Adiyaman Barosu'na Tepki
Diyarbakir Barosu’nun Ermeni meselesinde yaptigi açiklamayi destekleyen Adiyaman Barosu’na tepki geldi.

Muhammed Cihan Güvenç, dis güçlerin “Ermeni Soykirimi” olarak niteledikleri Tehcir konusuyla ilgili tarihi gerçekleri açiklayarak, “Ermenilerin soykirima ugradigi iddialari dün emperyal hedeflerini gerçeklestirme gayesi güden güçlerin halen ayni emelleri güttüklerini bize göstermektedir. Ülkemizde soykirima ugrayan Ermeniler degil; bilakis Müslüman ahalidir. 1. Dünya harbi sirasinda Ruslarla birlik olan Ermeni komitalarinin savasta geride korumasiz kalan halka büyük iskenceler etmek suretiyle bir zulme karistiklarina tüm tarihçiler mutabakat saglamistir. Ermenilerin Anadolu’da giristikleri zulüm Osmanli Devleti’ni çesitli önlemler almaya zorlamis ve bu çerçevede Ermenilerin halka zulmetmesini engellemek amaciyla yerleri degistirilmek suretiyle zulmün önüne geçilmeye çalisilmistir.
Tarihi kaynaklarda da görülecegi üzere ilimizde tehcir kanunu diger bölgelerdeki gibi bir uygulama alani bulmamistir. Bunda Adiyaman’da Ermeni tebaanin bir zulme karismamasi önem arz etmektedir. Her ne kadar Ermeni tebaa cihetinden bir kalkisma plani olsa da bu uygulanamamistir. Tehcir döneminde henüz bir kaza olan Adiyaman’da münferit bazi olaylar olsa da kahir ekseriyette büyük olaylar yasanmamistir fakat bununla birlikte Ermeni tebaanin yaptigi mezalim hakta bir panik havasi olusmustur.
Batili emperyal güçlerin iddia ettikleri gibi Ermeni tebaaya kesinlikle bir soykirim yapilmadigini buradan bir daha belirtmek isterim” dedi.
Av. Güvenç, “Bu çerçevede Diyarbakir Barosunca Ermeni Olaylarina iliskin ‘Büyük Felaketin Acisini Paylasiyoruz’ seklindeki paylasimi ile Adiyaman Barosunun Diyarbakir Barosunun yaninda olmasi tarafimizca kabul edilemez mahiyettedir. Diyarbakir Barosunca yapilan açiklamanin ‘ifade özgürlügü’ çerçevesinde degerlendirilemeyecegi kanaatindeyiz. Her ne kadar Adiyaman Barosu, Diyarbakir Barosunca yapilan basin açiklamasindaki metnin özünü ve içerigini destekler mahiyette beyanda bulunmasa da toplum nezdinde hassasiyet barindiran bu konu hakkinda daha hassas davranilmasi gerektigi kanaatindeyiz. Nitekim biz Ermeni olaylarinin tarihçilerden kurulacak bilim adamlari tarafindan arastirilmasi, siyasi malzeme yapilmamasi gerektigi kanaatindeyiz. Bu husustaki düsüncelerimizi kamuoyunun takdirine sunuyoruz” diye konustu.
