Kütahya'da 'Çesitli Boyutlariyla 15 Temmuz' Paneli
Kütahya Dumlupinar Üniversitesi Iktisadi ve Idari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararasi Iliskiler Bölümü ögretim üyeleri Kütahya Valiligi himayelerinde DPÜ ve Kütahya Saglik Bilimleri Üniversitesi is birligiyle düzenlenen Çesitli Boyutlariyla 15 Temmuz panelinde konustular.

“O gece devletimiz ve milletimiz bir oldu”
Etkinligin açilis konusmasini yapan Kütahya Valisi Ali Çelik, “ O gece halkimizin kararli durusu ve Cumhurbaskanimizin liderligi ile darbecileri bertaraf etmeyi basardik. Devletimizle milletimiz bir bütün oldu. Bizim milli birlik ve beraberlik duygularimizi canli tutmak disinda sansimiz yok. Ülkemizin çevresindeki çatisma alanlarina karsi ancak bu sekilde ayakta durabiliriz. Hepimizin vatanimiza karsi sorumlulugumuzu en üst seviyede yerine getirmemiz gerekiyor” dedi.
Panelde söz alan Prof. Dr. Hüsamettin Inaç, konusmasina FETÖ ile yenidünya düzeni arasinda kurulan iliski üzerinden basladi.
Hüsamettin Inaç, “ Gülen’in ABD’de tutulmaya ve desteklenmeye devam edilmesi, AB’nin Türkiye’nin yasadigi travmayi hiç dikkate almadan sadece OHAL ve idam cezasina odaklanmasi, NATO’nun Türkiye’deki müttefiklerini kaybettiklerine dair feryatlari, FETÖ’cü teröristlerin Almanya ve Fransa basta olmak üzere pek çok AB ülkesinde Türkiye’nin imajina yönelik manipülasyonlarda istihdam edilmesi göstermektedir ki FETÖ, tamamen uluslararasi nitelikte bir terör örgütüdür. Bu terör örgütü Türkiye’den intikam almak, dis politikada ülkemizi yalnizlastirmak ve Ortadogu basta olmak üzere ulusal güvenligimizi ilgilendiren hususlarda özgün ve ulusal çikar odakli politikalarimizi geleneksel müttefiklerimizin siyasetine çekme gibi hususlarda hala islevsel görülmektedir. Bu islevselligi ülke içerisinde de sürdürmek adina FETÖ ile mücadele sulandirilmaya çalisilmakta, insanimizin bu mücadeleye inancini azaltacak sabotajlar yapilmakta ve iktidar sahipleri FETÖ karsisinda aciz birakilmaya mahkum edilmektedir” dedi.
“Darbe girisimi ülkemizde yeni bir dönemi baslatti”
Darbe girisiminin Türkiye’de yeni bir dönemi baslattigini söyleyen ”Doç. Dr. Cantürk Caner,” Menfur 15 Temmuz darbe girisimi sonrasinda ülkemiz yeni bir döneme girmistir. Kuskusuz yeni dönemin ekonomik, siyasi ve toplumsal pek çok sonuçlari bulunmaktadir. Bu sonuçlardan birisi de yönetim sistemimizdeki yeni düzenlemelerdir. Cumhurbaskanligi Hükümet Sistemi olarak tanimlanan bu yeni yönetsel düzenlemeler, 16 Nisan 2017 tarihinde yapilan anayasa referandumuyla yürürlüge girmistir. Söz konusu referandumla birlikte ülkemiz Cumhurbaskanligi Hükümet Sistemine geçmistir. Yaklasik 4 yili asan bir süredir ülkemiz Cumhurbaskanligi Hükümet sistemiyle yönetilmektedir. Dünyada her sistemin oldugu gibi bu sisteminde bir takim eksik veya aksayan yönleri mevcuttur. Haliyle sistem zaten yeni bir sistemdir ve bu da gayet dogaldir. Ancak söz konusu sistem devam ettikçe aksayan yönler görülecek ve giderilecektir. Esasen sistemin aksayan yönleri tamir edebilme imkani da mevcuttur” diye konustu.
“15 Temmuz hibrit bir savas girisimidir”
15 Temmuz’un hibrit bir savas girisimi olduguna dikkat çeken Dr. Ögr. Üyesi Baris Adibelli,” 15 Temmuz hain darbe girisimi Türkiye için bir milat olmustur. Zira 15 Temmuz hain darbe girisimi açikça Türkiye’nin uluslararasi ve bölgesel politikalardan tamamiyla tasfiye edilmesini amaçlayan küresel güçlerin içerdeki piyonlari araciligiyla bir hibrit savas girisimidir. Bu nedenle Türkiye, 15 Temmuz darbe girisimini basarisizliga ugrattiktan sonra dünya politikasini ve jeopolitik rotasini yeniden kurgulamis, potansiyelini yeniden kesfetmistir” dedi.
“Milletimize Islam’i dogru ögretmek zorundayiz”
Rektör Prof. Dr. Kazim Uysal, Istanbul’dan katildigi yayinda, “Milletimize Islam’i dogru ögretmek zorundayiz” dedi.
Rektör Uysal, “Tanzanya’dan az önce Türkiye’ye döndüm. Orada bulundugu sürede gördüm ki, Tanzanya’da malum terör örgütüyle mücadele devam ediyor. Bu örgüt, milletimizin basina sarilan en büyük beladir. Çünkü dini degerlerimizi istismar ederek ülkemize ve milletimize büyük zararlar verdiler. Bu tek basina bir örgütün yapabilecegi bir sey degildi. Yasadigimiz cografyada yüzyillardir emelleri olan emperyalist güçler bir oldular ve bize büyük bir tuzak kurdular. Türk milletine açik savasin açilamayacagini Çanakkale’de, Sakarya’da Dumlupinar’da görenler milletimizi birbirine düsürmeyi denediler. Geçmiste yapilan 28 Subat gibi yanlislarin dogurdugu, dini istismar eden örgütlere karsi aziz milletimize Islamiyet’i dogru kaynaklardan ögretmek zorundayiz. Bunu basarirsak benzer musibetleri yeniden yasamanin önüne geçebiliriz. Bu duygularla milletimize bassagligi diliyorum. Tüm milletimize azim ve gayret diliyorum. Insallah gelecek bizimdir. Bu paneli düzenleyen arkadaslarima tesekkür ediyorum. Gelecekte bugünkü gibi güzel etkinliklere imza atmayi diliyorum” diye konustu.
