Ankara'da Kudüs Haftasi Etkinligi
Ankara’da Kudüs Haftasi dolayisiyla düzenlenen etkinlige katilan sanatçi Necip Karakaya, “Ben hep kiyamda durusu Mescid-i Aksa’ya benzetirim çünkü Mescid-i Aksa ümmetin bir suuru ortaya koymasinin isaretidir” dedi.
Diyanet Isleri Baskanligi, 2021 itibariyle Miraç Kandili’nin oldugu haftayi “Kudüs Haftasi” ilan etmisti. Ülke genelinde faaliyet gösteren 55 sivil toplum kurulusunun bir araya gelerek olusturdugu Kudüs Surasi’nin gençlik teskilati da bu kapsamda Ankara Hamamönü Taceddin Dergahi önünde Minia Kudüs Tiri, Kubbetüssahra Çadiri, resim atölyesi, fotograf sergisi ve fikir duvarindan olusan bir etkinlik düzenledi.
Programin açilisinda mini konser dinletisi de yapildi. Programa katilim saglayan ve dinleyicileriyle bulusan sanatçi Necip Karakaya, Kudüs ve 3 aylar ile ilgili duygularini paylasti.
“Mescid-i Aksa ümmetin bir suuru ortaya koymasinin isaretidir”
Kiyamda durusu Mescid-i Aksa’ya benzettigini çünkü Mescid-i Aksa’nin Müslümanlarin bir suuru ortaya koymasinin isareti oldugunu belirten Karakaya, “Kudüs ile alakali bütün ümmeti Muhammed bir araya gelerek bir mana üzerinde bulusurlar ve o mana madde planinda zaman zaman gün yüzüne çikar. O mananin pesinden hareket eder müminler. Ama gelin görün ki su anda Cenab-i Allah’in lütfu ilahisiyle bize ikram edilen harikulade aylar içerisindeyiz ve Recebi Serif’in birkaç gün sonra yasayacagimiz muhtesem bir gecesiyle bu gönlümüzdeki manayi birlestirme imkani bulacagiz. 3 mekan vardir yeryüzünde. Onlardan birisi Kudüs-ü Serif, birisi Mekke-i Mükerreme birisi de Medine-i Münevvere’dir. Aslinda bize ikram edilen 3 aylar gibidir onlar da. Recebi Serif’i tarif ederken Ehlullah der ki ’müminler sanki kiyamda gibi namaza dururlar’. Ben hep kiyamda durusu Mescid-i Aksa’ya benzetirim çünkü Mescid-i Aksa ümmetin bir suuru ortaya koymasinin isaretidir. Sonrasinda Saban-i Serif gelir ki orada da müminler rükuya egilir topyekun. Nihayetinde elbette secde ani vardir ki müminin Cenab-i Allah’a en yakin zaman dilimidir o zaman” dedi.
“Bütün bu muhabbeti Kudüs-ü Serif üzerinden ifade etmek sadece bir mümine yarasir”
Söylenen bütün sözlerin, bütün manalarin insanlari Allah’a biraz daha yaklastirirsa bir manasi ve güzelligi olacagini söyleyen Karakaya, “Bu üç sehir ve bu üç mekan aslinda namazla yani miraçla birlesir. Bizim bütün hayatimizi bir yönüyle kusatir. Bütün bu muhabbeti Kudüs-ü Serif üzerinden ifade etmek ise sadece ve sadece bir mümine yarasir. Nuri Pakdil üstadin dedigi gibi; ‘kalbimin yarisi Mekke’dir diger yarisi Medine’dir. Kudüs-ü Serif üzerinde bir tül gibi örtülmektedir’. Söylenen bütün sözler, bütün nagmeler, bütün manalar bizleri Cenab-i Allah’a ve onunu habibi edibine birazcik daha yaklastirirsa bir manasi ve bir güzelligi vardir. Biz de dua ederiz ki hem sizler vesilesiyle sözlerimiz bütün dünyadaki ümmeti Muhammed ile bulussun hem de burada yapilan etkinlikler Kudüs’ün sahlanisina, dirilisine ve kiyamina sebep olsun ki biz o vakit anlayalim Medine-i Münevvere bizim için neyi temsil ediyor. Mekke-i Mükerreme bizi nasil bir araya getirmek için hazir bekliyor” ifadelerini kullandi.
Kaynak: İHA
Programin açilisinda mini konser dinletisi de yapildi. Programa katilim saglayan ve dinleyicileriyle bulusan sanatçi Necip Karakaya, Kudüs ve 3 aylar ile ilgili duygularini paylasti.
“Mescid-i Aksa ümmetin bir suuru ortaya koymasinin isaretidir”
Kiyamda durusu Mescid-i Aksa’ya benzettigini çünkü Mescid-i Aksa’nin Müslümanlarin bir suuru ortaya koymasinin isareti oldugunu belirten Karakaya, “Kudüs ile alakali bütün ümmeti Muhammed bir araya gelerek bir mana üzerinde bulusurlar ve o mana madde planinda zaman zaman gün yüzüne çikar. O mananin pesinden hareket eder müminler. Ama gelin görün ki su anda Cenab-i Allah’in lütfu ilahisiyle bize ikram edilen harikulade aylar içerisindeyiz ve Recebi Serif’in birkaç gün sonra yasayacagimiz muhtesem bir gecesiyle bu gönlümüzdeki manayi birlestirme imkani bulacagiz. 3 mekan vardir yeryüzünde. Onlardan birisi Kudüs-ü Serif, birisi Mekke-i Mükerreme birisi de Medine-i Münevvere’dir. Aslinda bize ikram edilen 3 aylar gibidir onlar da. Recebi Serif’i tarif ederken Ehlullah der ki ’müminler sanki kiyamda gibi namaza dururlar’. Ben hep kiyamda durusu Mescid-i Aksa’ya benzetirim çünkü Mescid-i Aksa ümmetin bir suuru ortaya koymasinin isaretidir. Sonrasinda Saban-i Serif gelir ki orada da müminler rükuya egilir topyekun. Nihayetinde elbette secde ani vardir ki müminin Cenab-i Allah’a en yakin zaman dilimidir o zaman” dedi.
“Bütün bu muhabbeti Kudüs-ü Serif üzerinden ifade etmek sadece bir mümine yarasir”
Söylenen bütün sözlerin, bütün manalarin insanlari Allah’a biraz daha yaklastirirsa bir manasi ve güzelligi olacagini söyleyen Karakaya, “Bu üç sehir ve bu üç mekan aslinda namazla yani miraçla birlesir. Bizim bütün hayatimizi bir yönüyle kusatir. Bütün bu muhabbeti Kudüs-ü Serif üzerinden ifade etmek ise sadece ve sadece bir mümine yarasir. Nuri Pakdil üstadin dedigi gibi; ‘kalbimin yarisi Mekke’dir diger yarisi Medine’dir. Kudüs-ü Serif üzerinde bir tül gibi örtülmektedir’. Söylenen bütün sözler, bütün nagmeler, bütün manalar bizleri Cenab-i Allah’a ve onunu habibi edibine birazcik daha yaklastirirsa bir manasi ve bir güzelligi vardir. Biz de dua ederiz ki hem sizler vesilesiyle sözlerimiz bütün dünyadaki ümmeti Muhammed ile bulussun hem de burada yapilan etkinlikler Kudüs’ün sahlanisina, dirilisine ve kiyamina sebep olsun ki biz o vakit anlayalim Medine-i Münevvere bizim için neyi temsil ediyor. Mekke-i Mükerreme bizi nasil bir araya getirmek için hazir bekliyor” ifadelerini kullandi.
