Gümüshane'de Yayla Göçü Basladi
Gümüshane’nin Kürtün ilçesinde, büyük ve küçükbas hayvanlarini süsleyen yaylacilar 5 ay sürecek yayla göçüne basladi. Kemençe esliginde hayvanlariyla birlikte Alaçam Yaylasina yürüyen yaylacilarin göçü renkli görüntülere sahne oldu.

Yayla göçü öncesi büyük ve küçükbas hayvanlarini boncuklu ve püsküllü iplerle süsleyen yaylacilar, Alaçam Yaylasi’na uzanan 20 kilometrelik yolu hayvanlariyla birlikte yürüyerek kat ediyor. Haziran’in ilk haftalarinda baslayan yayla macerasi ise Ekim ayinin sonuna kadar sürecek. Bu süre zarfinda yaylada hem hayvanlarini otlatan hem de temiz havanin tadini çikaran yaylacilar, kendilerine atalarindan miras kalan bu gelenegi sürdüreceklerini ifade ediyor.
“Hasta yataginda da olsam ben yayla deyince ayaga kalkiyorum”
Ineklerini süslemeyi çok sevdigini ve onlari süsleyince kendi süslenmis gibi oldugunu söyleyen yaylaci Gülhanim Çakmak, “Biz bu gelenekleri yürütmeye çalisiyoruz. Bu inekler olmasa, yaylamiz olmasa, hayvanlarimiz olmasa yasamamiz zor. Biz de canimiz kanimiz gibi bunlara bakiyoruz. Bunlarla yaylaya çikinca 10 yil gençlesmisiz gibi geliyor bize. Süsü çok severim süslerim, bunlari süsleyince kendimiz süslenmis gibi oluyoruz. Onlar bizim canimiz kanimiz. Ben yaylayi çok seviyorum. Babamizdan, büyüklerimizden, atamizdan gördügümüzü sürdürmeye çalisiyoruz. Ineklerimizi de boncuklu ip, püsküllü iple süsleyip yaylaya geliyoruz. Onlar neseli olunca biz daha da neseli oluyoruz. Çocuklugumdan beri yapiyorum ben bunu, koyunumuz da vardi. Hasta yataginda da olsam ben yayla deyince ayaga kalkiyorum, yayla baska bir sey. Yürüme gelince daha iyi oluyor biraz yorgunluk oluyor ama yürüme gelince daha eglenceli oluyor. Kemençe olmazsa olmaz. Güzel yaylamiz, havasi temiz. Bizden sonra gelenlerde bunu sürdürürse memnun oluruz, sürdürmezlerse de kendileri bilir” dedi.
“Gelecek nesillere de saglikli bir sekilde aktarmak için gayret ediyoruz”
Yaylacilik kültürünün Dogu Karadeniz ve Gümüshane için çok önemli olduguna vurgu yapan Özkürtün Beldesi Belediye Baskani Yakup Turgut, “Dogu Karadeniz bölgesinde özellikle yayla kültürü, yayla göçü önemli yer almaktadir. Tarihleri vatandaslarimiz kendi aralarinda istisare ederek belirliyor. Kültürümüzün vazgeçilmezidir bugün bunu beraber yasiyoruz ve gelecek nesillere de saglikli bir sekilde aktarmak için gayret ediyoruz. Rahmetli Sait Uçar çok güzel ifade etti, yirttim reçeteleri diyor benim ilacim yayla diyor. Bizim için yayla vazgeçilmez. Yasam biçimi, kültür biçimi. Çok yogun kar aldik bu sene, 1 hafta öncesine kadar bölgemizde yogun kar kütleleri vardi, su anda yok. Insanlar burada hayvanlarindan süt elde ediyorlar, sütten peynirini, yagini, tereyagini yapiyor. Bu da aile ekonomisine ciddi katki oluyor. Ya bunlari pazarliyorlar yada çoluk çocuguna hediye olarak gönderiyor. Haziran’in ilk haftalarinda yayla göçü çikar, Ekim’in 15’ine kadar dönmüs olur” diye konustu.
