Doç. Dr. Kocatürk'ten Glokom Bilgilendirmesi
Adnan Menderes Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tolga Kocatürk, Glokom (Göz Tansiyonu, Karasu Hastalığı) rahatsızlığı hakkında bilgiler verdi.

Glokomun Belirtileri nelerdir?
Clokam rahatsızlığının beliritlerine değinen Kocatürk, "Glokom genellikle erken dönemde herhangi bir belirti vermez. Bu nedenle özellikle açık açılı glokom tiplerinde kişinin herhangi bir şikayeti olmayabilir. Glokomun türüne ve şiddetine göre belirtiler farklılık gösterebilir. Sabahları belirginleşen baş ağrılar, zaman zaman bulanık görme, geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi glokom olabileceğini düşündüren belirtiler olarak sayılabilir. Akut glokom krizi gibi göz tansiyonunun çok yükseldiği durumlarda görme bulanıklığı, bulantı, kusma, gözde kızarıklık ve şiddetli ağrı gibi belirtiler de görülebilir. Geç dönemde tanı koyulduğunda görme sinirinin zarar görmesi nedeniyle oluşmuş olan görme alanı hasarlarının düzeltilmesi mümkün değildir, görme sinirindeki ölü hücrelerin onarılması mümkün olamamaktadır. Glokom nedeniyle oluşmuş olan görme kayıpları kalıcıdır; iyileşme şansı yoktur. Bu nedenle, görme kaybı oluşmadan önce veya görme kaybı en az seviyedeyken erken tanı koyulup tedaviye başlanması, hastalığın ilerlemesinin önlenmesi açısından çok önemlidir. Erken tanı koyulduktan sonra tedavisi başlanarak düzenli takibi yapılan hastalarda, görme alanında yeni kayıpların oluşması önlenebilir ve/veya hasar oluşma hızı en düşük seviyede tutulabilir. Hastanın yaşam süresince kendine yetebilecek düzeyde bir görme seviyesi olması amaçlanır" dedi.
Glokomun Tedavisi Nasıl Yapılır?
Hastalığın tedavisi hakkında bilgiler veren Kocatürk, şu uyarılarda bulundu: "Glokomun tedavisinde tanının erken koyulması kadar tipinin saptanması da önemlidir. Kişinin yaşına, yaşam tarzına, tedaviye uyumuna, optik sinir ve retinasının durumuna göre tedavi seçenekleri ve öncelikleri değişmektedir. Tedavinin kişiye özel planlanması gerekmektedir. Günümüzde uygulanan tedavide amaç, temel olarak göz tansiyonunu hasta için uygun değerlere düşürülmesi ve göz sinirindeki hasarın önlenmesine yöneliktir. Her gün belirli aralıklarla damlatılan ve ömür boyu kullanılan göz damlalarıyla göz tansiyonunun düşürülmesi ve görme sinirinin korunması mümkün olabilmektedir. Amaçlanan basınç değerine ulaşılamazsa, ikinci veya üçüncü damlalar eklenir. Glokom tedavisinde kullanılan çeşitli Laser sistemleri bulunmaktadır; glokom türüne göre, farklı kullanım alanları bulunmaktadır. Laser, bazı hastalarda öncelikli tercih edilen bir yöntem olurken, bazı hastalarda ise tedavi sürecine herhangi bir katkısı olmayabilir. Hastanın tolere edebildiği maksimum ilaç tedavisine rağmen göz tansiyonu düşmüyor ve glokom ilerliyorsa, bazı hastalarda cerrahi yöntemlere başvurmak gerekmektedir"
