Filmleri aratmayan babalık davası
Yıllardır bakıp büyüttüğü iki çocuğunun gerçek babasının başkası olduğunu öğrenen adam hayatının şokunu yaşadı. Mahkemenin kapısını çalan babaya müjdeli haber 12 sene sonra Yargıtay’dan geldi. Yüksek Mahkeme, yapılan masrafların biyolojik babadan tahsil edilebileceğine hükmetti.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davalılardan E.Ç.'nin davacı ile evli olduğu sırada davalılardan A.K. ile davacının bilgisi dışında birlikteliğinden diğer davalı çocukların doğduğuna hükmetti. Davacının kendinden olduğunu sandığı çocuklar için gelişim süreçleri boyunca masraf yaptığına dikkat çeken Yargıtay 4. Hukuk Dâiresi, davacının bu giderleri davalı E.Ç. ile olayda kusurları bulunmayan çocuklardan isteme imkanı bulunmasa da çocukların biyolojik babası olan davalılardan A.K.'den tazminini isteyebileceğine hükmetti. Kararın bozulmasıyla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, ikinci kez değerlendirdiği davada ilk kararında direndi. Hal böyle olunca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu devreye girdi. Genel Kurul, davacı babanın yaptığı masrafları çocukların biyolojik babasından tanzim edilebileceğine karar verdi. Genel Kurul kararında şöyle denildi:
''Eldeki davada nesebin (soy bağının) reddi davası ile çocukların davacıdan olmadığı ve biyolojik babalarının davalı A.K. olduğu tespit edilinceye kadarki dönemde davacının Türk Medeni Kanunu'nun 327. ve 328. maddeleri gereğince velâyet hakkına sahip olan baba sıfatıyla çocukların bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılamış olması hayatın olağan akışına uygundur. Şu durumda, davacının maddi zararını ispatlaması ve miktarının tam olarak tespiti mümkün değilse de yerel mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alınarak çocukların yaşı, eğitim durumu ve diğer şartlar birlikte değerlendirilip, takdir edilecek uygun bir miktar maddi tazminatın davalı A.K.'den tahsiline hükmedilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel dâire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple direnme kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.''
