsız edebilecek, kadını toplumda statü olarak olumsuz etkileyebilecek bütün çağrışımların gazetecilik anlayışında öncelikli konularından biri olduğunu söyledi.
Eleştirilere rağmen kadınların tiraj malzemesi olarak kullanılmasının önüne geçilemediğini ifade eden Karaalioğlu, Türkiye'de bir dönem kadının cinselliğini tema alan gazetelerin çıktığını, ancak yıllar içinde medyadaki kadın algısında gelişmeler olduğunu dile getirdi.
Karaalioğlu, ''Kadın haberlerinin kendi içinde bir cazibesi var. Kadının fendi erkeği yenince haber oluyor. Erkeğin fendi kadını her zaman yeneceği için haber olmuyor. Bu tür problemler yaşadığımızı ama bunun azalmakta olduğunu düşünüyorum'' dedi.
-''Haberler, kadın politikacıların liderlikleriyle ilgili pek fazla bir şey anlatmıyor''-
ABD'deki Medya ve Haberlerdeki Kadınlar Grubu'nun yöneticisi Jennifer Pozner ise kariyerini ''kadın aktivisti'' olarak kadınların kitlesel medya alanında temsili konusuna adadığını belirtti.
''Haberler, kadın politikacıların liderlikleriyle ilgili pek fazla bir şey anlatmıyor. Kadınlara öncelikle 'hanımlar' deniliyor. Liderlik boyutunu ikinci sırada yer alıyorlar. Sorun buradan başlıyor'' diyen Pozner, medyanın karar alma mekanizmasındaki erkek oranının kadınlara göre yüksek olmasını da eleştirdi.