Misirlilardan Türkçeye Yogun Ilgi
Yunus Emre Enstitüsü (YEE), dünyanin pek çok noktasinda hayata geçirdigi çesitli projelerle Türk kültürünün tanitilmasina katki saglarken, Misir’da yasayanlar Türkçe ögrenmek için Yunus Emre Kahire Kültür Merkezi’ne yogun ilgi gösteriyor.

"Kizimla evde Türkçe konusuyoruz"
Kuruldugu günden bu yana 44 bin 260 kisinin Türkçe ögrendigi Yunus Emre Kahire Kültür Merkezi’nde 3 aylik dönemde en az 550 ögrenci egitim görüyor. Aralarinda doktor, üniversite ögrencisi, isletmecilik yapan Misirli ögrenciler hem Türkçe ögreniyor hem de Türk kültürünü yakindan taniyor. Dizileri Türkçe izlediklerini ifade eden ögrenciler Türkiye’de egitim görmek istiyor.
Türkçeyi eglenceli bulan Misirli Hiba, "Güzel Sanatlar Fakültesinden mezun oldum. Yedi yildir burada Türkçe ögreniyorum. Benim için çok eglenceli bir dil. Ayni zamanda Arapça ile çok yakin" dedi.
Türkiye ziyaretinde konusamadigini ve Arapça ile Türkçe arasinda ortak kelimelerin oldugunu fark etmesiyle Türkçe ögrenmeye karar verdigini ifade eden Hiba, "Misir’a gelir gelmez Yunus Emre Kahire Kültür Merkezi’ne katildim ve Türkçe ögrenmeye basladim. Dizleri artik Türkçe izliyorum, kizimla evde Türkçe konusuyoruz. Türkiye’ye gitmek çok istiyorum. Ama su an böyle planim yok. Türk yemeklerini çok seviyorum ve ögrenmeye basladim. Haftada bir gün manti gibi Türk yemekleri yapiyorum" ifadelerini kullandi.
"Karsilastigim Türk hastaya tercümanlik yaptim"
Doktor olan Marwa ise, "Türkçe ögrenmek için biraz geç kaldim ama çok mutluyum. Çünkü 1,5 yildir Türkçe ögreniyorum. Sonuna kadar devam edecegim. Türkçe ögrenmekten çok mutluyum. ‘Bir lisan bir insan, iki lisan iki insan’ diyorlar, ben bunu su an yasiyorum. Yeni bir kültür ile tanisiyorum. Hem de bizim kültürümüze yakin bir kültür ile. Türkçe kitap okumaktan zevk aliyorum. Türkçe ile Türk kültürünü daha yakindan taniyorum. Yegenlerime de Türkçe ögretiyorum" ifadelerini kullandi.
"Türk hastalarla karsilasiyorum. Iki hafta önce bir karsilastigim Türk hastaya tercümanlik yaptim ve çok mutlu oldum" diyen Marwa, Türk yazarlari da yakindan takip ettigini dile getirerek, "Yunus Emre Enstitüsü’nde faaliyetler oldu. Ahmet Ümit ve Iskender Pala geldi. Kitap Fuari’nda da kitaplarini aldim ve okuyorum" dedi.
Kahire Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Türk Dili Bölümü’nden mezun olan 26 yasindaki Feyza ise 6 dil egitimi aldigini ancak su anda aralarinda Türkçe’nin de bulundugu 3 dil konustugunu ifade etti.
Küçükken dinledigi sarkilar sayesinde Türkçe ile tanistigini söyleyen Feyza, "Anlamadigim seyler ilgimi çekiyor ve Türkçenin bizim dilimize yakin oldugunu fark ettim. Liseyi bitirince Türkçe ögrenmeye karar verdim" diye konustu.
Türkçe ögrenirken zorluk çekmedigini söyleyen Feyza, "Nenem Türk oldugu için evimde hep Türkçe konusuluyordu. Hiçbir sey anlamiyordum ama o kadar sefkatli konusuyordu ki ögrenmek istedim. Lisede diziler seyretmek istedim ve Türkçeyi ögrenmek istedim. Benim hayalim zaten Türkiye’ye gelmek. O kadar çalistim ki iyi miyim, Türkiye’ye gittigimde konusabilecek miyim bilmek istiyorum" diyerek Türkiye’ye ve Türkçeye olan hayranligini dile getirdi.
Yunus Emre Kahire Kültür Merkezi’nde Türkçe egitiminin yani sira Türk Sinemasi Atölyesi, Misir’daki Türk Eserleri Konferansi, Ahmet Hamdi Tanpinar Konferansi, Türk Sinemasi Aksamlari, Ebru Sergisi, Dünya Türk Kahvesi Günü, Geleneksel Bilgi Yarismasi, Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü, Yildiz Sarayi Fotograf Koleksiyonu’nda Misir Albümleri Konferansi ve Resim Sergisi, Türkçe Tanitim Programi gibi faaliyetler gerçeklestirildi.
