Binlerce Çankayalı Sinemada Buluştu
Çankaya Belediyesi’nin 17 Temmuz’da başlattığı ve yoğun istek üzerine Ağustos ayında da sürdürdüğü Açık Hava Sinema Etkinlikleri, 30 binden fazla Çankayalıya ulaştı. “Tıpkı Eski Günlerdeki Gibi” sloganıyla mahallelerde kurulan açık hava sinemalarına aileleri ve sevdikleriyle gelen Çankayalılara, patlamış mısır da ikram edildi.

Temmuz ayında 100. Yıl, Karapınar, Türközü, Seyran, Çayyolu, Dikmen, Çukurambar ve Ahlatlıbel, Ağustos ayında ise Cebeci, İncesu, Öveçler, Dikmen, Ayrancı, Yaşamkent, Yıldız ve Bahçelievler semtlerinde düzenlenen film gösterimlerine 30 binden fazla Çankayalı katıldı.
Sezonun son gösterimi Mürsel Uluç Mahallesi İlker pazaryerinde binden fazla Çankayalının katılımıyla gerçekleştirildi.
Aileleri ve sevdikleriyle İlker pazaryerini dolduran Mürsel Uluç Mahallesi sakinleri, ikram edilen patlamış mısır eşliğinde film izlemenin keyfini yaşadı.
Yoğun istek üzerine devamı geldi
Film gösterimlerinin ilk planlamasını Temmuz ayı için yapan Çankaya Belediyesi, gerek sosyal medya gerek Çankaya Evleri aracılığıyla kendisine ulaşan ve çok yoğun biçimde etkinliğin devamını talep eden Çankayalıları hayal kırıklığına uğratmayarak, film gösterimlerini Ağustos ayı için de yeni lokasyonlara taşıdı. Patlamış mısır ikramının da yapıldığı gösterimlere Ankara’nın farklı ilçelerinden dahi birçok yurttaş, aileleri ve sevdikleriyle birlikte geldi.
“Özlediğimiz bir tabloydu, birlikte güldük birlikte ağladık”
Açık hava film gösterimlerinin, nostalji duygusuna hitap ettiği kadar aynı mahallede yaşayan ancak günlük hayatın koşuşturması ve sorunları içerisinde komşuluk ilişkilerine yeterli zamanı ayıramayan insanlara bu duyguyu yeniden tattırdığı için sevildiğini söyleyen Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Gösterimlerde sohbet etme fırsatı bulduğum Çankayalılar, bana akşam birkaç saatliğine de olsa komşularıyla ve aileleriyle birlikte vakit geçirebildikleri için mutlu olduklarını söylediler. Belli ki toplum olarak, içinden geçtiğimiz bu sıkıntılı, bizleri ayrışma noktasına getiren bu dönemde bir şeyleri birlikte yapma ihtiyacını hissediyorduk. Açıkhava film gösterimleri de buna ufak bir çare oldu. Toplum olarak özlediğimiz tablolar vardı, bunlardan biri de buydu. Birlikte güldük, birlikte ağladık ve birbirimize yakın olduğumuzu sadece bir film vasıtasıyla hissettik. Bu açıdan bizim için de önemliydi” dedi.
