7. Sürdürülebilir Gida Zirvesi
FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu: 'Dünya tarim ve gida sistemleri, herkesin her yerde yeterli ve erisilebilir yiyecek ve gidaya kavusmasi için yapilandirilmak durumunda' 'Bir taraftan 2050'de 10 milyara ulasmasi beklenen dünya nüfusunu mutlaka besleyebilmemiz, diger taraftan da gezegenimizi koruyabilmemiz gerekiyor' Ülker CEO'su Mete Buyurgan: 'Ülker olarak en önemli ham maddemiz bugday. 2023 yilina geldigimizde ihtiyacimizin yüzde 50'sine yakinini Aliaga bugdayiyla karsilamayi planliyoruz'
Birlesmis Milletler Gida ve Tarim Örgütü (FAO) Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, "Dünya tarim ve gida sistemleri, herkesin her yerde yeterli ve erisilebilir yiyecek ve gidaya kavusmasi için yapilandirilmak durumunda." dedi.
Gutu, Tarim ve Orman Bakanligi destegiyle, Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGIS is birliginde çevrim içi düzenlenen 7. Sürdürülebilir Gida Zirvesi'nde yaptigi konusmada, daha iyi bir çevre ve daha iyi bir yasam konusunun tüm dünya için önemli oldugunu vurguladi.
Dünya tarim ve gida sistemlerinin, herkesin her yerde yeterli ve erisilebilir yiyecek ve gidaya kavusmasi için yapilandirilmak durumunda oldugunu belirten Gutu, sunlari kaydetti:
"Böyle bir yasam çerçevesinde dünya güvenligi ve beslenme konusunda 2021 rakamlari, bize gida ve tarim sistemlerimizi dönüstürmek gerektigini söylüyor. 2021 SOFI raporuna göre, açlik, yetersiz beslenme ve gidanin güvensizligi bütün dünyada artmakta. 2020'de 811 milyon kisi açlikla karsi karsiyaydi. Dünya nüfusunun yaklasik yüzde 40'i su anda saglikli beslenmeye erisimi olmayan bir yapida. Nesil farki, cinsiyet ayrimi çok artiyor, harcanan kaynaklarla trilyonlarca dolar kayboluyor.
Bir taraftan 2050'de 10 milyara ulasmasi beklenen dünya nüfusunu mutlaka besleyebilmemiz, diger taraftan da gezegenimizi koruyabilmemiz gerekiyor. Bunlar; uzun vadeli dayaniklilik olusturmak ve yiyecekleri, gidayi nasil ürettigimiz, nasil tükettigimizi dönüstürmekle ilgili. Bu da su andaki mevcut gida ve tarim sistemlerimizi dönüstürmemizi gerektiriyor."
- "Kaynaklarin kit hale geldigi bir dönemde, gida üretiminin yüzde 70 artacak olmasi ciddi bir baski"
Ülker Üst Yöneticisi (CEO) Mete Buyurgan da zirve kapsaminda düzenlenen "Gelecegin Gida Sanayini Sekillendirmek" panelinde yaptigi konusmada, gida sektöründe dünyada birçok konuda kaynaklarin yavas yavas kit kaynaklar haline gelmeye basladigini ifade etti.
Buyurgan, devamla sunlari kaydetti:
"Bunun getirdigi, bütün sektörlerin üzerinde ciddi bir baski var. Gida sektörüyle ilgili en önemli tehditlerden ve risklerden bir tanesi global nüfus artisi, sehirlesme ve yaslanan nüfus. Bu gida sektörü için gerçekten ciddi önem arz ediyor. Dünya nüfusunun 2050'ye dogru her yil yüzde 3,8 artacagi öngörülüyor. Bu artan nüfusu beslemek için de gida üretiminin 2050 yilinda bugüne göre yüzde 70 daha artmasi gerekiyor. Kaynaklarin bir yandan da kit hale geldigi bir dönemde, gida üretiminin yüzde 70 artacak olmasi ciddi bir baski.
Öte yandan, tüm dünyada tarimsal bölgelerden sehirlere dogru ciddi bir göç var. Bizim ülkemizde de, dünyada da böyle ve bu göç çok hizlanarak artiyor. Tarim nüfusunun da yaslandigini var sayarsak gida üretiminin önünde ciddi bir risk oldugu asikar. Dünyada gida fiyatlari hizla artmaya devam ediyor. Buna ilave olarak bir de geçmiste olmayan, yine son dönemde çok gündemde olan lojistik kaynakli sikintilar var."
Diger risk faktörlerine de isaret eden Buyurgan, dogal kaynaklarin kitligi, rekabet, iklim degisikligi gibi konularin da önemli oldugunu vurguladi.
Dünyada ve Türkiye'deki su sorununa deginen Buyurgan, tüm bu sikintilarin içinde en önemli çözümlerden birinin tarimsal üretim ve inovasyon oldugunu vurguladi.
Ülker olarak yetistirdikleri Aliaga bugdayi hakkinda bilgi veren Buyurgan, "AR-GE çalismamiz tam 13 yil sürdü. Geçen yil bu tohumumuzun patentini de aldik. Ülker olarak bizim en önemli ham maddemiz bugday. 2023 yilina geldigimizde ihtiyacimizin yüzde 50'sine yakinini Aliaga bugdayiyla karsilamayi planliyoruz." dedi.
- "DNA'mizda israfsiz sirket modeli var"
Mete Buyurgan, gida kayiplari ve israflarin önemine dikkati çekerek, dünyada su anda kayip ürün ve gida oraninin çok yüksek oldugunu vurguladi.
Tarladan tüketiciye gida kayiplari ve israfinin toplam gida üretiminin üçte biri seviyesinde oldugunu aktaran Buyurgan, Ülker olarak bu konuya çok önem verdiklerini, DNA'larinda "israfsiz sirket modeli" bulundugunu söyledi.
Kovid 19 sürecindeki tüketici davranislarina deginen Buyurgan, sunlari kaydetti:
"Son dönemde, özellikle bu pandemiyle beraber tüketici trendlerinde ciddi degisiklikler oldugunu tüm dünya genelinde gözlemledik. Ülker'de yilda 500'ün üzerinde tüketici arastirmasi yapiyoruz. Son dönemde salginla beraber dünyadaki sokaga çikma yasaklari tüm dünya genelinde tüketici davranislarinda degisikliklere sebep oldu. Artik restorana gidemeyen, o dönemde disarida vakit geçiremeyen tüketiciler, evi bir eglence merkezi haline getirmeye, restoran aliskanliklarini evlere dogru tasimaya gayret etti. Dolayisiyla ambalaj boyutlari, vesaireler buna göre degisti.
Birçok tarafta, saglikla ilgili, beslenmeyle ilgili trendler de, bilinç de çok artiyor. Tüketiciler her ne olursa olsun hiçbir sekilde begendikleri ürünlerin tadindan taviz vermiyor, bu hiç degismeyen bir faktör. Bunun yaninda inovasyon tarafi çok önemli. Tüketiciler, farkli tatlara çok açik olmaya basladi. Tüketiciler yeni ürünleri de hizli bir sekilde, sik bir sekilde görmek istiyor ve deniyor. Eskiden daha tutucu olan tüketiciler. simdi yeni tatlara, yeni ambalajlara çok daha fazla önem gösteriyor."
Kaynak: AA
Gutu, Tarim ve Orman Bakanligi destegiyle, Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGIS is birliginde çevrim içi düzenlenen 7. Sürdürülebilir Gida Zirvesi'nde yaptigi konusmada, daha iyi bir çevre ve daha iyi bir yasam konusunun tüm dünya için önemli oldugunu vurguladi.
Dünya tarim ve gida sistemlerinin, herkesin her yerde yeterli ve erisilebilir yiyecek ve gidaya kavusmasi için yapilandirilmak durumunda oldugunu belirten Gutu, sunlari kaydetti:
"Böyle bir yasam çerçevesinde dünya güvenligi ve beslenme konusunda 2021 rakamlari, bize gida ve tarim sistemlerimizi dönüstürmek gerektigini söylüyor. 2021 SOFI raporuna göre, açlik, yetersiz beslenme ve gidanin güvensizligi bütün dünyada artmakta. 2020'de 811 milyon kisi açlikla karsi karsiyaydi. Dünya nüfusunun yaklasik yüzde 40'i su anda saglikli beslenmeye erisimi olmayan bir yapida. Nesil farki, cinsiyet ayrimi çok artiyor, harcanan kaynaklarla trilyonlarca dolar kayboluyor.
Bir taraftan 2050'de 10 milyara ulasmasi beklenen dünya nüfusunu mutlaka besleyebilmemiz, diger taraftan da gezegenimizi koruyabilmemiz gerekiyor. Bunlar; uzun vadeli dayaniklilik olusturmak ve yiyecekleri, gidayi nasil ürettigimiz, nasil tükettigimizi dönüstürmekle ilgili. Bu da su andaki mevcut gida ve tarim sistemlerimizi dönüstürmemizi gerektiriyor."
- "Kaynaklarin kit hale geldigi bir dönemde, gida üretiminin yüzde 70 artacak olmasi ciddi bir baski"
Ülker Üst Yöneticisi (CEO) Mete Buyurgan da zirve kapsaminda düzenlenen "Gelecegin Gida Sanayini Sekillendirmek" panelinde yaptigi konusmada, gida sektöründe dünyada birçok konuda kaynaklarin yavas yavas kit kaynaklar haline gelmeye basladigini ifade etti.
Buyurgan, devamla sunlari kaydetti:
"Bunun getirdigi, bütün sektörlerin üzerinde ciddi bir baski var. Gida sektörüyle ilgili en önemli tehditlerden ve risklerden bir tanesi global nüfus artisi, sehirlesme ve yaslanan nüfus. Bu gida sektörü için gerçekten ciddi önem arz ediyor. Dünya nüfusunun 2050'ye dogru her yil yüzde 3,8 artacagi öngörülüyor. Bu artan nüfusu beslemek için de gida üretiminin 2050 yilinda bugüne göre yüzde 70 daha artmasi gerekiyor. Kaynaklarin bir yandan da kit hale geldigi bir dönemde, gida üretiminin yüzde 70 artacak olmasi ciddi bir baski.
Öte yandan, tüm dünyada tarimsal bölgelerden sehirlere dogru ciddi bir göç var. Bizim ülkemizde de, dünyada da böyle ve bu göç çok hizlanarak artiyor. Tarim nüfusunun da yaslandigini var sayarsak gida üretiminin önünde ciddi bir risk oldugu asikar. Dünyada gida fiyatlari hizla artmaya devam ediyor. Buna ilave olarak bir de geçmiste olmayan, yine son dönemde çok gündemde olan lojistik kaynakli sikintilar var."
Diger risk faktörlerine de isaret eden Buyurgan, dogal kaynaklarin kitligi, rekabet, iklim degisikligi gibi konularin da önemli oldugunu vurguladi.
Dünyada ve Türkiye'deki su sorununa deginen Buyurgan, tüm bu sikintilarin içinde en önemli çözümlerden birinin tarimsal üretim ve inovasyon oldugunu vurguladi.
Ülker olarak yetistirdikleri Aliaga bugdayi hakkinda bilgi veren Buyurgan, "AR-GE çalismamiz tam 13 yil sürdü. Geçen yil bu tohumumuzun patentini de aldik. Ülker olarak bizim en önemli ham maddemiz bugday. 2023 yilina geldigimizde ihtiyacimizin yüzde 50'sine yakinini Aliaga bugdayiyla karsilamayi planliyoruz." dedi.
- "DNA'mizda israfsiz sirket modeli var"
Mete Buyurgan, gida kayiplari ve israflarin önemine dikkati çekerek, dünyada su anda kayip ürün ve gida oraninin çok yüksek oldugunu vurguladi.
Tarladan tüketiciye gida kayiplari ve israfinin toplam gida üretiminin üçte biri seviyesinde oldugunu aktaran Buyurgan, Ülker olarak bu konuya çok önem verdiklerini, DNA'larinda "israfsiz sirket modeli" bulundugunu söyledi.
Kovid 19 sürecindeki tüketici davranislarina deginen Buyurgan, sunlari kaydetti:
"Son dönemde, özellikle bu pandemiyle beraber tüketici trendlerinde ciddi degisiklikler oldugunu tüm dünya genelinde gözlemledik. Ülker'de yilda 500'ün üzerinde tüketici arastirmasi yapiyoruz. Son dönemde salginla beraber dünyadaki sokaga çikma yasaklari tüm dünya genelinde tüketici davranislarinda degisikliklere sebep oldu. Artik restorana gidemeyen, o dönemde disarida vakit geçiremeyen tüketiciler, evi bir eglence merkezi haline getirmeye, restoran aliskanliklarini evlere dogru tasimaya gayret etti. Dolayisiyla ambalaj boyutlari, vesaireler buna göre degisti.
Birçok tarafta, saglikla ilgili, beslenmeyle ilgili trendler de, bilinç de çok artiyor. Tüketiciler her ne olursa olsun hiçbir sekilde begendikleri ürünlerin tadindan taviz vermiyor, bu hiç degismeyen bir faktör. Bunun yaninda inovasyon tarafi çok önemli. Tüketiciler, farkli tatlara çok açik olmaya basladi. Tüketiciler yeni ürünleri de hizli bir sekilde, sik bir sekilde görmek istiyor ve deniyor. Eskiden daha tutucu olan tüketiciler. simdi yeni tatlara, yeni ambalajlara çok daha fazla önem gösteriyor."
