Başbakan Davutoğlu'nun Düzce konuşması

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Siyasi nezakete sahip olmayanlardan bu millete hayır gelir mi?" diye sordu.

Başbakan Davutoğlu'nun Düzce konuşması
Başbakan Davutoğlu'nun Düzce konuşması
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Düzce'de toplu açılış töreninde konuştu.

'Kendi partisini yönetmekten aciz olanlar, partisini paralel yapının sözcüsü haline getirenler Türkiye'yi yönetebilir mi?' diye soran Başbakan, 'Kendi partisini yönetemeyenlerden, proje üretemeyenlerden, siyaset geliştiremeyenlerden bu millete hayır gelir mi? Her biri kendi içinde mücadeleye düştü. Kurultay ve kongre kavgalarına girdiler.' dedi.

Başbakan Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nun seviyesiz üslubuna gönderme yaparak 'Siyasi nezakete sahip olmayanlardan bu millete hayır gelir mi?' ifadesini kullandı.

Davutoğlu'nun konuşmasının satırbaşları;

'YARDIM ELİ UZATAN BİR HÜKÜMET VAR'
1 Kasım'da bu meydanlarda bizi Başbakan ilan ettiniz. Bize yüzde 70 destek veren Düzce ile gurur duyuyoruz.  Eski Türkiye'nin ne demek olduğunu sizler bilirsiniz. Düzce depreminde bunun canlı tanığı oldunuz. O günlerde vatandaşın yanında olamayan devleti siz gördünüz. Koalisyon hükümetlerinin ne olduğunu en iyi siz bilirsiniz.  Üniversiteyi bitiren gençlerimiz başka ülkelere gitmek istiyordu. Bu günler geride kaldı. 7 Haziran'da kaos isteyenlere en güzel cevabı sizler verdiniz.  Artık milleti ile kucaklaşan, darda olan vatandaşına elini uzatan bir hükümet var. 

'PARTİLERİNİ YÖNETMEKTEN ACİZLER'
Kendi partisini yönetmekten aciz olanlar, partisini paralel yapının sözcüsü haline getirenler Türkiye'yi yönetebilir mi? Kendi partisini yönetemeyenlerden, proje üretemeyenlerden, siyaset geliştiremeyenlerden bu millete hayır gelir mi? Her biri kendi içinde mücadeleye düştü. Kurultay ve kongre kavgalarına girdiler. Ama biz neredeyiz? Biz sizin yanınızdayız.  Siyasi nezakete sahip olmayanlardan bu millete hayır gelir mi? Sizler bize güveniyorsunuz. Bizde buna layık olacağız. Asla durmayacağız. Durmak yok yola devam...

Biz 3 ayda verdiğimiz vaatlerin yüzde yüzünü yerine getirdik. 1 Kasım seçimlerine giderken verdiğimiz sözlerin hepsini yaptık.

'MÜCADELE BİTMEYECEK'
Bugün birileri kardeş kavgası içine girsin, etraftaki mühendisliklere müdahil olmasın istiyor. Biz bu hain odaklarla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu aziz ülkenin her bir şehri, her bir ilçesi, her bir kasabası, dağları ve ovaları teröristlerden temizlenene kadar mücadeleye devam edeceğiz. Bu oyunları bozacağız.  Kürt kardeşlerimiz gerçek yüzlerine gördük. Son silah mağmaya gömülene kadar bu mücadele bitmeyecek. Biz bunlara sessiz kalmadık, kalmayacağız.

'BİLDİĞİ TEK ŞEY HAKARET ETMEK'
Hiç kimse siyasetin koruması altında teröristlere destek veremez. Dokunulmazlıklarla ilgili adımı 316 milletvekilimizle yaptık.  Bizi blöf yapıyoruz zannettiler. CHP hemen çark etti. Birlikte teklif verelim deyince kabul etmediler. Onlar bizim ayak izimizi takip ederler. Onlarda önce çıkacak yiğitlik yok. Onlarda milletin karşısına çıkacak ak bir alın yok.  CHP bizden ahlak dersi alacak. Karaman'daki olayı lanetlediğimiz halde o sapıkla uğraşacaklarına bizle uğraşıyorlar. Bildiği tek şey hakaret etmek. Partisine hakim değil, bütün seçimleri kaybediyor. Başarısızlıklarını örtmek için iftira atıyorlar.

'SÖZ VERİP KAÇTILAR'
Teröre destek veren milletvekillerine siper olanların oyunlarını boşuna çıkarmak için bütün fezlekeleri Meclis'e getirmeye karar verdik. Muhalefet milletvekillerinden aynı hassasiyeti bekliyoruz. Bütün milletvekillerine çağrı yapıyorum. Dokunulmazlıkların kaldırılması için oy versinler... Bize hakaret edenlere sadece 'Gölge etmeyin başka ihsan istemez' diyoruz.
Aynı tavrı yeni anayasada gösterdiler. Biz sivil özgürlükçü bir anayasa yapmak istedik. Bunlar millete söz verdiler sonra masadan kaçtılar. Onlar hayırlı bir işi hiçbir adıma destek vermediler. Onların derdi ne yeni Türkiye ne de yeni anayasa.

Bizim tek derdimiz yeni Türkiye'yi inşa etmektir. Kendi kendine yeten, mazlumlara kucak açan yeni Türkiye'yi hep birlikte inşa edeceğiz. Önümüzdeki bir kaç ay içerisinde yeni anayasa ile milletin huzuruna çıkacağız.