Akdeniz Ve Ege'de Büyük Tehlike
Akdeniz Koruma Dernegi, dünyadaki bitki habitatlari içinde en fazla karbon depolama özelligine sahip deniz çayirlarinin neslinin devami için Gökova Körfezinde sürdürdügü kafesleme çalismalarini sürdürüyor.

6 istasyonda çalismalar sürüyor
Gökova Körfezi’nde uluslararasi protokollere uygun olarak kurulan izleme istasyonlari, deniz çayirlarinin son sinirlarina yerlestirilen isaretlerle belirlendi. Alti istasyonda uzman dalgiçlarca yilda bir kez çayirlar ile ilgili bilgiler toplanirken, çalismalar fotograflar ile belgelenmeye baslandi. Elde edilen verilerde deniz çayirlarinin yogunlugu, gelisimi ve saglik durumlarinin inceleniyor. 2023 yilinda tamamlanacak çalismalarin ardindan hazirlanacak rapor, ulusal ve uluslararasi makalelerde yayimlanacak.
Mugla kiyi seridinde 8 bin hektar alanda yayilim gösteriyor
Hayalet ag, kati atiklar, insan kaynakli tahribat, denizlere teknelerden atilan çapalarin sürüklemesi ve istilaci yosunlar tarafindan her geçen yil azalan deniz çayirlari özellikle Ege ve Akdeniz bölgesinde yayilim gösteriyor. Türkiye’de yayilim alani olarak 8 bin hektar alan ile Mugla kiyilari olurken, Mugla bölgesinde Bodrum, Datça, Gökova Körfezi, Marmaris ve Fethiye körfezinde 35-40 metre derinlige kadar deniz çayiri yayilimi mevcut.
Yapay olarak deniz çayiri ekimi mümkün degil
Ege ve Akdeniz Havzasi’nda deniz çayiri türünden yogun olarak Posidonia Oceanica olarak adlandirilan türün yayilim gösterdigi açiklanirken, deniz diplerinde kök, gövde ve yaprak biçiminde sekillenmis ve kökleriyle deniz dibine tutunarak yasayan ve günes isinlari yardimiyla kendi besinini fotosentez yaparak üretebilen çiçekli bitkiler oldugu belirtildi. Fotosentez sonucu denizlerde oksijen ve besin kaynagi olmasinin yani sira yumurtasini bu bitkilere birakan birçok balik türü için önemli yumurtlama alanlarinin basinda deniz çayirlarinin geldigi, deniz çayirlarinin olusmasi ve gelismesi çok uzun yillar ihtiyaç duyuldugu, bilimsel çalismalarla, yapay olarak deniz çayirlarini ekimle çogaltmanin mümkün olmadigi açiklandi.
Deniz çayirlarinin önemi
Dünyadaki bütün bitki habitatlari içerisinde en fazla karbon depolama özelligi, hektar basina 2 bin ton ile deniz çayirlarina ait. Posidonia Oceanica birincil üretim açisindan en önemli deniz çayiri türü ve Akdeniz’e özgü endemik bir tür olarak yalnizca Ege ve Akdeniz kiyilarinda bulunuyor. Bu tür, Akdeniz kiyilarinda 45 metre derinlige kadar yayilim gösteren ve 30 yil kadar yasayabilen çok yillik bir bitki. Varliklari temiz denizlerin göstergesi niteligi tasiyor.
“Karbonu köklerinde tutuyor”
Akdeniz Koruma Dernegi sözcüsü Çagdas Yasar, “Akdeniz havzasinda deniz çayirlari yogun olarak üç tür ile temsil ediliyor. Fakat en önemlisi Posidonia Oceanica ülkemizde Ege ve Akdeniz kiyilarinda oldukça genis yayilimi olan bir tür. Bu tür deniz dibinde kök, gövde ve yaprak seklinde bunuluyor. Deniz dibine de kökleri bagli olarak yasiyor. Türün en önemli özelligi karbonu köklerinde tutmasi, yani disariya vermemesi, bu sayede de iklim degisikliginin hizini yavaslatiyor. Deniz çayirlarinin önemi, hem uzun sürelerde kendine gelmesi, toparlamasi. Bir deniz çayiri 30 yil yasiyor. Bilimsel çalismalar da kanitlandi ki, aslinda sifirdan bir deniz çayiri üretmek mümkün olmadigi gözüküyor. Bu tür Akdeniz kiyilarinda 45 metreye kadar yayilim gösterir ve 30 yil kadar yasayabilen çok yillik bir bitki” dedi.
"Popülasyonun tahribat orani yüzde 90"
Deniz çayirlarinin tahribat oraninin yüzde 90’lara çiktigini belirten Yasar, “Dünya Dogayi Koruma Birligi tarafindan nesli düsük riskli olarak gösterilse de aslinda popülasyonda büyük tahribatlar var. Popülasyon tahrip orani da yüzde 90 oraninda. Bu büyük bir oran ve denizlerimiz için çok büyük bir veri. Su alti yasami için bu denli büyük bir öneme sahip olan deniz çayirlari teknelerin çapa atmasi öncelikli olarak deniz dibini taramasi nedeniyle yok oluyor. Deniz suyunun istilaci yosun türleri tarafindan, balik çiftliklerindeki asiri yemleme, kiyilarin bozulmasi ve yazlik konut ve sitelerdeki vatandaslarin yüzerken rahatsiz olduklari gerekçesi ile bunlari temizletmeleri türün yok olmasindaki baslica sebepler. Aslinda deniz çayirlari bizi rahatsiz etmiyor, aksine karadaki ormanlardan çok çok daha fazla ihtilacimiz olan bir tür. Akdeniz Koruma Dernegi olarak zarar gören deniz çayirlari habitatlarinin restorasyonu için türlerin baska bir ortamdan alinip ekimlerini gerçeklestirerek kafes deneyimleri yapiyoruz. Posidonia Oceanica türünün dagilim ve gelisimini izliyoruz. Yüzde 90 tahribata neden olanlara hayalet aglar ve kati atiklari da ekleyebiliriz” diye konustu.
