Koronavirüs ten rengini değiştirdi! Bilim Kurulu üyesi sebebini açıkladı!

Gelen son dakika haberine göre, Çin’in Wuhan kentinde corona virüse (Covid-19) yakalanan ve 2 ay boyunca tedavi olan ardından hastalığı yenen iki doktorun ten rengi değişti. Sağlık Bakanlığı Corona Virüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer, Çin'de corona virüs tedavisi gören 2 doktorun ten renginin neden değişebileceğini açıkladı.

Koronavirüs ten rengini değiştirdi! Bilim Kurulu üyesi sebebini açıkladı!
Dünya Kardiyolog Dr. Yi Fan ve Ürolog Dr. Hu Weifeng'in corona virüsü yenmesini konuşuyor. Ancak bu kez hastalığı yenme hikayesi diğerlerinden biraz farklı ve uzmanları bile şaşkına uğrattı.

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve 170 binden fazla kişinin ölümüne neden olan corona virüsün ortaya çıktığı Wuhan’da, corona virüslü hastaları tedavi eden Kardiyolog Dr. Yi Fan ve Ürolog Dr. Hu Weifeng'in büyük değişime uğradığına ilişkin haber geldi.

Sözkonusu iki doktorun 18 Ocak’ta corona virüse yakalandığı ve iki ay süren yoğun tedavinin ardından iyileştiği belirtildi. Kardiyolog Dr. Yi Fan ve Ürolog Dr. Hu Weifeng'in ​daha sonra ten renklerinin değiştiği gözlemlendi.

Şaşkına dönen Çinli uzmanlar iki doktordaki ten rengi değişimini virüsün karaciğere hasar vermesine bağlıyor. Virüse yakalanan ve daha sonra tedavi edilen Dr. Hu Weifeng, yaşadığı değişimi Çin medyasına anlattı.

Dr. Hu Weifeng yaptığı açıklamada, “Bilincim yerine geldiğinde ve sağlık durumumu öğrendiğimde korktum. Sık sık kabuslar görüyordum” ifadelerini kullandı. Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde bulaşıcı hastalıklar uzmanı Song Jianxin, doktorların organlarının, tedavileri sırasında hasar gördüğünü söyledi.

Karaciğerlerinde depolanması gereken demirin, organlar düzgün çalışmadığı için kan damarlarına dolduğunu ifade etti. Bu sebeple, ten renginde değişmenin gözlemlendiği belirtildi. Ürolog Dr. Li Shusheng da doktorların ten renginin zamanla normale dönmesinin beklendiğini ekledi.

Öte yandan bilim insanları, koronavirüsü yenen hastaların hayati organlarında ciddi hasarların meydana gelebileceği ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu’nun (PTSD) ortaya çıkabileceğini ifade etti.Yale Üniversitesi’nden Kardiyolog Dr. Harlan Krumholz ise “Covid-19 sadece bir solunum yolu hastalığı değildir. Bu hastalık, kalbi, karaciğeri, böbrekleri, beyni, endokrin sistemini ve kan sistemini etkileyebilir” ifadelerini kullandı.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyonları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer, DHA'ya korona virüsün Türkiye ve dünyadaki son seyriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Tezer, bu tür pandemi hastalıkların ne zaman biteceğine dair öngörüde bulunmanın çok zor olduğunu, Türkiye'de yakın zamanda sokağa çıkmanın kısıtlanması, uçuşların durdurulması, sınırların kapatılması, okulların tatil edilmesi gibi büyük ve ciddi önlemlerin rakamlara yansıdığını belirtti. Prof. Dr. Tezer "Teması ne kadar kısarsanız o bağlamda da bunun sonucunu görüyorsunuz.

Bu bağlamda baktığımızda Türkiye’de gelen son rakamlar iyi bir yönde gittiğimizi gösteriyor. Ancak bunu tarih olarak açıklamak için şuan çok daha erken. Sadece söyleyebileceğimiz şu ki bu hafta ve haftaya da bu şekilde gidersek Mayıs'ın ilk günlerinden itibaren rakamların daha da azalacağını belki de Mayıs'ın sonuna doğru rahatlayabileceğimizi söyleyebiliriz. Ama rehavete kapılmamamız gerektiğinin altını tekrar çizmek istiyorum. En ufak bir rehavete kapılma 10 gün sonra ikinci dalgalanma şeklinde karşımıza çıkacaktır" ifadelerini kullandı.

'SAFRA BİRİKİMİNE BAĞLI RENK DEĞİŞİKLİĞİ OLABİLİR'

Vuhan'da 2 Çinli doktorun cildinin ciddi koronavirüs enfeksiyonlarından kaynaklanan karaciğer hasarından sonra önemli ölçüde koyu renge bürünmesine ilişkin Prof. Dr. Tezer, "Koronavirüs sonuç itibarıyla öncelikle yoğun bakıma girdiğinizde tüm sisteminizi etkileyebiliyor. Bu durumda da kalp, böbrek gibi tüm sisteminize etki edebiliyor. Bu bağlamda belki de o kişilerin karaciğer fonksiyonuna eklendiği için safra birikimine bağlı cilt renklerinde değişiklik olmuş olabilir" diye konuştu.

'POZİTİF VAKALARDA HIZLI TEDAVİYE BAŞLANIYOR'

Prof. Dr. Tezer, 20 ila 65 yaş arasında pozitif vaka sayısının daha çok olduğuna dikkat çekerek, "Fakat bu 'risk grubundakiler, yaşlılar daha fazla bu hastalıktan ölüyorlar, komplikasyonlar daha yoğun oluyor' anlamına gelmemeli. Maalesef 20 ila 65 yaş arasında yoğun bakım ihtiyacı olan hastalarımız da oluyor.

O yüzden her kesimin kendisine dikkat etmesi gerekiyor. Türkiye’nin diğer ülkelerden farkı ise pozitif olan tüm vakalara semptom olsun olmasın çocuklar hariç tedavi başlanıyor. Bunun yansıması rakamsal olarak baktığınız zaman özellikle 'zatürre' dediğimiz hadisenin Türkiye'de hızlıca azaldığını ve çok düşük rakamlara geldiğini görebiliyorsunuz. Bunun azalması da yoğun bakım ihtiyacının azalması demek oluyor. Özellikle riskli grubunu da evde tuttuğunuz zaman aslında virüse karşı rahatlama açısından da büyük ölçekli bir alan yaratılmış oluyor" dedi.