Kestanede Yeni Tür Olan 'Macit 55' Tanitildi
Karadeniz Tarimsal Arastirma Enstitüsü (KTAE) ve Ondokuz Mayis Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi is birligi ile 2006 yilindan bu yana yürütülen çalismalar neticesinde Samsun’da "Macit 55" adiyla yeni bir kestane türü tanitildi. Enstitü arastirmacisi Dr. Idris Macit liderliginde tescillenen yeni kestane türü daha erken hasada gelmesi ve yüksek verimi ile öne çikiyor.

‘Macit 55’ kestane çesidinin bölgedeki yerli kestanelere ve ülkede bulunan bazi yabanci kaynakli çesitlere göre 10 ile 25 gün daha erken hasada geldigi tespit edildi. Bu özelligin çeside, pazarda daha yüksek fiyattan degerlendirilebilme imkani saglayacagi anlasildi. Ayni zamanda meyvelerinin iri ve parlak kestane rengine sahip olmasi da tüketici tarafindan begenilecek bir husus oldugu degerlendirildi. Çesit agaçlarinin erken meyveye yatmasi ve yüksek verimli olmasi ile öne çikti. ‘Macit 55’in ayni zamanda diger bazi meyve özellikleri ve yeme kalitesi iyi olan bir çesit oldugu açiklandi.
Tanitimi yapildi
KTAE’de tanitim etkinligi gerçeklestirildi.
Etkinlikte, ’Macit 55’ kestane türünün özellikleri tanitildi. Tanitim toplantisinda OMÜ Ziraat Fakültesi Dekani Prof. Dr. Muharrem Özcan ve Bahçe Bitkileri Bölümü Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Serdar ve Samsun Büyüksehir Belediyesi Tarimsal Hizmetler Daire Baskani Dr. Ali Korkmaz konusma gerçeklestirdi. Konusmalarin ardindan kestane agaçlarinin bulundugu alana geçildi. Burada kestane hakkinda bilgi veren Dr. Idris Macit, "Bu çesit 2006 yilindan itibaren üzerinde çalisilan bir çesittir. Hem arazi çalismalari hem de laboratuvar çalismalariyla beraber bu asamaya geldik. Macit 55 çesidinin en önemli özelliklerinden bir tanesi çesidin erken hasada gelmesidir. Bizim yerli kestanelerden ve bazi kestanelerden asagi yukari 10 ile 25 gün daha erken hasada geliyor. Bu çesidin pazarlanmasi ve pazar degeri açisindan alternatiflerini azaltiyor. Meyve iriligi bakimindan bizim yerli kestane çesitlerine göre asagi yukari 2 kat daha iri meyvelere sahip. Meyvelerin albenisi dogal görünümü esas kestane rengini tasimasi ve parlakligi açisinda tüketici tarafindan begenilen bir çesittir. Ayrica çesidin erken meyve yatmasi diger kestaneler genetiklerine göre erken meyve verme açisindan da üstün nitelikli bir çesittir. 4. yilda hatiri sayilir bir meyve almaya basladik. Sonraki yillarda meyve verimi artarak devam etti. Bundan sonraki süreç artik yogun bir sekilde fidan üretimine yöneliktir. Bu çesidin piyasada tutma potansiyeli oldukça yüksek. Bu sebeple bizde fidan üretimi için gerek anaç çogaltimi noktasinda gerekse bir tarafta laboratuvar çalismalariyla beraber fidanin bol miktarda üretilmesi açisindan çalismalarimiz devam ediyor. Muhtemelen laboratuvar çalismasi bu yilin sonuna kadar sonuçlanacak gibi görünüyor" dedi.
Karadeniz Tarimsal Arastirma Enstitüsü Müdürü Dr. Kibar Ak ise "Bölgemiz için uygun bir çesittir. Üreticilerin faydalanabilecegi, bahçe kuruldugu zaman birim alandan yüksek verim alinabilecek bir çesittir. Özellikle toprak sartlarinda uyumundan dolayi son derece güzel bir çesit. Insallah bu çesidin fidan üretiminin yayginlasmasiyla üreticilere de ulastirildiktan sonra bununla ilgili de bahçeleri de görecegiz. Hem fidancilarimiz hem de fidancilardan üretim yapacak vatandaslarimiz bu sekilde devam edecek. Kestane su an dogal alanlarinda üretim yapilan bir üründür. Üreticiye daha uygun sartlarda standart özellikleri belli olan ürünler çesitler ulastirilmis olacak" diye konustu.
Karadeniz Tarimsal Arastirma Enstitüsü’nde Dr. Idris Macit liderligindeki “Karadeniz Bölgesi Meyve Genetik Kaynaklari Arastirmalari Projesi” kapsaminda 8 meyve türünde genetik muhafaza ve degerlendirme çalismalari yürütülüyor. 2002 yilindan beri yürütülen bu proje ile bugün itibariyla arazi gen bankasinda 691 bitki materyali muhafaza edilmeye devam ediyor.
