Falezler Üzerindeki Yapılanma Riski

Antalya’da yaklaşık 12 kilometrelik falezler üzerindeki riskli binalar ve yeni yapılan çok katlı yapıların oluşturacağı olumsuzluklar noktasında araştırmalar yapan İnşaat ve Jeofizik Mühendisleri Odası, ağır baskı nedeniyle mikron da olsa denize kayış olduğunu söyledi. Muratpaşa Belediyesi ise 2018 yılı içinde ilçe genelinde yapılan bilimsel çalışmalarda 142 riskli binanın tespit edildiğini, bunlardan 106’sının yıkıldığını bildirdi. Öte yandan, falezler üzerinde herhangi bir riskli yapının olmadığına dikkat çekti.

Falezler Üzerindeki Yapılanma Riski
Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cem Oğuz, falezlerin kalsiyum karbonat çökeli olduğunu belirterek, bu yapının yük ve su altında aşırı deformasyona uğrayıp zarar gördüğünü söyledi.



1980’li yıllardan sonra falezler üzerinin imara açıldığını ifade eden Oğuz, “Bu bölgeye yapılar yapıldı, yük bindirildi. Eskiden bu alanda yüzeysel sular kendilerine bir dere yatağı bularak, falezler üzerinden şelaleler yaparak denizle buluşuyordu. Yüzeysel sular derine sızmadan denize akıyordu. Yüzeysel suların önüne binalar yapılınca geçiş engelledi, ve derine sızma oldu. Bunun ardından yapılarda bozulmalar oldu. Üstüne yeni yapılar yapmaya devam edince yük etkisi altında bu deformasyonlar hızla arttı” diye konuştu.



Önlemler

2010 yılından itibaren falezler üzerindeki yapılan sinyaller vermeye başladığını aktaran Cem Oğuz, “Özellikle Şirinyalı Mahallesi eski Lara Caddesi üzerindeki Konserve Koyu’ndaki 10 yapıda ciddi hasarlar meydana geldi. 2013 yılında bu bölgeyle ilgili Yıldız Teknik Üniversitesine (YTÜ) ciddi bir çalışma yaptırıldı. Bu çalışma sonucunda, yüzeysel suların iletim hattıyla toparlanıp,derine sızmadan denize ulaştırılması belirtildi. Bundan sonraki yapılaşmada çok dikkat edilmesi gerekir. Yapılaşma azaltılmalıdır. Falez gerilemesi denilen dalgaların etkisiyle bozulma oluyor. O nedenle topukta bir taş dolgunun yapılması öngörüldü.

Bunları yaptığımız takdirde burada herhangi bir sorun yaşanmayacak” ifadelerine yer verdi.

Falezler üzerinde araştırma

Bu önerilerin yapılmaması halinde üst yapı ve zeminde hasarlar meydana geleceğini kaydeden Oğuz, “Antalyalıları üzebilir. 2013 yılında kentsel dönüşüm ortaya çıktı. Antalya’da maalesef bugüne kadar 10 bin yapı kentsel dönüşümden yararlandı. İl genelinde şu an 286 bin yapı var. Ancak 10 bin düşük rakam. İmar barışıyla birlikte şu ana kadar 145 bin yapı kayıt belgesi alınmış. İmar barışı çelişen bir karar. YTÜ tarafından Konserve Koyu’nda yapılan çalışmanın Antalya falezler boyunca yaptırılmalıdır. O zaman daha sağlıklı bir çözüm yoluna gidebiliriz” diye konuştu.



"Denize kayış var"

Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Engin Erarslan ise yaptıkları çalışmalarda Eski Lara Caddesi ve Konserve Koyu’nda kaymalar tespit ettiklerini anımsatarak, “YTÜ’nün yaptığı çalışmalarla bu durum ispatlandı. Falezler bölgesinde büyük yapılar var, halen inşaatlar devam ediyor. Falezler büyük boşluklu bir yapıya sahip. Denizimizin de tuzlu olması nedeniyle bu yapıların sürekli çürümesine neden oluyor. Kat sayısı, ağırlığı geniş yapıya oturuyor olması zemin çökmesine neden oluyor. Mikron düzeyde de olsa denize doğru kayış devam ediyor” dedi.

Eraslan, alt belediyelerin risk bölgelerinde ruhsat verirken dikkatli olması gerektiğini ifade ederek, Akdeniz açıklarında olabilecek bir depremin falez bandı üzerindeki yapıları olumsuz etkileyebileceğini bildirdi.

"İlçe geneli 36 riskli yapı var"

Muratpaşa Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkilileri ise, “142 riskli yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ilçenin geneli için bildirdiği bir rakamdır. Falezler üzerinde 142 riskli bina yok. İlçe genelinde 2018 yapılan denetimde ilçe genelindeki riskli yapılardan 106’sı yıkıldı. 36 bina riskli ama mahkeme süreci devam ediyor. 2018 yılında yapılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın falez kıyı bandı üzerinde Muratpaşa Belediyesi’ne bildirdiği herhangi bir riskli yapı yok. Görüntülerde yer alan Gençlik Mahallesi’ndeki yapıya ise 1990’lı yılların ikinci yarısından beri devam eden bir süreçtir. 2004 yılında dönemin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, buraya yapı yapılmasına izin veriyor. 2006 yılında bakanlık buranın planlarını onaylıyor. Buna bağlı olarak olarak da Muratpaşa Belediyesi 2008’de buraya çap veriyor. Şu andaki yapı onun sonucu olarak devam ediyor. O yapı kaçak değildir” açıklamasını yaptı.
Kaynak: İHA