Rektör Çomakli, Siddetle Mücadele Için Gelistirilen Projenin Açilis Programina Katildi
Adalet Bakanligi ile Siddetle Mücadele Vakfinin (HEGEM) hazirladigi “Insan Haklari ve Siddetle Sivil Mücadele Bilincini Güçlendirici Saha Aktörleri Yetistirme Projesi” kapsaminda düzenlenen programa, proje ortagi olan Atatürk Üniversitesi adina Rektör Prof. Dr. Ömer Çomakli katildi.

Rektör Çomakli: “Devletimizin Yürüttügü Politikalar Bize Dâima Yol Gösterici Olmustur”
Ankara’da, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliginde (TOBB) düzenlenen projenin ortaklarindan olan Atatürk Üniversitesi adina kürsüye çikan Rektör Prof. Dr. Ömer Çomakli, insana deger vermenin, onun yaratilis üzere yasamasini temin etmek ve dogustan kazandigi haklari gözetmekle ancak mümkün oldugunu belirterek, insanin en temel ihtiyaçlarinin giderilmesi ve haklarinin muhâfaza edilmesi sadece onun sorunu degil ayni zamanda tüm insanligin sorunu olduguna dikkat çekti.
“Insan köle degil, ‘kul’dur” diyerek sözlerini sürdüren Rektör Çomakli: “Bu kulluk, onu degerli olarak ve Âdem olarak yücelten Allah’adir yalnizca. Insan, her seyden evvel bu kutsal sebeple insanlik adina korunmali, siddetin tuzagindan uzak tutulmali ve haklari konusunda gerekli titizlik, itina gösterilmelidir. Atatürk Üniversitesi bütün bilesenlerini bu düsünce üzerine sekillendirmis, insani merkeze alarak yapilanmistir. Yönetim görevi bize tevdi edildigi günden bu yana bütün çalismalarimizin odaginda bu bilinç yer almistir. Biz biliyoruz ki, insani ve kâinati emanet gören bu perspektiften bakarak verecegimiz egitimle ancak temelinde huzur ve kardesligin yer aldigi yeni bir dünya tasavvurunu gerçeklestirebiliriz. Devletimizin siddet ve insan haklari ihlâllerinin önüne geçmek üzere attigi adimlar, yürüttügü politikalar bize dâima yol gösterici olmustur” dedi.
“Projede Yer Almaktan ve Bu Samimi Çalismaya Katki Sunmaktan Mutluluk Duyuyoruz”
Bu baglamda Yeni Nesil Üniversite Tasarim ve Dönüsüm Projesi kapsaminda Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan Insan Haklari ve Siddetle Mücadele Bilincini Güçlendirme Uygulama ve Arastirma Merkezinin çalismalarini yukarida ifade edilen bilinç ve inançla sürdürüldügünü aktaran Rektör Çomakli: “Cumhurbaskanligi 11. Kalkinma Plani ve Insan Haklari Eylem Plani çerçevesinde Adalet Bakanligi ile Siddetle Mücadele Vakfinin katkilariyla hayata geçirilecek olan projede yer almaktan ve bu samimi çalismaya katki sunmaktan mutluluk duyuyor, projenin hayirlara vesile olmasini diliyorum” seklinde konustu.
“Insanca Yasama Hakkinin Birinci Sirasina Siddetsiz Yasama Hakkini Koymak Gerekir”
Açilis töreninde konusan HEGEM Baskani Adem Solak ise, siddeti tam anlamiyla kavrayamamanin çözümde eksikliklere yol açtigini söyleyerek: “Siddet zor ve sikintili bir konu. Insanca yasama hakkinin birinci sirasina güvenligi koymak, siddetsiz yasama hakkini koymak gerekir. Gündelik yasamda siddeti daha çok medya üzerinden yasanan son bir olay üzerinden anlama ve algilama yanilgisina düsüyoruz. Bu da gerçekten bizim bu mesele üzerinde eksik kalmamiza sebep oluyor. Biz siddeti bir olgu olarak ele almadigimiz zaman ciddi bir seyler eksik kaliyor. Cinsiyete dayali aldigimiz zaman ciddi bir seyler eksik kaliyor. Siddeti tanimlamada, anlamada sikintimiz var. Tanimlama, anlama eksik olunca önleme de sikintiya düsüyor. Hepimiz siddetin içerisindeyiz, maruz kalmisiz. Siddeti dogru anlamanin önemi, sahada çalismalari dogru organize etmenin altinda yatmaktadir” degerlendirmesinde bulundu.
“Beraber Yasama Kültürünü Artirmak Adina Için Bu Projeyi Baslatiyoruz”
Insanlarin problemlerini siddete basvurmadan çözmelerini amaçladiklarini belirten Adalet Bakanligi Hukuk Isleri Genel Müdürü Hakan Öztatar: “Bugün burada arabuluculugun bir baris kültürü oldugunu konusmak üzere geldik. Burada biz üniversiteler içerisindeki baris ortaminin olusturulmasi, degerlendirilmesi, baris kültürünün olusturulmasi ve bu anlamda da oradaki uyusmazliklarin barisçil sekilde çözümlenmesini konusmak için geliyoruz. Bugün sizlerle birlikte üniversitelerimizde bir baska projeyi baslatiyoruz. ‘Kampüs Arabuluculugu’ dedigimiz, kampüs içerisindeki gerek ögretim üyelerimiz arasindaki darginliklar, ögrenciler ile aralarindaki küskünlükler, hukuk ve ceza konusu olmayan, baris içerisinde üniversite içerisinde yasam kalitemizi artirmak adina, beraber yasama kültürünü artirmak adina için bu projeyi baslatiyoruz. Amacimiz, toplumun barisçil sekilde dönüsümüne bir katki saglamak. Sorunlarin iletisimle, müzakereyle çözümlemesine kavusmasini saglamak. Sonucunda da bir baris projesi olan arabuluculugun toplumda yayginlasmasi, insanlarimiz arasinda kavga olmadan sorunlarin çözülebilme becerisinin artmasi” seklinde konustu.
Proje Neyi Hedefliyor?
“Insan Haklari Danismani, Siddetle Sivil Mücadele Formatörü ve Sosyal Arabulucu” nitelikli etkin saha aktörleri yetistirilmesini temel eylem alani olarak alan bu çalisma aslinda bir projeden ziyade, çok sayida bilimsel arastirmanin ve yürütülmüs basarili projelerin, toplumun acil sosyal sorunlari ve ihtiyaçlari dogrultusunda sistemetize edilerek, ülkede sosyal politikalara kosulmasi stratejisidir.
Projenin en önemli amaci; temel insan haklarina yönelik en büyük risk olan siddeti daha ortaya çikmadan önlemek için aile, okul ve diger sosyal ortamlarda etkin tedbirler almak; siddet baglaminda yasanan veya yasanabilecek psiko-sosyal travmalar riskine karsi acilen koruyucu, iyilestirici, onarici hizmet modellerini hayata geçirerek bütün ülke düzeyinde “sosyal dokuyu güçlendirmek, siddetle ve suçla sivil mücadele agi" olusturmaktir.
