Yeni Zelanda, Mart ayında iki camiye düzenlenen terör saldırılarıyla sarsılmıştı. Yeni Zelanda'nın silah yasasını değiştiren saldırıların ardından verilen dayanışma mesajları sürüyor. Terörle mücadele noktasında kararlı bir duruş sergileyen
Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern'in başlattığı
Christchurch Çağrısı Anlaşması,
Almanya,
Fransa, Birleşik Krallık gibi ülkelerin yanı sıra
Facebook,
Twitter gibi
sosyal medya ağlarının da desteğini aldı. ABD ise, internet platformlarında nefret söylemlerinin yayılmasını ve aşırılık yanlısı grupların organize olmasının önüne geçilmesini amaçlayan
Christchurch Çağrısı Anlaşması'nın ifade ve basın özgürlüğüne aykırı olduğunu iddia etti. ABD, Paris'te dün
sosyal medya üzerinden yeni kuralların tartışıldığı dünya liderleri ve
teknoloji devlerinin buluşmasına ise destek vermeme kararı aldı. 15 Mart'ta
Christchurch kentinde iki camiye yapılan terör saldırısının Facebook'tan yayınlanması üzerine bu tarz paylaşımların önüne geçmek için
Yeni Zelanda Başbakanı Ardern'in başlattığı organizasyon,
Fransa Başbakanı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde
İngiltere Başbakanı
Theresa May ve
Kanada Başbakanı Justin Trudeau'nun katılımı ile gerçekleşti.
ABD tarafından yapılan açıklamada, 'İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğüne de saygı göstermeye devam ediyoruz. Çünkü, terörist söylemleri yenmek için en iyi aracın yapıcı söylemler olduğunu savunuyoruz. Birlikte çalışabilir ve güvenli bir internet için ortak hedeflerimize yönelik
uluslararası ortaklarla çalışmayı ve
Christchurch Çağrısı'na destek vererek devam eden ivmeyi memnuniyetle karşılıyoruz” denildi.
Yeni Zelanda'nın
Christchurch kentinde 15 Mart'ta
cuma namazı sırasında iki camiye
terör saldırısı gerçekleştirilmiş, 51 kişi hayatını kaybetmişti. Terör saldırıları
Facebook, YouTube ve
Twitter gibi sosyal platformlarda paylaşılmıştı.