Beyaz Gazete Ana Sayfa
Genişlet Işıklar
Bu Haber Diğer Kanllarda Nasıl Sunuldu

Kimyasal tehdide önlem

Sitene ekle

18 Ağustos 2012 Cumartesi günü yayınlandı Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Fuat Oktay, ''Biz artık yara sarmaya çalışan bir devlet, ülke, kurum olmaktan ziyade yara almamaya çalışan bir devlet olmak zorundayız. Ana paradigmada değişikliğe gitmek zorundayız'' dedi.

Oktay, AFAD Genel Merkezi'nde Marmara Depremi'nin 13. yılı dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, depremde hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diledi.

AFAD'ın sadece depremle mücadele eden bir kuruluş olmadığını vurgulayan Oktay, çığ, sel, heyelan gibi doğal afetlerin yanı sıra insan kaynaklı, kimyasal ya da nükleer santral gibi teknoloji kaynaklı afetlere karşı hazırlıkların yapılmasının da sorumluluk alanlarında bulunduğunu bildirdi.

Türkiye'de, depremin biraz daha öncelenmiş durumda olduğunu belirten Oktay, ''Deprem tabii ki bizim gerçeğimizdir. Bununla ilgili her türlü önlemi almak zorundayız ama tek tehlikemiz de deprem değil. Deprem dışındaki diğer doğal afetlere veya insan, teknoloji kaynaklı afetlere de ilginizi çekmek istiyorum. Bu tür çalışmalar da hızla yürütülmektedir'' diye konuştu.

Afetlerle mücadelenin tek bir kurumun çalışmasıyla mümkün olmadığına işaret eden Oktay, tüm kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütlerini ve özel sektörü de bu mücadeleye katmak istediklerini dile getirdi. Oktay, ''Tek bir yürek, tek bir ekibe dönüşmek zorundayız. Hepimiz aynı geminin içindeyiz'' dedi.

AFAD'ın çeşitli nedenlerle gerçekleşen uluslararası insan hareketleri konusunda da faaliyet gösterdiğini bildiren Oktay, Libya, Suriye, Somali, Myanmar gibi insanların sıkıntıda olduğu ülkelerde yürüttükleri hizmetleri anlattı.

-Marmara depremindeki kayıplar-

Oktay, Marmara depreminde 17 bin kişinin hayatını kaybettiğini, 44 bin kişinin yaralandığını, 66 bin ağır, 67 bin orta, 80 bin hafif hasarlı bina oluştuğunu hatırlattı.

Bu depremin maliyetinin yaklaşık 12 milyar dolar olduğunu dile getiren Oktay, ''Bu afete nasıl müdahale ettik- Beslenme, barınma, her türlü ihtiyaçların karşılanması noktasında sıkıntılar yaşadığımız hepimizin malümü'' diye konuştu.

Marmara Depremi'nin 3.02'de meydana geldiğini ifade eden Oktay, ilk arama kurtarmanın ise sabah başlayabildiğini ve personel sayısının yeterli olmadığını söyledi.

Oktay, lojistiğin ancak 48 saat sonra sağlandığını, Anadolu Otoyolu'nun 18 gün sonra hizmete girebildiğini, hayatını kaybedenlerin kayıt altına alınamadan yakınlarına teslim edildiğini, çadır stoklarının yeterli olmadığını, ilk bir hafta boyunca sıcak yemek hizmeti verilemediğini belirtti.

Depremin 50. gününde de halen barınmanın, beslenmenin sağlanamadığını, eğitimin ne zaman başlayacağına dair bile öngörü ve planlamanın yapılamadığını, sağlık hizmetlerinde son derece yetersiz kalındığını anlatan Oktay, şöyle devam etti:

''Tabii Türkiye'nin buradan ders alması gerekiyordu. Türkiye bu dersi bir bakıma aldı ve alıyor aslında. Alınan derslerden en önemlisi şu, özellikle de Van'dan sonra. Biz artık yara sarmaya çalışan bir devlet, ülke, kurum olmaktan ziyade yara almamaya çalışan bir devlet olmak zorundayız. Yani ana paradigmada bir değişikliğe gitmek zorundayız. Olaylar olmadan önce gerekli her türlü tedbiri almaya çalışan ülke konumuna geçmeye çalışmak zorundayız. Bütün gücümüzle bunun için çalışıyoruz.''

-Van depremine ilk müdahale-

Van depremindeki durumu da anlatan Oktay, sadece ilk 6 saatte yaklaşık 900 arama kurtarma personelinin bölgeye gönderildiğini belirtti.

İlk etapta sıkıntıların yaşandığını dile getiren Oktay, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının, vatandaşların tek yürek haline geldiğini söyledi.

Oktay, ''76 bin çadır aktarıldı. Bu rakam, diğer ülkelerdeki depremlere baktığınızda, genelde etkilenen nüfusun yüzde 15'i kadardır. Buna rağmen ülkemize yakışmayan resimler gördük mü, gördük. Oradan aldığımız ders, bu resimleri düzeltme noktasında'' diye konuştu.

Barınma için de 30 bin konteyner kurulduğunu, burada 176 bin kişinin kaldığını anlatan Oktay, depremin birinci yılında ise Van'daki tüm hak sahibi afetzedelere, yapılan kalıcı konutların teslim edilmesinin planlandığını söyledi.

Bu durumun Türkiye'nin rehabilitasyon, müdahale boyutunda nereden nereye geldiğini gösterdiğini dile getiren Oktay, şunları kaydetti:

''Bu yeterli mi- Hayır. Almamız gereken ders şu, 17 bin konut yapmamamız gerekiyor. Bu kadar yıkımın olmaması gerekiyor. Van'ın bize toplam maliyeti 5,5 milyar lira olacak. Şu anda 3,4 milyar lirası harcanmış durumda. Bu ciddi bir rakam. Bizim bunu önlememiz gerekiyor. Biz müdahale boyutunda da sıfırıncı dakikayı planlamak istiyoruz. Herhangi afet olduğunda herkesin iş emrinin hazır olduğu bir yapıyı oluşturmak istiyoruz.''

Oktay, bu konuda bakanlıklar, TOKİ, Kızılay gibi kurumlarla da işbirliği yaptıklarını sözlerine ekledi.

-''Kamuoyu, düne göre daha bilinçli''-

Oktay, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

''Marmara Depremi gibi acı bir deneyimin ardından Van Depremi'nde kayıplar yaşanmaması konusunda daha fazla şey yapılamaz mıydı'' sorusu üzerine Oktay, her zaman daha iyisinin yapılabileceğini söyledi.

Afetlerde yönetim ve sorumluluk alma boyutunda bütünleşik bir yaklaşım sergilemek istediklerini belirten Oktay, sadece yasalar ve kamu boyutunda yürütülecek çalışmalarla bunun mümkün olmadığını anlattı.

Oktay, ''Bireysel anlamda depreme hazırlık konusunda, 13 yıl öncesine göre ne kadar bilinçliyseniz Türkiye'de toplum olarak o kadar iyi olacaktır. Türkiye'de kamuoyunun bilinçlenmesi, düne göre çok daha iyi durumda. Şu andaki avantajlarımızdan birisi de budur. Hükümet boyutunda da bu böyle'' diye konuştu.

-Orta hasarlı binalardaki durum-

Marmara Depremi'nde zarar gören orta hasarlı binalarda halen oturanların olduğunun anımsatılması üzerine Oktay, aradan geçen 13 yıl da düşünüldüğünde, bu binalarda kalınmaması gerektiği noktasında gerekli talimatları verdiklerini bildirdi.

Oktay, konuyla ilgili mülki idareler ve belediyelerin de ciddi çalışmalar yürüttüğüne işaret ederek, ''Bu, kesinlikle bilinçlenmeyle alakalı. Kararlıyız, buralardan çıkılacak'' dedi.

''Türkiye'nin risk haritasına bakıldığı zaman kısa süre için uyarılarınız var mı- Hangi bölgeler için uyarılarınız olacak'' şeklindeki soruyu da Oktay, şöyle yanıtladı:

'' demenin yanlış olacağını düşünüyorum. Özellikle riskli bölgelerde, her an olabilecekmiş gibi depreme hazırlıklı olmamız gerekiyor. Depremin olup olmaması bizim işimiz değil. Deprem oldu mu, olacak mı oturup onların saatlerini saymak doğru bir yaklaşım değil. Burası risk bölgesiyse bugün olmayacaksa yarın olacak. Bundan kaçış, dünyada da yok bizde de yok. Bilimsel veriler şu gün, şu saatte, şurada deprem olacak deme aşamasında değil. Biz de böyle bir şey dersek kehanette bulunmuş oluruz. Biliyoruz ki deprem bölgelerimiz var. Er ya da geç oralarda deprem olacak. Dolayısıyla bilmemiz gereken şey, her an olacakmış gibi buna hazırlıklı olmamız.''

-Çadır stokları-

Geçmiş depremlerde, çadır stoklarıyla ilgili yaşanan sıkıntıların anımsatılması üzerine Oktay, konuyla ilgili ciddi bir bilişim altyapısı kurmak istediklerini dile getirdi.

Tüm kaynakları online görebilme noktasındaki çalışmaları hızlandırdıklarını vurgulayan Oktay, afetle mücadele konusunda kaynakları etkin yönetmeyi ve yönlendirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Oktay, Van Depremi'nde 76 bin çadır dağıttıklarında, neredeyse stokların tamamını erittiklerini belirterek, şu anda ülke olarak herhangi bir afet durumunda gerekecek çadır stokunu yeniden oluşturduklarını kaydetti.

Muhabir: Esra Altınmakas-Duygu Can

Yayıncı: Eda Ay


Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız. Norm Yazılım
Ajanslar
yukarı
Advertisement