Bu Görüntüler Türkiye'nin Içini Isitacak
Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde özel bireylerin hayatlarina dokunan Zeynep Bulut, sadece ders vermiyor; onlarin sosyal hayata tutunmasini saglayarak bir dost, bir rehber oluyor. Sinifin kapisinda birakilan engeller, yerini özgüvene ve yeni baslangiçlara birakiyor. Özel bireylerin sevgi diliyle bulustugu anlari yakalayan Zeynep Bulut’un videolari ise binlerce kisi tarafindan begeniyle izleniyor.

"Ortak bir dil bulduk ve sevgi dilini kesfettik"
10 yildir drama egitmenligini yaptigini söyleyen Zeynep Bulut, Karamürsel’deki ögrencileriyle ise 5 yil önce tanistigini söyledi.
20’nin üzerinde özel bireye egitim verdigini ifade eden Bulut, "Özel ögrencilere ders vermem gerektigi söylendiginde çok tedirgin olmustum. Nasil bir sey ortaya çikacagina dair hiçbir fikrim yoktu. Çünkü 20’nin üstünde çok farkli engele sahip bireyler vardi. Kiminin gözleri görmüyordu, kiminin kulaklari duymuyordu, kimi bedensel, kimi de zihinsel engelliydi. Hepsini ayni ortak bir dilde nasil bulusturacagimi düsündüm. Ilk tanismada ögrencilerim bu korkumu çok çabuk yenmemi sagladi. Ortak bir dil bulduk ve sevgi dilini kesfettik. Bu sevgi diliyle ögrencilerime yaklastim" dedi.
"Ögrenciler sinifa girerken ayakkabilarini çikartir gibi engellerini kapinin önünde birakiyor"
Yaz döneminde 10’a yakin ögrenciye ders verdigini söyleyen Bulut, "Ögrencilerimin yaslari 18 ile 55 arasinda. Fakat akil yaslari 5-6. Zihinsel engelin yani sira fiziksel engeli olan ögrencilerim de var. Serebral palsi hastaligi olan ögrencilerim de var. Ögrenciler sinifa girerken ayakkabilarini çikartir gibi engellerini kapinin önünde birakiyor ve sinifa o sekilde giriyor. Yani sinifimizda hiçbir ögrencimiz engelli degil" diye konustu.
"Birlikte gezmek onlara daha büyük güç, kuvvet veriyor"
Zeynep Bulut, ögrencilerin ders sonrasinda birlikte vakit geçirmeye baslamalarinin önemine deginerek, sözlerini söyle sürdürdü:
"Ögrencilerim yillardir Karamürsel’de büyüyen ve birbirlerini taniyan kisilerdi. Sinif içerisinde küçük de olsa etkilesimleri oluyordu fakat ders bitiminden sonra hepsi teker teker siniftan dagiliyordu. Kimse kimseyi görmüyordu. Tek baslarina gidiyorlardi. Bir gün ögrencilere dersten sonra birlikte çay içebilecegimizi söyledim ve birlikte çay içmeye gittik. Bunu birkaç gün sonra tekrar ettim. Üçüncüsünde kendileri bana ’Hocam bugün çay içmeye gidecek miyiz?’ dediler. Ben de gelemeyecegimi, isimin oldugunu söyledim ve bir baktim ki onlar kendi baslarina birlikte çay içmeye gitmisler. Bu ertesi gün ve sonraki günlerde devam etti. Simdi artik hep birlikte geziyorlar. Önceden tek tek gördügü ögrencilerimi simdi 6-7 kisilik gruplar halinde gezerken görebiliyoruz. Bu onlara daha büyük güç, kuvvet veriyor ve özgüvenlerini daha üst düzeye çikartiyor. Bu sebeple disari etkinliklerine çok önem veriyoruz" ifadelerini kullandi.
"Onlara eksikmis gibi ve aciyarak bakmayalim"
Ögrencilerinin 5 yil önceki hallerinden büyük degisim gösterdigini vurgulayan Zeynep Bulut, "Gelisimlerinde çok büyük fark var. Onlari tanidigim ilk zamana göre daha sakinler, daha özgü güvenliler, daha iletisimleri kuvvetli. Çok özel bireyler. Onlar eksik degiller. Onlarin bizden fazlaliklari var. Onlara eksikmis gibi ve aciyarak bakmayalim. Onlarin tek istedikleri kabul görülmek, sevilmek, sayilmak. Onlara sevgiyle yaklastigimiz zaman zaten size dünyalari veriyorlar. Onlara bir verdiginiz sevgiye onlar size katlayarak fazlasiyla geri döndürüyorlar. O yüzden sadece tek istedigim onlari çokça sevelim" seklinde konustu.
"Parayla yapilacak is degil"
Sevginin her seyin üstünde olduguna dikkat çeken Bulut, "Parayla yapilacak is degil. Tamamen sevgiye dayali, maneviyati çok kuvvetli bir is. Onlarla tanistigim için çok sükrediyorum. Iyi ki de bu isi yapiyorum ve onlarla tanismisim. Onlarin eksikliklerin bir ögretmene degil bir arkadas oldugunun fakina vardim. Ögretmenligi daha geride birakarak onlarla arkadas oldum. Tek eksiklikleri onlari sosyal ortamlara sokacak, iletisim becerilerini kuvvetlendirecek bir dosta ihtiyaçlari vardi" dedi.
Hepsi Zeynep Ögretmen’i çok seviyor
Ögrencilerden Yusuf Tan (46), "Hocam beni ünlü yapti. Ögretmenimi çok seviyorum" ifadelerini kullanirken, Ahmet Bülbül (29) ise "Kosuda birinciligim var" dedi.
Ertugrul Öztürk (25) ise "Kursa geldikten sonra birçok arkadas edindim. Arkadaslarimi çok seviyorum. Resim yapiyorum, tablo yapiyoruz, oyun oynuyoruz. Ünlü olmak degisik bir sey, mutluyum. Kendimle gurur duyuyorum. Ögretmenimi çok seviyorum" diye konustu.
Ali Biter (19), arkadaslariyla birlikte mutlu oldugunu ve onlari çok sevdigini söylerken, Bekir Iseri (43) ise "Yarin dogum günüm. Arkadaslarimla kutlayacagim" dedi.
Kamil Kiliç (39), "Çok uzun zamandir kursa geliyorum. Arkadaslarimi ve Zeynep Ögretmeni çok seviyorum" dedi.
"Yalniz kalan çocuk asosyal olmaya basliyor, hatta ev için saldirgan olabiliyor"
Kursa gelerek ögrencilerle oyunlar oynayan Karamürsel Belediye Baskani Ahmet Çalik ise yaptigi açiklamada, özel bireylerin toplumdan kopmamasi gerektigine dikkat çekerek, "Toplumun içinde olabildigince yardimci olacak sekilde onlari hayata adapte etmek gerekiyor çünkü yalniz kalan çocuk asosyal olmaya basliyor, hatta ev için saldirgan olabiliyor. Aslinda aileler çocuklari bu tip kurslara getirerek sosyallesmelerine ve zihinsel olarak da gelismelerine katki saglamis olurlar. Bütün ailelere tavsiyem çocuklarini evde yalniz birakmasinlar, egitimle iç içe olmalarina katki saglasinlar. Sevgi her seyin üstünde. Kurs ögretmenlerimiz bu sevgiyi ögrencilere hissettiriyor" ifadelerini kullandi.
Çocuklarla çay bahçesinde oyun oynayan yasli bir vatandas ise "Kardeslerimizi mutlu edebildiysek ne mutlu bize. Elimin becerisiyle onlarla oynamaya çalistim ama yenildim. Onlara basarilar dilerim. Ögrencilerle oynamak beni mutlu etti" dedi.
