Cumhurbaskani Erdogan'dan Açiklamalar
Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, “Kürt kardeslerimizi, ne CHP fasizminin, ne HDP sapkinliginin, ne PKK zulmünün, ne de geçmiste aci örnekleri yasanan baski düzeninin karanligina asla ve asla teslim etmeyecegiz” dedi.

Toplanti, Istiklal Marsi ve tanitim filmiyle basladi.
Daha sonra Yücel Arzen ve korosu bir müzik seslendirdi. Cumhurbaskani Erdogan, AK Parti’nin sadece dünün ve bugünün degil, yarinin da partisi olduguna isaret ettigini bildirdi. “Hep söyledigimiz gibi ‘kökü mazide olan ati’ olan AK Parti’nin gelecek tasavvuru, geçmisindeki eser ve hizmetlerin üzerine kuruludur” diyen Erdogan, sözlerini su sekilde sürdürdü:
“Hatirlarsaniz, partimizi kurarken ‘Artik hiçbir sey eskisi gibi olmayacak’ dedigimizde, birileri bize istihzayla bakmisti. Yine hatirlarsaniz, bundan 12 yil önce 2023 hedeflerimizi açikladigimizda, birileri yine bize dudak bükmüstü. Bizim 2023 hedefleriyle, 12 yil sonrasina kadar uzanan program ve proje yapabilmemizi akillari almayanlar, 2053 ve 2071 vizyonlarimizi duyunca, tümden zivanadan çikmisti. Ülkemizi dogrudan isgal hareketi olarak gördügümüz 15 Temmuz darbe girisiminin ardindan, yönetim sistemimizi degistirecek tarihi bir reformu hayata geçirdigimizde de ayni tepkiyle karsilastik. Cumhurbaskanligi Hükümet Sistemini yerden yere vuranlar, bugün ayni sistemi, ruhuna uygun olmayan at pazarliklariyla, tepe tepe kullanmanin hesaplarini yapiyor. Çünkü bunlarin ülkenin ve milletin hayrini gözetmek gibi bir dertleri yok. Tek gayeleri, tipki eski Türkiye devrinde oldugu gibi, milletin derdini ve beklentisini istismar ederek bir avuç muhterise ikbal devsirmektir. Bunlarin siyaset derinligi, birakiniz çeyrek asirlik, yarim asirlik vizyonu, ertesi günlerini bile göremeyecek kadar sigdir. Biz 2023 hedeflerimizle milletimize ilan ettigimiz projelerin çogunu hayata geçirdigimiz gibi, simdi daha genis ufuklara, daha büyük vizyonlara dogru yelken açiyoruz. Iste bunun için ‘AK Parti gelecegin partisidir’ diyoruz. Iste bunun için ‘Cumhur Ittifaki bir ilkeler ve mefkûreler ittifakidir’ diyoruz. Hiçbir ayrim olmaksizin, milletimizin her bir ferdinin bu aydinlik gelecekte yeri vardir. Çünkü AK Parti, herhangi bir sinifin, hele hele yillarca kendini seçkin bir yerde görerek milleti asagilayan kerameti kendinden menkul zümrelerin degil, 85 milyonun tamaminin hayallerinin ortak paydasidir. Bugüne kadar hangi partiye oy verirse versin, her bir vatandasimizi AK Parti’nin tabii bir mensubu sayiyoruz. Sadece bugüne kadar kendisini henüz partimizin ve ittifakimizin saflarina katamadigimiz, kazanamadigimiz için hayiflaniyoruz. Etnik, dini, kültürel kimlik siyasetiyle ülkemizi eski günlerine döndürmenin, milletimizin bünyesindeki fay hatlarini tetiklemenin pesinde kosanlar, bu birlik, beraberlik, kardeslik siyasetini asla anlamadi, anlayamayacak. Biz, bu milleti, içindeki tüm renkleriyle birlikte kucaklamayi, farkliliklarimizi zenginligimiz olarak görmeyi, temel hak ve özgürlükleri lütuf degil asli müktesep olarak kabul etmeyi sürdürecegiz. Tarihi tecrübemize ve irfan gelenegimize uygun sekilde, ‘insanlari yaratilista es, dinde kardes’ görme yaklasimiyla, vatan topraklarinin her karisina hizmet vermeye devam edecegiz.“
Terör örgütlerinin temsilcileriyle kapali kapilar ardinda pazarlik yapan muhterisler bitmez”
Türkiye’nin istiklaline ve istikbaline ancak, siyaset kurumu bu dönüsümü tümüyle gerçeklestirdiginde güvenle bakabilecegini vurgulayan Erdogan,
“Siyasete basladigimiz günden beri vesayet odaklariyla çarpisa çarpisa yürüdügümüz bu yoldan, milim sapmadan hep daha ileriye gitmenin mücadelesini verecegiz. AK Parti’nin Türkiye’de, milli iradenin üstünlügü ilkesini gerçek manada hayata geçirmis ve daha önemlisi, azimle bunu sürdürmüs parti oldugunu kimse inkâr edemez. Umudunu millet disi her odaga, her güce, içeride ve disarida yasanan her arizi gelismeye baglayanlarin da, milli iradenin tercihlerine saygi duyacagi günleri görecegimize inaniyorum. Türkiye’nin istiklaline ve istikbaline ancak, siyaset kurumu bu dönüsümü tümüyle gerçeklestirdiginde güvenle bakabiliriz. Aksi takdirde; Iktidari vesayet güçlerinde arayan fasist zihniyet bitmez. Darbecilerin karsisina dikilmek yerine onlara alkis tutan demokrasi düsmanlari bitmez. Terör örgütlerinin temsilcileriyle kapali kapilar ardinda pazarlik yapan muhterisler bitmez. Bay bay Kemal HDP’nin Genel merkezinde degil de neden Parlamentoda yapti? Acaba kapilar arkasinda neler konusuldu? Açiklamadi mi hayir? Devletin güvenlik güçlerinin canlari pahasina yakalayip, yargisinin cezaevine tiktigi teröristleri serbest birakma sözü veren alçaklar bitmez. Ülkesini yabancilara sikâyet eden, yatirim yapmamalari, yaptirim uygulamalari çagrisinda bulunan idrak yoksunlari bitmez. Daha önce de defalarca ifade ettigim gibi, biz 21 yilda Türkiye’yi her alanda ileriye götürdük, ama muhalefeti yerinden zerre miskal kipirdatamadik. Hatta, zihniyet ve kalibre bakimindan daha da geriye giden bir muhalefetle karsi karsiyayiz. Insallah 14 Mayis seçimlerinin en hayirli neticelerinden biri de, ülkemiz muhalefetini bu alacakaranlik kusagindan çikarmak olacaktir. Cumhur Ittifaki olarak biz, seçimlere kadar gece-gündüz çalisarak, milletimizin gönlünü kazanmadik hiçbir ferdini birakmayacagiz. Gelmeyene gidecegiz. Küskünü baristiracagiz. Sevmeyeni sevdirecegiz. Her eve, her isyerine girecegiz. Kalbini kazanmadik kimse birakmayacagiz. Kararsizlari ikna edecegiz. Zaten gönlünde olduklarimizi ihmal etmeyecegiz. Hiç kimseyi atlamadan teker teker herkese dokunacagiz. Siyasetin sokakta yapildigini, seçimin sandikta kazanildigini asla unutmayacagiz. Her seçimin önemli oldugunu, ama 14 Mayis’in bu milletin tüm evlatlarinin gelecegini sekillendirecegini aklimizdan çikarmayacagiz. Bunun için sizlerden, seçim gününe kadar geçecek her ani degerlendirmenizi, seçim günü sandigi da namusumuz olarak görmenizi istiyorum” seklide konustu.
AK Parti olarak, kuruldugumuz günden beri girdigimiz 15 seçim ve halkoylamasinin tamamindan da birinci çikmayi basardiklarini hatirlatan Erdogan, “Bu özelligiyle AK Parti, sadece Türk siyasi hayatina degil, dünya demokrasisine ismini altin harflerle yazdirmis bir partidir. Milletimizin bize gösterdigi teveccühün bunca yildir kesintisiz sürmesi, sorumlulugumuzu daha da artiyor. Ülkemize geçtigimiz 21 yilda kazandirdigimiz her eser, her hizmet elbette önemlidir. Ama önümüzdeki 5 yil boyunca milletimize ne verecegimiz, evlatlarimizin gelecegi için hangi ilerlemeleri saglayacagimiz daha önemlidir. Bu dogrultuda ilk adimimizi, geçtigimizin yilin 28 Ekim’inde açikladigimiz Türkiye Yüzyili vizyonuyla atmistik. Türkiye Yüzyilini 17 temel basligin üzerinde insa edecegimizi söylemistik. Neydi bu basliklar? Türkiye Yüzyili, sefkatin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, üretimin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, verimliligin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, istikrarin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, kalkinmanin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, sürdürülebilirligin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, huzurun yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, iletisimin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, istikbalin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, gücün yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, haklinin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, degerlerin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, dijitalin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, gençligin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, barisin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, basarinin yüzyilidir. Türkiye Yüzyili, bilimin yüzyilidir. Evet, seçim beyannamemizi de iste bu temeller üzerinde sekillendirdik” seklinde konustu.
Seçim beyannamesinde alti ayri bölüm altindaki onlarca baslik ve binlerce maddede, hem ülkeye kazandirdigi eser ve hizmetlerin özeti, hem de Türkiye Yüzyili hedeflerinin yer aldigini söyleyen Erdogan sözlerini su sekilde sürdürdü: “‘TÜRKIYE YÜZYILI IÇIN DOGRU ADIMLAR’ yaklasimiyla hazirladigimiz, oldukça hacimli bir esere dönüsen beyannamemizde yer alan tüm hususlari, burada tekrarlamayacagim. Beyannamemiz kitap olarak sizlere ulastirildi, dijital mecralar vasitasiyla da milletimizle paylasildi. Burada sadece kisa hatirlatmalarla yetinerek, asil isi, hep birlikte evlerde, sokaklarda, mahallelerde insanimizla ruberu, yüz yüze yapacagimiz çalismalara birakmak istiyorum. Bugüne kadar milletimize yapmayacagimiz, yapamayacagimiz hiçbir seyi söylemedik, söyledigimiz hiçbir seyden de geri dönmedik. Meydanlarda agzina geleni söyleyip, is basina gelince hepsini unutanlarin, inkâr edenlerin, tersini yapanlarin, vaatlerinin üzerine beton dökenlerin ülkemize ne büyük zararlar verdigini biliyoruz. Biz ne kendimizi, ne milletimizi asla böyle bir zelil duruma düsürmedik, düsürmeyiz. Bunun için verdigimiz her sözü, beyannamemize yazdigimiz her maddeyi uzun hazirliklar sonunda ortaya çikardik. Önümüzdeki dönemde önceligimiz elbette, 6 Subat depremlerinin yiktigi sehirlerimizi yeniden ayaga kaldirmak olacaktir. Allah’in izniyle, 319 bini bir yilda teslim edilecek sekilde, toplam 650 bin yeni konut yaparak, afetin 11 ilimizde ve mücavirinde açtigi yaralari tamamen saracagiz. Türkiye Ulusal Risk Kalkani Modeliyle, ülkemizin 81 ilinin tamamini, afetlere dirençli sehirler haline dönüstürecegiz. Vatandasimizin can ve mal güvenligi bizim için her seyin önünde gelir. Bütüncül risk yönetimiyle, ülkemizi sadece depreme karsi degil, her türlü afete, felakete, tehdide karsi, tüm boyutlariyla hazirlayacagiz.”
Varligimizin teminati olan degerlerimizi, ‘Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan Ve Tek Devlet’ ilkeleri etrafinda, insanimizin refahi, huzuru ve mutlulugunun evreni, diger çalismalarimizin temeli olarak görüyoruz diyen Erdogan, “Biliyorsunuz, 2002 yilinda iktidara gelirken ülkemizi egitim, saglik, emniyet ve adalet üzerinde yükseltecegimizi söylemistik. Egitimde, okulundan ögretmenine, üniversitesinden yurduna tüm unsurlariyla güçlü bir altyapi kurduk. Simdi bu altyapi üzerinde degerler egitiminin esas oldugu bir anlayisla kaliteyi artiracak çalismalara yöneliyoruz. Bu çerçevede çocuklarimizin yeteneklerinin, egitimin ilk kademelerinden itibaren kesfedilerek, becerilerine uygun yönlendirmeyi saglayacak bir sistem kuracagiz. Saglikta, hastaneleriyle, personeliyle, genel saglik sigortasiyla, hizmete erisimin kolayligiyla, dünyaya örnek olan bir seviyeye geldik. Salgin ve deprem döneminde, bu güçlü saglik sisteminin islerligini hep beraber tecrübe ettik, gördük, hakkini verdik. Yeni dönemde, ülkemizin ilaç ve tibbi sektörlerindeki gelistirme ve üretim kapasitesini artirarak, savunma sanayindekine benzer bir atilimi hayata geçirecegiz. Aile sagligi, aile dis hekimligi, evde bakim, palyatif bakim gibi hizmetleri ülke sathinda güçlendirecegiz. Saglik turizminde, dönem sonunda 3 milyon misafir ve 10 milyar dolar gelir hedefliyoruz. Iktidarlarimiz döneminde ülkemize sagladigimiz kazanimlarin en basinda, her bir vatandasimizin huzurla evinde oturacagi, isini yapacagi, çocugunu okuluna gönderecegi güvenli Türkiye iklimi geliyor. Terör örgütlerinin basini sinirlarimiz disinda bile ezerek, suç çetelerine göz açtirmayarak, asayisten taviz vermeyerek, insanlarimizin geleceklerine güvenle bakabilmelerini temin ettik. Dünyanin ve bölgemizin yasadigi sinamalarin giderek agirlastigi bir dönemde, önleyici güvenlik çalismalariyla, Türkiye’nin huzur ve güven adasi olarak istikrarla yoluna devam etmesini saglayacagiz. Partimize de adini verdigimiz adaletin, tüm kurum ve kurallariyla, vicdanlari mutmain edecek sekilde tecellisi için çok büyük mücadele verdik. Vesayetin ve FETÖ’cü hainlerin tasallutundan kurtardigimiz adalet sistemimizin fiziki imkânlarini ve insan kaynagini gelistirdik” ifadelerini kullandi.
“Kürt kardeslerimizi, ne CHP fasizminin, ne HDP sapkinliginin, ne PKK zulmünün, ne de geçmiste aci örnekleri yasanan baski düzeninin karanligina asla ve asla teslim etmeyecegiz”
Türkiye Yüzyilinin anahtari olarak gördükleri yeni sivil Anayasa sözünü tutmak için çalismayi sürdüreceklerinin altini çizen Erdogan seçim beyannamesinde yer alan maddeleri su sekilde siraladi:
“Hukuk devletimizi güçlendirecek reformlari kesintisiz devam ettirecek, kapsamli bir yasama reformu için uzlasma zemini arayacagiz. Yüksek standartli demokrasi için dönüstürücü reformlar ve koruyucu reformlar döneminden tamamlayici reformlar dönemine geçecegiz. Bugüne kadar oldugu gibi bundan sonra da, toplumumuzun hiçbir kesimine hayat biçimi ve kimlik dayatilmasina izin vermeyecegiz. Demokratik siyasetin önündeki engelleri kaldirmaya devam ederken, terör örgütlerinin ve vesayet odaklarinin siyasete müdahalesine de göz yummayacagiz. Bilhassa Kürt kardeslerimizi, ne CHP fasizminin, ne HDP sapkinliginin, ne PKK zulmünün, ne de geçmiste aci örnekleri yasanan baski düzeninin karanligina asla ve asla teslim etmeyecegiz. Aile yapimizi, tüm sapkin akimlardan koruma yaninda, her türlü maddi-manevi destekle güçlendirecegiz. Hayata geçirecegimiz ‘gelir tamamlayici aile destek sistemiyle’, hiçbir hanenin gelirinin belirli bir seviyenin altina düsmemesini temin edecegiz. Aile Koruma Kalkani Programiyla, ev hanimlarinin emekliligine destek vermekten, her ailede en az bir çalisan olmasini saglamaya kadar pek çok uygulamayi baslatacagiz. Gençlerimizi aile kurmaya tesvik etmek için, egitiminden istihdamina, evliliginden çocuk bakimina kadar her alanda kendilerine maddi katki verecegiz. Bu hedeflere ulasmak için, kaynagi ülkemizin kendi ürettigi dogalgaz ve petrol gelirlerinden saglanacak bir Aile ve Gençlik Bankasi kuracagiz. Yüksekögrenimdeki gençlerimize bir defaya mahsus olmak üzere cep telefonu ve bilgisayar ediniminde vergi muafiyeti saglayacagiz, ayrica aylik 10 cigabayt ücretsiz internet verecegiz. Sosyal yardimlarimizi, yoksul insanlarimiza destek vermenin ötesinde, insanlarimizin yoksulluk seviyesine düsmesini önleyecek bir yaklasimla yeniden yapilandiracagiz. Sahip oldugumuz kültür-sanat degerlerimizin, her alanda islenmesini saglayacak mekanizmalar kurarak, ülkemizin potansiyelini en üst düzeyde harekete geçirecegiz. Ekonomimizi; yatirim, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütmeyi sürdürecegiz. Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düsürerek, ülkemizi bu sorundan mutlaka kurtaracagiz. Memurundan emeklisine ve isçisine kadar çalisanlarimizin ücretlerini daima enflasyonun üzerinde artirarak, refah düzeylerini yükseltecegiz. Turizmde 90 milyon turist ve 100 milyar dolar turizm geliri hedefiyle, yatirimi ve tanitimi hizlandiracagiz. Ülkemizin halen 300 bin civarinda olan uluslararasi ögrenci sayisini, 1 milyonun üzerine çikartarak, küresel pazarin yüzde 10’unu elde edecegiz. Bilisim ihracatinda 15 milyar dolara ulasarak, ülkemizi bu alanda küresel bir merkez haline dönüstürecegiz. Ülkemizi 1 trilyon dolar dis ticaret hacmine ulastirmaya yönelik hedefimize ulasana kadar yatirima, üretime, ihracata yüklenecegiz. Önümüzdeki dönemde yillik 5,5 büyüme oraniyla, milli gelirimizi bu dönemde 1,5 trilyon dolara, ardindan da asil hedefimiz olan 2 trilyon dolara çikartacagiz. Kisi basina düsen milli gelirimizi 2 bin 600 dolardan 10 bin 600 dolara yükselttigimiz gibi, önümüzdeki dönemde önce 16 bin dolara, ardindan da daha yüksek seviyelere ulastiracagiz. Bu büyüme sayesinde 5 yilda 6 milyon yeni istihdam olusturarak, issizlik oranimizi yüzde 7 seviyesine geriletecegiz. Kadin ve genç istihdamina özel önem vermeyi sürdürecegiz. Kamuya ise alimlari, görevin getirdigi zorunluluklar disinda mülakati kaldirarak, gençlerimizin sinavlardaki basari siralamasina göre yapacagiz. Girisimcilerimize verdigimiz destekle ülkemizden en kisa sürede 15 adet milyar dolar ve 5 adet on milyar dolar degerinde sirket çikmasini saglayacagiz. Üretimin tabana yayilmasinda çok önemli görev ifa eden KOBI’lerimizi, büyüyen ekonomimizin lokomotifleri olarak, finansmandan istihdama her alanda daha güçlü sekilde destekleyecegiz. Bugüne kadar hassasiyetle devam ettirdigimiz bütçe disiplininden önümüzdeki dönemde de taviz vermeyecegiz. Tasarim ve kriptoloji altyapisini kurdugumuz yeni nesil Dijital Türk Lirasi projemizi hayata geçirecegiz.
